TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Küresel düşük faize ve ekonomide belirsizliğe 2015’te de devam mı?

Ekonomi yönetimi ve Merkez Bankası 2009’da başlatılan bütçe disiplininin faydalarını hep vurgular. Düşen faizlerde bunun önemli bir rolü olduğunu kabul eder. 2009’da alınan bu önlemler kamunun kemer sıkması yönündeydi. Sıkı bütçe rekor düzeylere ulaşan cari açığa karşı iyi dengeleyici oldu ve ekonomiyi krizden korudu.

Ancak kriz sonrasında özel tüketim, düşen faizlerin de etkisiyle patlama gösterdi. Yani kamu kemer sıkarken özel kesim harcadı. Bu da cari açık ve enflasyonu azdırdı. Bu iki sorunla mücadele amacıyla 2014 başında özel tüketime sınırlama getirildi. Kredi kartları ile taksitlendirmeler sınırlandırıldı, faizler artırıldı.

Sonuçta faiz oranları yine geriledi, cari açık düştü, enflasyonu ise çift hane eşiğinden döndürdük ama kayda değer düşüşü yeni yılda bekliyoruz.

BASİRETLİ BORÇLANMA:

Bakınca hem 2009’daki bütçe disiplinine yeniden dönüşün hem de bu yıl başında tüketicilerin aşırı borçlanmasını sınırlamanın pozitif sonuçlarını aldık. Bu sınırlama, öncelikle tüketicileri borç batağına girmekten korudu. Dün yayımlanan Merkez Bankası Finansal İstikrar Raporu’nda yer alan veriler, hanehalkının borçluluk oranında 2001 sonrasında ilk kez gerileme meydana geldiğini gösteriyor. 2013 sonunda toplam finansal varlıklarının yüzde 54 düzeyine kadar çıkan hanehalkı borçları, eylül sonunda yüzde 49.7’ye geriledi. Borçluluk oranının iyileşmesinde artan tasarruflar yanında borçla yapılan harcamaların azalmasının etkisi görülüyor.

Basiretli borçlanma önlemleri ayrıca cari açık ve enflasyonla mücadeleye de katkı sağladı. Cari açık milli gelirin yüzde 7.9 düzeyinden bu yılın sonunda yüzde 5.7’ye düşecek.

2015’TE OYNAKLIĞA DEVAM:

Kamudan ve hanehalkından sonra basiretli borçlanma özel sektöre de empoze ediliyor. Bu konudaki uyarı ve yapılan hazırlıklar Merkez Bankası’nın son Para Politikası Kurulu toplantı özetinde yer aldı. 20 Kasım’da yapılan toplantıda küresel riskler çerçevesinde basiretli borçlanma konusunun ele alındığı belirtilerek şu saptamalarda bulunuldu:

- ”2015’te gelişmekte olan ülkelere olan sermaye akımlarındaki oynaklık devam edebilecek. Küresel para politikalarının normalleşme sürecine dair süregelen belirsizlikler, küresel risk iştahının ve sermaye akımlarının verilere duyarlı kalmasına neden olmaktadır.

- FED’in olası bir erken faiz artırımına karşı Merkez Bankası’nın elinde yeterince araç vardır.

- Öte yandan son dönemde Avrupa ve Japonya’da yeni genişleme paketleri açıklanırken iktisadi faaliyetteki yavaşlama ile birlikte küresel para politikalarındaki normalleşme sürecinin ötelenme olasılığı güçlenmektedir.

- Küresel faizlerin uzun süre düşük seyrettiği fakat küresel ekonomiye dair belirsizliklerin devam ettiği bir senaryo giderek ağırlık kazanmaktadır.

- Böyle bir durum aşırı borçlanma eğiliminin artmasına yol açabileceğinden, önümüzdeki dönemde makrofinansal risklerin birikmesini sınırlamak amacıyla basiretli borçlanmanın desteklenmesi önem kazanmaktadır. Bu çerçevede çekirdek dışı yükümlülüklerde vadenin uzatılmasını teşvik edebilecek önlemler konusunda kurula bilgi sunuldu.”

SONUÇ: “Gökteki yıldızları değil, yerdeki sürülerini bir kez daha say.” Bulgar atasözü

Yukarı