TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Üç önemli veriyi nasıl okumalı?

Araya bayram tatili girdiğinden dolayı cari açık verilerinin hazırlanması kaydı ve üç önemli veri ay ortasında açıklandı. İstihdam ve bütçe verileri açıklanıyordu, dün buna cari açık da eklendi. Bu üç veri birbiri ile güçlü bir korelasyon içinde. Önce veriler üzerinden gidelim.

* Temmuz ayı istihdam verilerinin nasıl çıktığı, nereden baktığına bağlı. Bardağın yarısı dolu, yarısı boş da denilebilir. Boş tarafta son aylarda işsizliğin hızla yükseliyor olması var. Mevsimsel etkilerden arınmış işsizlik oranı nisanda yüzde 9.2 iken, her ay 0.4 puan artışla temmuzda yüzde 10.4’e çıktı. Üç ayda 1.2 puan arttı. Artış tarım dışı işsizlikte 1.3 puan ve yüzde 12.5 düzeyinde. Genç nüfusta işsizlik de son üç ayda 2.8 artışla yüzde 19.1’e yükseldi.

* Bardağın dolu tarafında ise benim gördüğüm son bir yılda 1.2 milyon istihdam yaratıldığıdır. Temmuz 2013’te 24.6 milyon olan istihdam edilenler sayısı Temmuz 2014’te 25.8 milyona çıktı. Nüfus arışının bir hayli üzerine çıkan bu artışa rağmen işsizliğin yükselmesi, işgücü piyasasına katılımın hızla artmasından kaynaklanıyor. Geçen yılın temmuzunda 27.1 milyon kişi ve yüzde 48.4 olan işgücüne katılım oranı, 2014 Temmuz’unda 28.8 milyon kişiye ve yüzde 50.5’e yükseldi. Bu durumda işsizler ordusuna 514 bin kişi daha eklendi ve işsiz sayısı 3 milyonu buldu. İstihdam piyasasında işgücüne katılımın giderek artması iyi bir gelişmedir. Bir yılda 1.2 milyon istihdam yaratılması da gayet başarılıdır. Üstelik bu artışın, ekonominin ivme kaybettiği bir dönemde gerçekleşmesi çok daha anlamlıdır.

* Açıklanan ikinci veri ağustos cari işlemler açığı 2.8 milyar dolarla beklentilerin altında çıktı. 8 aylık cari açık 29.5 milyar dolara indi ve yüzde 35 azaldı. 16.2 milyar dolarlık azalmanın yaklaşık yarısı altın dış ticaretinden kaynaklandı. Yıllık cari açık ise 48.9 milyar dolar ile 50 milyar doların altına geriledi. Türkiye’nin yeni açıklanan 2015-2017 Üç Yıllık Orta Vadeli Programı’nda cari açığın 45-50 milyar dolar arasında tutulması öngörülüyor. ABD’nin faiz artıracağı bir dönemde bu düzeydeki bir açığın finanse edilebileceği tahmin ediliyor. Bu açıdan bakılınca yönetilebilen ve türbülanslı dönemlerde başımıza fazla iş açmayacak bir açık düzeyine inildiğini söylemek mümkün.

* Cari açığı düşürmek için alınan makro ihtiyati önlemler ise iç talebi, özellikle hanehalkı tüketimini kıstı. Bu yılki artış sıfır düzeyine doğru indi. Büyüme hızı da yüzde 4 programlanmışken yüzde 3.3’e revize edildi. Cari açıkta elde edilen sonuca karşılık büyümenin düşmesi bedel ödenmeden kazanım elde edilemeyeceğinin net bir göstergesi. Nitekim dün açıklanan eylül ayı bütçe rakamları arasında dahilde alınan KDV yüzde 1, ithalde alınan KDV yüzde 3.1 ve özel tüketim vergisi yüzde 4.4 gibi düşük düzeyde arttı. Sonuçta bütçede aynı oranda açık artışına meydan verilmemiş. Çünkü yüksek cari açıktan dolayı bir de bütçe açığını büyütme lüksümüz yok. Hükümetin de yaptığı bu ve bütçe açığı giderek azalacak. Türbülanslı dönemin bütün yükünü çekmek de bütçenin üzerine yığılacak.

SONUÇ: “Bol, bol yiyen, bel, bel bakar.” Türk atasözü

Yukarı