TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Çalan alarm zilleri değil bazı mükellefler işe uyanmış

Haziran ayı ile birlikte yılın ilk yarısına ait bütçe rakamları önemli ekonomik bilgiler içeriyor. Hemen belirtelim ki, bütçenin dengesinde net bir bozulma yok. İlk 5 aydaki bozulmanın yerine haziranda kısmi bir toparlanma bile var. Ancak 6 aylık dönemler itibarıyla bakıldığında geçen yıldan daha iyi durumda değiliz. Sanki bunun ana nedeni son Torba Yasa ile getirilen mali aflar gibi görünüyor. Mayıs ve haziran aylarında vergi gelirleri önce hız kesti ve son ayda da yüzde 7.3 azaldı.

-Vergi rakamları üzerinden gidersek sanki mayıs ve haziran aylarında şiddetli bir durgunluk yaşıyoruz. Hatta durgunluğun ötesinde ekonomik gerileme, resesyon içindeyiz. Çünkü vergi gelirlerinin yüzde 7 azaldığı dönemler Türkiye’nin hep krize girdiği dönemler olmuş. Fakat 2014 yılında ekonomide böyle bir durum yok. Kriz beklentisi de yok ve üstelik geleceğe yönelik beklentiler iyi ve iç talep nispeten canlı.

-İç talebin canlı olmayan kısmı ise daha çok borçlanmaya, kredi kartına ve taksitlendirmeye dayanan tüketim kalemleri. Çünkü bu alanlara kısıtlama getirildi, faiz oranları da yükseldi. Ancak yıl ortası itibarıyla faiz oranları yükselişe geçtiği yılbaşı düzeylerine doğru indi. Yani faiz artışından dolayı ertelenen tüketim veya talep varsa yeniden devreye girebilir. Ancak bunun etkisini temmuzdan itibaren görebiliriz. Geçen hafta da BDDK Başkanı Mukim Öztekin “taksitlendirme sınırının dolaylı yollardan aşıldığını bildiklerini ama tüketimdeki gerilemeden dolayı görmezden geldiklerini” Habertürk’e açıklamıştı.

-Haziran ayında doruk noktasına çıkan eğilim aslında mayıs ayında başlamış. Mayısta ÖTV yüzde 1.1, ithalde alınan KDV 2.1 azalırken, dahilde alınan KDV artışı sadece yüzde 0.4 düzeyinde kalmıştı. Haziranda ithalde alınan KDV yüzde 19.4, dahilde alınan KDV yüzde 21.7 azaldı. Kurumlar vergisi yüzde 87 gibi büyük ölçekli gerileme kaydetti. Yanına özel tüketim vergisinin yüzde 3.5 azalması da eklenince tablo iyice bozuldu. Sanki dersin ekonomide alarm zilleri çalıyor. Madalyonun görünen yüzü bu. Ama gerçek yüzü bize başka bir hikâye anlatıyor.

-Hükümetin hazırladığı Torba Yasa ile geniş kapsamlı afların getirileceği beklentisi, vergi beyan ve ödemelerini geciktirici rol oynadı ve bütçede yapay bir bozulmaya yol açtı. Kurumlar Vergisi’nde, içeride ve dışarıda alınan KDV’lerde dramatik azalmaların en önemli nedeni buydu. Medyada “Torba olarak girdi, çuval olarak çıktı” denilen yasanın yürürlüğe girmesiyle mayıs ve haziranda ödenmeyen vergiler önümüzdeki dönemde taksit taksit ödenecek. Bütçedeki vergi kayıpları da telafi edilecek. 65 milyar liralık bir büyüklükten bahsediliyor. Toplam rakamın bir kısmı bu yıl, bir kısmı da gelecek yıl tahsil edilecek. Dolayısıyla mali af beklentisinin yol açtığı bütçe bozulması, yine aynı affın getireceği gelirlerle düzelmiş olacak.

-Yani gerçek bir bütçe bozulması da, gerçek bir ekonomik gerileme de yaşamıyoruz. Yaşadığımız, Torba Yasa beklentisiyle vergi mükelleflerinin davranış değişikliği.

SONUÇ: “İnsanları harekete geçirmek için iki manivela vardır; menfaat ve korku.” Napoleon

Yukarı