TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Kritik dönemde reytingcileri bırak, reformlara bak

Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Davutoğlu, Başbakan Yardımcısı Babacan, Maliye Bakanı Şimşek Türkiye’nin reytingi, Bank Asya ve ekonomik konularda üst üste görüşlerini açıkladılar.

Tartışmanın odak noktasındaki Bank Asya ise sermayesini 225 milyon lira artırarak 1.125 milyon liraya çıkarma kararı aldı. İstanbul Finans Zirvesi’nde konuşan Ali Babacan bu konuda tek yetkilinin BDDK olduğunu söylerken, “Türkiye’nin bankacılık sektörünün bütün dünya tarafından tescil edildiğine” dikkati çekti.

1.200 SPESİFİK ÖNLEM:
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de bankacılık için benzer ifadeleri kullandı ve yeniden yapılandırmanın etkisiyle bu yıl bütçe hedeflerinin tutturulacağını söyledi. Öngörülmeyen şoklara ve yıl içinde yapılan iki seçime dikkat çeken Bakan Şimşek “Böyle bir yılda Türkiye ‘Ben bütçe hedeflerimizi tutturacağım’ diyor, bundan daha yüksek bir kredibilite kaynağı ben göremiyorum” dedi. Ardından 25 ayrı konuda dönüşüm ve değişim programı üzerinde çalıştıklarını, bu konuda 1.200’ün üzerinde spesifik tedbir olduğunu, bu tedbirlerin tamamını bir takvime bağlayacaklarını açıklayan Mehmet Şimşek, “Türkiye tekrar güçlü bir çıkışın arifesindedir. Biz bu reformları peyderpey yapacağız. 2018-19’a kadar Türkiye’nin yapısal dönüşümünü, ikinci ve üçüncü nesil reformlarla tamamlayacağız” diye konuştu.

67 MİLYAR ALACAK:
Mehmet Şimşek’in verdiği rakamlara göre vergi gelirlerinin asılları itibarıyla Maliye’nin alacağı 67 milyar lirayı buluyor. Bunun 17.6 milyar lirası gelir vergisi, 23.5 milyar lirası dahilde alınan KDV, 4.7 milyar lirası da ÖTV. Bu alacakların büyüklüğü aynı zamanda bütçede geçen aylarda yaşanan bozulmanın nedenini açıklıyor. Bütçe hedeflerine ulaşılacağının vurgulanması önemli. Böyle bir konjonktürde Türkiye’nin dış açık yanında iç açık verme gibi bir seçeneği yok. Çünkü enflasyonu da yüksek.

KRİTİK DÖNEME HAZIRLIK:
Bu arada Sayın Babacan hem “yatırım yapılabilir reytingden önce de Türkiye’ye yatırıma gelen sermayenin varlığına” dikkat çekti, hem de “ABD Merkez Bankası’nın faiz artırımına başlamasının o kadar da karamsarlığa yol açmaması gerektiğini” söyledi. Tabii ki Cumhurbaşkanı’ndan bakanına kadar yapılan bütün açıklamalarda reyting kuruluşlarının eleştirisi vardı.

Önümüzde kritik bir dönem var. IŞİD ve jeopolitik riskler, FED’in faiz kararı, Avrupa’da resesyon ihtimali, 2015 genel seçimleri, reytingin kaybedilmesi tehlikesi gibi.

Reyting kuruluşları ise Türkiye’nin notunu gözden geçirecekler. Yatırım yapılabilir notun korunması şüphesiz ki Türkiye’de malı, mülkü, varlığı, yatırımı olan herkes için önemlidir. Korunmasının yararı çoktur. Ancak bunun için de hemen her gün bu konuyu tartışmamıza ve eleştirmemize gerek yoktur. Ekonominin gerekleri olan reformları yapalım, ekonomiyi güçlendirelim, bu yeter. Onlar siyasi bir yaklaşımla not değiştireceklerse kendileri bilir.

NE YAPARSAK KAZANIRIZ:
Böyle bir kritik dönemden başarıyla çıkmak mümkün ve de hükümetin alacağı aksiyona bağlı. Bunun için yapmamız gerekenler var.

- Bankacılığımızı sağlam, bütçeyi denk, kamu ve hanehalkı borçlarını düşük tutmaya devam edelim.

- Rekabet gücünü artırmaya, sanayi ve tarımda verimlilik artışına yönelelim. Şirket kârları artsın ve yüksek olan özel sektör borcunu düşürelim.

- Konut odaklı faaliyetleri inşaat sektörüne zarar vermeden azaltalım ve bunun için kentsel dönüşüme yönlendirelim. Bu sayede tasarrufları da artırmaya başlarız.

- Merkez Bankası’nın ve BDDK’nın bağımsızlığını korumasına özen gösterelim. Yoksa bir an önce kanunlarını değiştirelim. Tabii ki sonuçlarına da katlanalım.

- Enflasyonu çift haneli rakamlardan uzaklaştıracak önlemleri alalım ve hedef değer olan yüzde 5’e yaklaştıralım.

- Cari açığı azaltmaya devam edelim ve milli gelirin yüzde 5’inin altına indirelim.

- 1.200 spesifik tedbiri alalım, 25 ana konuda dönüşümü sağlayacak reformları yapalım.

KALKIŞA GEÇME KOŞULU:
Ondan sonra da reyting şirketleri konuşmuş ne, konuşmamış ne. Türkiye’nin reytingini siyasi saiklerle düşürseler ne yazar. Hatta ABD’de faizler yükselse dahi, Türkiye’ye etkisi düşük olur, Ekonomi güçlendirilirse Sayın Babacan’ın belirttiği gibi, Amerika’nın faiz artışı da o kadar önemli değil. Böyle bir durumda korkmayı bırakın bir yana, Sayın Şimşek’in belirttiği gibi, ekonomi yeni bir kalkışa dahi geçebilir. Aksi ise ip üstünde cambazlığa devam olur ki, en küçük rüzgârdan dahi etkileniriz.

SONUÇ: “Istıraba adım atan kimse yükselir.” Hölderlin

Yukarı