TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

En büyük iki ekonomik ortaktan Türkiye’ye duble jeopolitik risk

Kader bu olsa gerek. Türkiye’nin en önemli iki ekonomik partnerinin ikisi de aynı anda ciddi ekonomik yaralar alma riskiyle karşı karşıya. Bunlardan biri Almanya, diğeri de Rusya. Almanya yıllardır en büyük ihracat pazarımız. Bu yıl 8 aylık dönemdeki 105 milyar dolarlık toplam ihracatın 10.2 milyar doları ve pay olarak yüzde 10’u Almanya’ya yapılmış. Aynı zamanda Avrupa’nın da motoru. Yani Alman ekonomisinin teklemesi ilk başta doğrudan ihracatımızı, sonra Avrupa ülkelerine etkisinden ikinci kez dolaylı şekilde ihracatımızı kısıtlayacak. Zaten düşmüş olan sanayi üretimi ve büyümeye bir darbe de, ihracat kanalıyla Almanya’nın bu durumundan gelebilir.

* Almanya’nın ekonomik durumunda ne var? Son olarak açıklanan ağustos ayı verileri üzerinden sanayi üretimi yüzde 4.3 azalmış. Bu azalmaya yol açan asıl etken de ağustos ayı ihracatının yüzde 5.7 düşmesi. Bu veriler küresel krizin dip seviyesine ulaştığı 2009 yılı düzeyi verileri ile aynı. İhracat Alman ekonomisinin belkemiği. İç tüketimini artıracak bir yapıları ve anlayışları yok.

* Dün iş dünyasındaki beklentileri ölçen ZEW Endeksi de yüzde 3.6 azalmayla Kasım 2012 sonrasının en düşük seviyesine indi. Almanya’nın sanayi üretimi ve ihracatı içinde otomobil, makine ve makine parçaları ile kimyasal maddeler ağırlıkta.

* En büyük pazarlardan biri Rusya. Ukrayna tutumu nedeniyle Batı ile birlikte Almanya da, Rusya’ya ambargo koydu. Rusya da Batı’nın bazı mallarını boykot etti. İlk fatura da yoğun ekonomik ilişkilerden dolayı Almanya’ya çıktı. Ambargonun devamı veya genişlemesi Almanya’nın içine girdiği ekonomik süreci daha da büyütebilir.

* Nitekim dün Almanya Ekonomi Bakanlığı 2014 büyüme tahminini yüzde 1.8’den yüzde 1.2’ye, 2015 büyüme tahminini yüzde 2’den yüzde 1.3’e düşürdü. İhracatımızın kalesinden iyi haberler gelmiyor.

* Bu gelişmeler aynı zamanda Alman Borsası’nda fiyatlanıyor. 10.029 puanla haziran ayında rekor düzeyine ulaşan Alman Borsası Endeksi Dax, özellikle son haftalarda düşüşünü hızlandırdı. 3.5 aya yaklaşan sürede Alman Borsası’ndaki kayıp yüzde 12.7’ye ulaştı ve endeks 8.759 puana indi.

* Bu belirsizlik karşısında para sahiplerinin riskli varlıklardan kaçması ve güvenli araçlar araması da Alman 10 yıllık hazine tahvili faizlerini tarihi en düşük düzeylerine indirdi. Alman 10 yıllıkları dün yüzde 0.838’e kadar düştü.

* Ambargonun diğer tarafında ise Rusya var. Zaten durgunlaşan bir ekonomi şimdi de savaş riski ve ambargo baskısı altında. Ülkeden sermaye çıkışları hızlandı. Kaçan sermaye 60 milyar dolara vardı ve Rusya’nın ciddi bir sorunu haline geldi. Dolar, Rus Rublesi karşısında yılbaşına göre yüzde 25 arttı. Ya da rublenin değer kaybı yüzde 20’yi buldu. Faizler yükseliyor.

* Rus Hazinesi ikinci tahvil satış ihalesini de dün iptal etti. Tıpkı bizim 1994 yılında 7 Hazine ihalesini iptal ettiğimiz gibi. Bir iki iptalde bir şey olmayabilir. Ama iptallerin devamı gelirse, o ihalelere gidecek olan para başka yere akar. Başka bir alandan ve daha güçlü şekilde patlar, tahribatı daha yüksek olur. Bu açıdan Rusya stresi biriktiriyor. Batı ambargosunun etkisi ise çok daha sınırlı. Zaten büyüme hızı yüzde 1’e doğru düşmüştü, şimdi sıfıra doğru iniyor.

* Türkiye’nin talihsizliği ise Rusya’nın doğrudan dış yatırımlarında en büyük ülke olması. İhracatında da beşinci büyük ülke konumunda. Aynı zamanda Almanya ile Türkiye en çok turist gönderen ikinci ülke. İthalat, ihracat, turizm ve doğrudan yatırımlar dikkate alınınca Rusya ile Almanya, Türkiye’nin en büyük iki stratejik ortağı gibi. İki ortağımızın arasındaki kavga hem kendilerine hem de Türkiye’ye zarar veriyor. Talihsizliğimiz de burada zaten. Türkiye jeopolitik riski artık ensesinde hissediyor.

SONUÇ: “Bir talihsizlik, her zaman sırtında bir diğer talihsizlik getirir.” Hollanda atasözü

Yukarı