TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Parayı Avrupa, Japonya basar ama neden Amerika kapar?

ABD altı yıldır sürdürdüğü parasal genişlemeyi durdurdu. Verilere bağlı olarak önümüzdeki dönem faiz artırmaya ve parasal daralmaya hazırlanıyor.

Avrupa kıtasında ise durgunluk ve resesyon riskine karşılık alınan tek önlem Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) parasal genişlemeye gitmesi oluyor. ECB Başkanı Draghi 1 trilyon Euro dedi. Bazı uzmanlar en az 1.5 trilyon Euro’luk genişleme gereğinden söz ediyor. Genişleme adımları da atıldı. Ama bu adımların Avrupa’ya pek hayrı yok gibi.

Aynı şey Japonya için de söz konusu. O da ABD’nin parasal genişlemeyi durdurmasının hemen ardından yeni bir parasal genişleme açıkladı. Şimdilik yararı hisse senetlerine. Japon Yeni değer kaybediyor. Dünyanın iki dev ekonomisinin parasal gevşemeye gitmesi kendilerinden ziyade ABD’ye yarıyor. Çünkü para artan biçimde ABD’ye yollanıyor ve Amerikan varlıklarına yatırılıyor.

-Bundan dolayıdır ki, parasal genişlemenin durdurulması ve faiz artışının başlayacak olmasına rağmen ABD hazine faizi artmıyor. Çünkü yoğun talep görüyor. Küresel piyasaların kırılma tarihi olan 4 Eylül’de yüzde 2.4480 olan 10 yıllık hazine tahvil faizi 14 Kasım itibarıyla 2.3200’e geriledi.

-Amerikan hisse senetleri de öyle. Mesela piyasalar 4 Eylül’de gerilemeye başladı ve ekim ortasında kısa vadeli bir dip yaptı. S&P 500 Endeksi 4 Eylül’den 15 Ekim’e kadar yüzde 9.5 değer yitirdi ama son bir ayda yüzde 12 prim yaptı. Şimdi 4 Eylül’deki tarihi zirvesinin yüzde 1.5 üzerinde ve 2.040 puana yükseldi.

-4 Eylül-14 Kasım döneminde S&P-500’ün içinde olduğu gelişmiş piyasaların dahil olduğu MSCI Dünya Endeksi ise yüzde 2.3 aşağıda bulunuyor. Fark 4 puan kadar. MSCI Gelişen Piyasalar Endeksi ise 4 Eylül’e göre yüzde 10.3 aşağıda ve fark 11.8 gibi yüksek bir oranda. Yani ABD hisse senedi piyasaları tüm dünyaya fark atıyor.

-Paranın ABD’ye gitmesinden dolayı dolar da değerleniyor. Dolar kendinden sonra gelen 6 büyük para birimine karşı 4 Eylül’de 83.820 değerindeyken 14 Kasım’da 88.267’ye çıktı. 2 ay 10 günde doların 6 büyük rakibine karşı değer artışı yüzde 5.3’ü buldu. Gelişen ülke para birimleri ise dolara karşı daha zayıf.

Bütün bu hareketlerin nedeni piyasalar için Amerika’dan başka tutunacak bir dalın kalmaması. Bitişikte Bloomberg’in küresel çapta yaptığı anket de aynı şeyi söylüyor. Gelecek bir yıl içinde yatırımcılara en iyi imkânı açık ara ABD sunacak. Yine ABD ekonomisi açık ara iyileşen tek ekonomi. Bu açıdan Amerika’nın bir hikâyesi var. Parayı Avrupa da, Japonya da bassa; büyüme ve geleceğe yönelik umut veremiyor. Kendilerinin hikâyesi yok ve bastıkları para hikâyesi olan yere gidiyor.

 

 

Dünyanın tek umudu ABD

Bloomberg, kendi terminalini kullanan küresel piyasa profesyonelleri arasında 3 ayda bir yaptığı Global Anketi yeniledi. Anketten önümüzdeki dönemde yatırım yapılacak yer olarak net biçimde ABD ekonomisi ve varlıkları çıktı. İlk kez piyasalar arasında böylesine bir farklılaşma oluyor. Nedeni de ABD ekonomisi iyileşiyor.

-Yine aynı oranda bir yanıtla Euro Bölgesi ekonomisi kötüleşiyor.

-BRICS diye adlandırılan Brezilya, Rusya, Hindistan Çin ve Güney Afrika ekonomileri de kötüye gidiyor.

-Bu grupta farklılaşan tek ülke Hindistan gelecek bir yıl içinde yatırımcılara en iyi imkânı sunacak ikinci ekonomi. Birincisi ise açık ara ABD önde.

-Ankete göre gelecek bir yılda en kötü yatırım Rusya’ya olacak, onu AB, Brezilya, Çin ve Japonya izleyecek.

-Önümüzdeki altı ay içinde ise piyasaların volatilitesinin yüksek olacağı tahmin ediliyor. VIX Endeksi’nde yükselme bekleyenler yüzde 55.

-S&P 500 Endeksi’nde yükselme bekleyenlerin oranı da yüzde 46 ile borsalar içinde en yüksek olanı.

-Piyasa profesyonelleri para politikasını ABD ve Japonya’nın gevşek, Euro Bölgesi’nin sıkı tuttuğu görüşünde. Maliye poitikasını da Euro Bölgesi sıkı tutuyor.

-Liderler içinde ise konuşma ve açıklamalarıyla Hindistan, Japonya ve Almanya başbakanlarının küresel ekonomiyi olumlu, Putin, Obama ve Dilma Rousseff’ın olumsuz etkileyeceği tahmin ediliyor.

SONUÇ: “Günler bile iki yüzlü: gece ve gündüz.” George Sand

Yukarı