TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Geleneksel sermaye tembelleşti mi?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan zaman zaman sert eleştirilerde bulunduğu TÜSİAD’ın yılda iki kez yapılan Yüksek İstişare Konseyi toplantısına katıldı. Erdoğan konuşmasıyla bir yandan gönül aldı, bir yandan da TÜSİAD’ın en büyük destekçilerini hedef aldı.

Cumhurbaşkanı “Hepimiz inanıyorum ki Türkiye’nin geleceğine yönelik aynı istikamete bakıyoruz ve aynı büyük Türkiye için mücadele veriyoruz. Zaman yumrukları sıkma zamanı değil, tokalaşma zamanıdır” derken, TÜSİAD üyelerini kucaklayıcıydı.

Ancak “Bir bankanın yönetim kurulu başkanı” diye başladığı cümlesiyle “Gezi olaylarına lojistik destek verenleri” işaret eden sözleriyle de ayrımcıydı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan herkesin yeni Türkiye vizyonunu paylaşmasını isterken de şunları söyledi: “Aynı istikamete bakıyoruz ve aynı geleceği inşa edeceğiz, bunu hep birlikte başaracağız. TÜSİAD’ın yeni yönetimiyle yeni Türkiye vizyonuyla Türkiye’nin kalkınmasına, ilerlemesine, demokratikleşmesine hep birlikte katkı vereceğiz. Yeter ki birbirimize inanalım, güvenelim, kurulan tuzakları hep birlikte fark edip bunlardan uzak duralım. Eski Türkiye’nin alışkanlıklarını bir yana bırakarak yeni Türkiye’nin vizyonunu paylaşalım.”

Cumhurbaşkan'ın sözlerine karşılık TÜSİAD tarafında da gerek Yönetim Kurulu Başkanı Halük Dinçer, gerekse Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Erkut Yücaoğlu’nun konuşmaları özenle ve karşı tarafı incitmeyecek şekilde hazırlanmıştı. Eleştirilerden tamamen uzak, hatta övgüye yönelik, hükümet programını tamamen sahiplendiklerini ve uygulanmasını isteyen bir içerikteydi. Nitekim bu konuşmaları Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eleştirisiyle karşılaşmadı, hatta teşekkür bile aldı. Ama girişte de belirttiğimiz gibi, TÜSİAD’ın en büyük iki gubu adı anılmadan da olsa Cumhurbaşkanı’nın eleştirilerinden nasibini aldı.

Sayın Erdoğan’ın TÜSİAD’a gelişi ilk değil. Başbakanken her seçim öncesinde de geldi. Geçmişte de ilgi gördü, şimdi de yoğun ilgi vardı. Konuşmasının sonunda ayakta alkışlandı. TÜSİAD üyeleri tam kadro denebilecek şekilde hazırdı. Hatta bir saat geciken Cumhurbaşkanı’nın gelmesini salonda sabırla beklediler.

Sonuçta TÜSİAD üyeleriyle Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında güven köprüsü kuruldu mu? Bunu elbette zaman gösterecek. Keşke kurulsa. Çünkü bu güven köprüsü geçmişte kurulsaydı, sanayi yatırımları ve Türkiye’nin üretim gücü bugün şüphesiz daha yüksek olurdu.

Benim izlenimim, geleneksel iş dünyasının bazılarının bankasını ve şirketlerini yabancılara sattığı, nakde döndüğü ama bu nakdi de bir türlü yeni ve sıfırdan büyük yatırımlara dönüştürmediğidir. Özellikle de küresel krizin çıktığı ve seçimlerin yapıldığı 2007 öncesinde bu satışlar yoğundu. Diyelim ki, 2007’ye kadar seçim beklendi ve sonrasında da çıkan küresel kriz cesaret kırıcı oldu ama kriz sonrasında da yeni yatırımları göremedik. Gerçekten hükümet “ön açma” görevini yerine getirdi mi? Getirdiyse o zaman İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince’nin dün dediği gibi “Türkiye’de sermaye tembelleşti mi?”

Ben tembelleşmeden ziyade yatırım yapılmamasını geleneksel sermayenin Sayın Erdoğan ile bir türlü güven köprüsünü kuramamasına bağlıyorum. Bu açıdan dünkü TÜSİAD toplantısı önemliydi.

Yukarı