TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Önden koşmak bizim piyasaların fıtratında var

Bayram tatilinden önce son işlem gününde üç risk unsurunu birden geçtik.

* Eylül ayı enflasyonu iyi geldi, yıllık enflasyon yüzde 9’un altına indi. Muhtemelen buna dayanarak elektrik ve doğalgaz zamları yapıldı. Enflasyonu yaklaşık yarım puan artıracak bu zamlarla birlikte yılı tek haneli enflasyon rakamlarında bitirirsek iyi olacak. Enflasyonun yükselmesi ekonominin bu yıl karşılaştığı risklerden biri.

* İkinci risk unsuru, ABD eylül ayı istihdam verileriydi. Beklenenin ötesinde iyi geldi. İşsizlik yüzde 5.9 düzeyine indi ve kriz öncesi seviyesine geriledi. Verinin iyi gelmesi FED’in faiz artırımı anlamına geldiği için piyasalar için ve özelinde gelişmekte olan piyasalar için negatif bir gelişme. Buradan bir çizik yedik.

* Üçüncü risk unsuru, Fitch’in Türkiye yatırım yapılabilir notunu düşürmesi veya görünümü negatife indirmesiydi. Notun indirilmesi zordu. Görünümün değişikliği ise piyasalar tarafından fiyatlanmıştı. IŞİD karşıtı cepheye katılımının ardından notun görünümünün değiştirilmesi ihtimali azaldı. Sonuçta herhangi bir değişikliğe gidilmedi. Ancak not işi burada bitmiyor. 21 Kasım, 5 Aralık tarihleri arasında reyting kuruluşları yine Türkiye raporlarını açıklayacak. Bu eşiklerin de aşılması gerekecek. Not düşüşü potansiyel bir risk olarak varlığını sürdürecek gibi.

* Jeopolitik riskler de 5 gün öncesine göre azalmadı, arttı. Özellikle de IŞİD riski. Kobani’nin düştü düşüyor duruma gelmesi, Türkiye’yi de yangın yerine çevirdi. Gelişmeler Türkiye açısından son derece kritik. Nereye doğru evrileceği de o derece belirleyici. Türkiye’nin işin neresinde ve nasıl yer alacağı siyaseti de, ekonomiyi de, piyasaları da etkileyecek.

* Siyasi ve jeopolitik risklerin fazlalığının dikkat çektiği ve baskın geldiği bir atmosferde küresel piyasaların kâr realizasyonuna gitme ihtiyacı da artıyor. Aslında bu durum temmuz ayından beri yumuşak bir şekilde yaşanıyor da. Kriz sonrası piyasaların ulaştığı en iyi durum temmuz gibi. Ağustos ve eylül biraz daha geriye düştüler, ekim ayında bu gidişin düzeleceğine yönelik işaret de yok. FED faiz artıracak. Dolar güçleniyor. Güçlenen dolar karşısında bütün varlık fiyatları uzun vadeli seviyelerine doğru iniyor. Buna karşı bugüne kadar direnç gösteren hisse senedi fiyatları, tahvil fiyatları ve gayrimenkuller. Zaten buralarda da geri çekilmeler olduğunda işler iyice karışacak ve muhtemelen süreç de tamamlanmış olacak. Güçlü dolar, normalleşen faizler, normale dönen varlık fiyatları yeni normal olacak.

* Normalleşme sürecinin en fazla etkileyeceği ekonomiler ise gelişmekte olan ekonomiler. Çünkü bol ve ucuz paradan en çok yararı onlar elde etti. İyi bir hikâyeleri olduğu için ve küresel para bollaştığı ve gidecek yer aradığı için. Eğer küresel likidite geri çekilecekse gittiği yerlerden geri çekilecek. Böyle bir süreç gelişmekte olan piyasaları daraltıcı ve bu piyasaların likiditesini azaltıcı etki yapacak.

* Küresel durum buysa Türkiye piyasalarının verdiği tepki, kurun artışı, faizlerin yükselişi, borsanın düşüşü, dönüşüme hızla uyum adımlarıdır. Ayak uydurma konusunda Türkiye piyasalarının refleksi geçmişten beri hızlı çalışıyor. İyi dönemlerde de, kötü dönemlerde de Türkiye’nin fıtratında hep önden koşmak var.

SONUÇ: “Yapılan iş, yapılmayan dış olur.” Türk atasözü

Yukarı