TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Dolarda olan biten nedir?

Küresel piyasalar ekim sonunda FED ve BoJ’un kararlarını gördü, ardından da dikkatlerini düşen petrol fiyatlarına yönlendirdi. Bir ayda beşte bire varan petrol fiyatı düşüşü karşısında piyasalar FED’in faiz artırımını arka plana çekti ve kasım ayını güçlü bir ivmeyle geçirdi. 5 Aralık Cuma günü ABD’de kasım ayı tarım dışı istihdamın beklenenden çok daha güçlü açıklanması, FED’in faiz artırımını öne çekeceği, buna da önceden hazırlık yapacağı beklentisi yarattı, piyasaların yönü yine değişti. Pozitif eğilimden negatif eğilime dönüldü. Bütün dikkatler de 17 Aralık’ta FED’in faiz kararına çevrildi. Bu toplantı hem FED üyelerinin faiz anketi hem de Başkan Janet Yellen’in basın toplantısı yapacak olmasından dolayı daha önemli hale geldi.

- Gelecek haftaki çarşamba gecesi faiz artırımında yol haritasının biraz daha netleşmesi ve bu yolda “faizin kayda değer bir süre düşük tutulacağı” ifadesinin FED açıklamasından çıkacağı bekleniyor.

- Bu beklentilerle birlikte ABD’de faizler 2 ve 10 yıllıklarda 10 baz puana yakın arttı.

- Dolar değer kazandı. Euro dolar paritesi 1.2453’ten 1.2245’e kadar indi. Dolar Endeksi 88.212’den yüzde 1.5 artışla 89.550’ye çıktı. Bu seviye küresel krizin dibi sayılan Mart 2009’daki 89.628’in yakalanmasına rakam kaldığını gösteriyor. Bu düzey de aşılırsa 2006’nın 1 Mart tarihine kadar gidilecek ki, o zaman son 8 yılın en değerli doları ile karşılaşacağız.

- Doların değerlenmesinin yeniden ivmelenmesi emtia, altın, petrol fiyatlarında bir tur daha düşüşe yol açıyor. Bunun da etkisiyle Brent petrol fiyatı dün 67.52’ye kadar indi. Ancak bu düşüş piyasaların içine girdiği negatif eğilimden çıkmasını sağlayamadı. Beklenti veya etkinin en azından 17 Aralık’a kadar uzanması, ardından FED’in yapacağı açıklamayla piyasaların yoluna devam etmesi beklenebilir.

- FED faiz artışının öne çekilmesi, küresel sermayeyi de ABD’ye doğru, gelişmekte olan ülkelerden gelişmiş ülkelere doğru çekiyor. Bu nedenle MSCI endeksleriyle gelişmekte olan borsalar son iki günde yüzde 1.3 kayba uğradı. Türkiye hisse senedi piyasasının kaybı yüzde 2.1’i buldu. Gelişmiş borsalarda ise son iki günlük kayıp yüzde 0.4 ile sınırlı kaldı.

- Hisse senedi piyasasının olumsuz etkilenmesi yanında Türkiye’de tahvil piyasasına da satışlar geldi ve faizler yarım puandan fazla yükseldi. Hem gösterge faiz hem 10 yıllıkların faizi yüzde 8’in üzerine çıktı.

- Faiz ve hisse senedi piyasasındaki fiyatlar yabancı portföy yatırımı çıkışlarına işaret ediyor. Bu nedenle TL değer kaybetme baskısı altına girdi. Dolar 4 Aralık’ta 2.2278 TL iken dün 2.2810’a kadar yükseldi. Bu iki günde yüzde 2.4 artış demek. Gerçi Euro işin içine katıldığında yani sepet bazında bakıldığında kur artışının yüzde 2’de kaldığı görülüyor. Ama bu da yüksek.

- Onun için de Merkez Bankası sermaye çıkışı karşısında döviz likiditesini artırma kararı aldı. Bir hafta önce günlük döviz satış miktarını 40 milyon dolardan 20 milyon dolara indiren Merkez Bankası dün yeniden 40 milyon dolara çıkarma kararı aldı. Bu durum kurun hızlı yükselişini kesti.

- Küresel piyasaların bir aydan fazla petrol fiyat düşüşü kulvarında kalması bizi çok mutlu etmişti. Şimdi yeniden faiz artışı kulvarına döndük ve burada bir süre kalabiliriz. Faiz artış kulvarında yürümek ülke olarak bize iyi gelmiyor. Petrol fiyatlarında dün başlayan yeni düşüşün devam etmesi elbette iyi gelecek ama faiz artışından kaynaklanabilecek sıkıntıları tamamen bertaraf etmeye yetmeyecek gibi.

SONUÇ: “Neler değişmedi ki, dünya dönerken kendi ekseni etrafında dönebilene ne mutlu!” Goethe

Yukarı