TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Cicim ayları bitti hayatın gerçekleri yeni başlıyor

Başbakan Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesiyle siyasi gündem ısınmaya başladı. AK Parti Kongresi’nin Cumhurbaşkanlığı devir tesliminden bir gün önce yapılması kararlaştırıldı. Bu durumda mevcut Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün görev süresi bitmediğinden kongreye aday olarak katılması mümkün olamayacak. Çünkü Gül’ün görev süresi bir gün sonra, 28 Ağustos’ta dolacak. Dün alınan bu karar yanında Sayın Abdullah Gül “Cumhurbaşkanlığım bittikten sonra partime dönmem doğal bir şeydir” açıklamasını yaptı. Bir karar ve bir açıklamanın ardından geriye Gül’ün partinin başına dönebilmesi için Cumhurbaşkanlığı süresinin bitimini beklemeden istifa edip etmeyeceği kaldı. Ancak bu adım atılsa ve Gül başarılı olup partinin başına geçse bile, Başbakan olarak atanması milletvekili olmadığından dolayı mümkün değil. Dolayısıyla Abdullah Gül’ün bu açıklamasını, eyleme dönüştürmekten ziyade, gündeme ve siyasete not düşmek ve “Bu işte ben de varım, unutmayın” demek şeklinde algılamak mümkün. 

Seçimin hemen ertesi günü yaşanan bu gelişmeler, siyasetin önümüzdeki dönemde gündeme damga vurmaya ve dalgalanmalara yol açmaya aday olduğuna işaret ediyor. Ancak seçiminin ikinci tura kalmadan ilk turda sona ermesini piyasaların dün kutlamamasında bu gelişmeyi zaten öngörmesi ve önceden satın almasının da payı var. 

Bunun yanında hemen ilk günden siyasetin kaynamaya başlaması ve Türkiye’nin reytingini “Yatırım yapılabilir” düzeye çıkaran iki kurumdan biri olan Moody’s’ten beklenen karar ya da açıklamanın gelmemiş olması da etkili. Raporun açıklanması mı ertelendi yoksa 5 Aralık’a mı bırakıldı, bilinmiyor. Ancak nadir görülen, piyasalarda dalgalanma yaratan bir durum. 

Açıklama beklediğimiz yerden gelmedi ama beklemediğimiz yerden geldi. Türkiye’nin notunu “Yatırım yapılabilir” düzeyde tutan ikinci kurum Fitch Ratings’ten ise not düşüşü yok ama riskler oldukça ön plana çıkarılmış ve açıklamanın tonu oldukça gri renkte. Gelişmelerin devamı halinde önümüzdeki dönemde not görünümünün değişmesi gündeme gelebilir. Açıklamada “Siyasi risk sermaye girişinin cesaretini kırarak ve siyasi açıdan öngörülebilirliği azaltarak Türkiye’nin kredi notu üzerinde baskı yaratabilir.. Siyasi riskin hükümetin etkinliğini ve siyasetin öngörülebilirliğini olumsuz etkilemesi halinde not indirimine yol açacak bir zayıflık olmaya devam etmesini bekliyoruz” denildi. 

İçeride bu gelişmeler yaşanırken dışarıda kuzeyimizdeki risk unsuru Ukrayna’dan da olumsuz bir haber daha geldi. NATO Genel Sekreteri Rasmussen, Rusya’nın Ukrayna’nın doğusuna askeri müdahalesinin “yüksek bir ihtimal” olduğunu söyledi. 

Önümüzdeki günlerde siyasi gelişmelerin ön plana çıkması yanında ay sonundaki hükümet değişiminde ekonomi yönetiminin ne olacağı da, piyasaları meşgul edeceğe benziyor. 

Piyasalar dün bu gelişmelere paralel dalgalanıp durdu. Borsa güne yüzde 1.55 kadar yükselişle başlamışken günü yüzde 2.43 düşerek 77.271 puandan tamamladı. Faizlerde belli bir gevşeme yaşandı ama günü cuma seviyelerine yakın düzeyden yükselerek kapattı. Kurda da gevşeme olamadı.

Piyasaların bu hali bize diyor ki; seçim öncesi balayı dönemiymiş, şimdi ise hayatın gerçekleri başlıyor.

SONUÇ: “Yaralanmaktan korkan savaşa katılmaz.” İngiliz atasözü

Yukarı