TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Sabancı Sasa’da sa dedi devamı neden gelmedi?

Tekstil ve konfeksiyon sektöründeki üreticilere göre Sasa renkli elyafı dünyada en kaliteli üreten şirketlerden biri. Hatta bir ara Hinli bir şirketin dampingiyle karşılaşmış ve zor durumu düşmüşken, sektör bunun farkına varmış ve 5 centlik fiyatı 21 cente çıkartan damping vergisini kendi aleylerine olmasına rağmen kabul etmişti. Fiyatlardaki düzelme ile Sasa’nın durumu da düzelmiş. Sabancı grubu yeniden yapılanma çerçevesinde Sasa’yı bir süredir satmak istiyor. Yine renkli polyester üreten Hint kökenli İndorama Netherlands BV’ye 62 milyon dolara satış için Nisan 2014’te anlaşma imzalandı. Nihai satış için Rekabet Kurulu’na başvurdu. Tekstil ve konfeksiyon üreticileri bu aşamada devreye girmiş. Rekabet Kurulu’na giderek satılmak istenen şirketin elyaf ürettiğini, satışın yapılması halinde Hint kökenli şirketin renkli iplikte tam hâkimiyet sağlayacağını, başlangıçta piyasa koşullarına uygun davranacağını, ama bir süre sonra fiyatları artırabileceğini tecrübeleriyle aktarmışlar. “Avrupa pazarı için yüklü sipariş almıştık. Bunun için Hindistan’dan pamuk ve pamuk ipliği bağlantısı yaptık. Ama Hindistan benim ihtiyacım var diye bir süre sonra ihracatı sınırladı. Türkiyeli üreticiler de zor durumda kaldı.” Rekabet Kurulu’ndan bu satışa izin çıkmadı. Satış sözleşmesinin tarihinin de dolduğu belirtiliyor.

FİYAT % 50 YÜKSELDİ:

Türk tekstil ve konfeksiyon üreticileri bir araya gelip Sasa’yı almaya karar vermişler. Girişimleri Adana Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Zeki Kıvanç ile İstanbul Tekstil ve Hammadde İhracatçıları Birliği Başkanı İsmail Gülle sürdürmüş. Verdikleri fiyat teklifi ise nisan ayındaki yabancıya satış fiyatı olan 62 milyon dolar. Sasa’yı bu fiyattan istiyorlar. Ancak bu kez Sabancı Grubu’nun istediği fiyat 90 milyon dolarmış. Yerli taliplilerin itirazı da bu fiyat artışına.

Ama gerçek duruma bakınca da yapacak fazla bir şey yok. Çünkü Sasa halka açık, hisseleri borsada işlem görüyor. Yüzde 51’i alan geride kalan yüzde 49 halka açık kısmı da çağrı yaparak almak durumunda kalabilir.

SATIŞ FİYATI TETİKLEDİ:

Yabancı bir talipli çıkması üzerinedir ki zaten şirketin piyasa değeri borsada tırmanışa geçti. Satış sözleşmesi nisanda yapıldı, şirket hisselerinin tırmanışı mayısta başladı. Artış yüzde 52 düzeyinde ve tutar olarak 63 milyon dolara vardı. Nisanda 120 milyon dolar olan piyasada değeri son fiyatlarla 183 milyon dolara çıktı. Bu sırada borsanın genelinde böyle bir yükseliş yok. Artış şirkete özgü ve büyük ölçüde şirketin el değiştireceğine bağlı. Yüzde 51 hissesi el değiştirdiğinde geride kalan hissedarlara çağrıda bulunma yükümlülüğü gelebilir. Bu sayikle şirketin değeri yükselince Sabancı Grubu da doğal olarak piyasa değerinin altında bir fiyattan satış yapmak istemiyor.

İHRACATI ETKİLER Mİ?:

Sasa’nın yerli üreticilerde kalması gerektiğini savunan Adana Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Zeki Kıvanç bunun gerekçesini “28 milyar dolarlık tekstil ve konfeksiyon ihracatımız var. Sasa, Hintli firmaya giderse veya gerisinde kimin olduğu bilinmeyen fonlara satılırsa söz konusu ihracatın 7-8 milyar doları bu işten olumsuz etkilenebilir” diye açıklıyor.

Açıkçası Sasa’nın üretiminin bu denli önemli ve sektör için stratejik olduğunu bilmiyorduk. Böyleyse Sabancı Grubu’nun bu işten çıkması da bana anlamlı gelmiyor. Sasa sektör için bu kadar önemliyse tekstilciler ve konfeksiyoncuların ellerini biraz daha ceplerine atmaları gerekecek. Çünkü değeri borsada belirlenen bir şirketi üçte iki fiyatına kimse satmaz. Nisanda öyleydi, şimdi ise piyasa uyandı ve şirket değerini buldu diye bakmak gerekli. Satış ancak piyasa fiyatına çıkarsa olur. Yerli ve yabancının verdiği fiyat eşitse veya birbirine yakınsa Sabancı’ya da Sasa’yı yerlilere ve daha da önemlisi sektörün aktörlerine satmak düşer.

Yukarı