TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Yükselen enflasyon karşısında para sadece ARSA VE BORSADA

Temmuz ayında petrol fiyatları geriledi. Döviz geriledi. Meyve sebze de boldu. Ama enflasyon yüksek çıktı. Merkez Bankası’nı da piyasaları da ters köşeye yatırdı. Giyim ve ayakkabı hariç hemen her kalem artmış. Gıda ve alkolsüz içecekler, alkollü içkiler, tütün ve altın hariç I Endeksi’nin artışı yıllık yüzde 9.75. Manşet tüketici enflasyonu ise yüzde 9.32. Döviz kurunun artmasının maliyet etkisi yaratsa bile talep etkisini gözardı edemeyiz Demek ki perakendeciler zam yapacak gücü ve satış ortamını bulmuşlar ki, fiyatlar bu kadar uygun bir dönemde dahi artabiliyor. Hükümet büyümenin pedalına basmak istiyor. Herkes faizlerin yüksekliğinden şikâyetçi, enflasyondan ise şikâyet eden yok. Kaleyi asıl tutması gereken Merkez Bankası da teslim bayrağını çekmiş olacak ki, ondan da enflasyon uyarısı veya vurgusu yok.

FİNANSAL ARAÇLAR MAĞLUP: Son 4 aydır da enflasyon yüzde 9.16-9.66 arasında seyretti. Aynı dönemde banka mevduat faizi de bu düzeylerdeydi. Mesela temmuz sonu itibariyle mevduat faizlerinin ortalaması yüzde 8.8’e indi. Bunun neti yüzde 7.5’e geliyor. Mevduatın ortalama vadesi 3 ay. Enflasyonun altında kalan negatif bir getiri kesinleşti.

Yılın 7 aylık döneminde gerçekleşen enflasyon yüzde 6.18, aynı dönemdeki mevduatın getirisi yüzde 5.15, reel kayıp yüzde 1 ve yıl sonuna kadar daha artma eğiliminde. Bütün faiz seçenekleri için reel kayıp söz konusu. 

Reel kayıp dövizde yüzde 7’ye ulaştı, altında da yüzde 1.5 dolayında. 

BES bile haziran sonu itibarıyla son 7 ayda yüzde 1 kaybettirdi.

Tek kazandıran finansal araç ise hisse senetleri. 7 ayda ortalama yüzde 14 reel getiri sağlamış.

Bir de mayıs sonu itibarıyla son 7 aylık veri alındığında konut yüzde 1.7 reel getiri sağladı. Yani geçen yılın kasım ayından bu yılın mayıs sonuna kadar 7 ayda Türkiye Konut Fiyat Endeksi’nin TÜFE’den geriye kalan bu. Konut için iyi bir getiri. Diğer yatırım araçlarının getirisizliği de olumlu etkiliyor olabilir. Finansal araç getirisinin azaldığı son 10 yılda gayrimenkule yönelme eğilimi baskın. Bu durum aynı zamanda finansal tasarrufları da azaltıyor. Tasarrufların milli gelire oranının tarihi düşük düzeyine gerilemesinde temel neden gayrimenkule yönelme.

Enflasyonda yükseldiği ve çift haneli rakamlara dayandığı bir tablo karşısında Merkez Bankası’nın faizi daha fazla aşağı çekmesi artık zor. Küresel sermaye akımları imkân verse dahi, faiz düşüşüyle tüketim artacak, tüketimle birlikte enflasyon da çıkışını sürdürecek ve çift haneli rakamları görebilecek ortama kavuşacak. Tercih hükümetin ve Merkez Bankası’nın.

SONUÇ: “Nasıl gidiyor, diye sormuş kör topala; gördüğünüz gibi, demiş topal.” Lichtenberg

Yukarı