TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Yakalanan altın fırsatla 2015 daha iyi mi olacak

Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan hafta sonunda “Büyümemiz 2015 yılında 2014’e göre daha iyi, enflasyonumuz ve cari açığımız daha düşük olacak” dedi. Peki olabilir mi, olabilir.

Çünkü cari açık ve enflasyon en öne çıkan sorunlar. Büyüme de hükümetin bu yıl iç talebi kısıcı önlemleri ile kuraklığın da sonucu olarak tahmin edilenden daha düşük çıkıyor. 2014’ün sonuna yaklaşırken bu üç sorunun çözümünde veya hafiflemesinde altın bir fırsat yakalandı. O da petrol fiyatlarında dramatik olmak üzere genelde dünyada emtia fiyatlarında meydana gelen düşüştür.

-Türkiye ithalatçı bir ülkedir. Çünkü hammadde ve enerji kaynakları kıttır. Yapılan ihracatın toplamı hammadde ithalatını karşılamaz. Mesela geçen yıl 151.8 milyar dolarlık toplam ihracata karşılık 183.8 milyar dolarlık aramalı ithalatı yapıldı. Tüketim ve yatırım mallarıyla toplam ithalat 251.6 milyar dolara ulaştı.

-İşte fiyatı düşen bu mallardır. Son 6 ayda petrol fiyatlarındaki düşüş yüzde 47’ye ulaştı. Sadece geçen haftanın düşüşü yüzde 11.2’yi buldu ve Brent petrol 61.35 dolara indi.

-Yine dünyada aramallarının fiyatını yansıtan CRB Emtia Endeksi son 6 ayda yüzde 20 geriledi. Yani fiyatı gerileyen sadece petrol değil. Fiyatı düşen malların yıllık değeri 183 milyar dolar ve milli gelirin dörtte birine yakın. Bunun yurtiçi enflasyonu net biçimde düşüreceği açık. Yakalanan ilk fırsat bu.

-Petrol ve emtia düşüşünün Türkiye’ye sunduğu ikinci fırsat da, 184 milyar dolarlık ithalat faturasının fiyat düşüşlerine paralel azalacak olmasıdır. Kaldı ki yatırım malları o kadar olmasa da tüketim malları fiyatının belli bir kayma ile az veya çok aramalı fiyatlarını izlemesi beklenir. Ama hesap, aramalı büyüklüğü üzerinden de yapılsa ortaya 35 milyar doları bulan fatura eksilmesi çıkıyor. Bu da cari açığı daha düşürür.

-Türkiye’nin bu konjonktürde buna çok da ihtiyacı var. Çünkü ABD’nin faiz yükselteceği bir aşamada gelişmekte olan ülkelerin ve özellikle cari açığı yüksek olan ekonomilerin sermaye çıkışına karşı hazırlıklı olması gerekiyor. Yakalanan ikinci altın fırsat budur.

-Üçüncü fırsat ise düşen petrol ve emtia fiyatlarının büyümeye katacağı ivmedir. Düşen ve düşecek emtia ve akaryakıt fiyatları kadar, başka alanlarda harcama imkânı ortaya çıkıyor. Diyelim ki 30-40 milyar doları bulacak bir ekstra harcama olanağının milli gelire katkısı elbette olur. Böylesi bir kaynak ekonomi içinde yılda bir kere çevrilse yarım puanlık milli gelir artışı demek. İki kere çevrilse büyümeye yüzde 1’lik katkı demek.

-Gelecek yılın seçim yılı olması nedeniyle yakalanan fırsatın biraz enflasyon, biraz cari açık ve biraz da büyüme lehine ve dengeli kullanılacağını, ekonomik açıdan daha iyi bir yıl yaşanabileceğini tahmin ediyorum.

2015 yüksek dalgalı mı olacak

Ekonomide yakalanacak iyileşme fırsatı finansal piyasalara yansır mı?

-Normalde yansıması gerekir. Ama geçen haftanın son günü gürüldü ki, operasyon ihtimali Londra kaynaklı satışları tetikledi ve dolar 5 kuruş kadar arttı. Son gün kayıpları ile haftalık düşüşü yüzde 3.5’e varan TL, rublenin ardından ikinciliğe yerleşti.

-Ruble ise merkez bankasının politika faizini 1 puan daha artırmasına rağmen yüzde 9.5 daha düştü.

-Petrol fiyatları ise 61.35 dolara indi. Böylece petrolde bir haftalık kayıp yüzde 11.2’ye, son altı aylık kayıp yüzde 47’ye vardı.

-FED’in bu haftaki faiz kararı, piyasalardaki kârlı pozisyonlar ve gelen yıl sonu etkisi ile çakışarak borsalarda sert satışlara yol açtı. Gelişen borsalar yüzde 4.80, gelişmiş piyasalar yüzde 3.66 değer kaybetti. İstanbul Borsası ise yüzde 2.37 değer kaybıyla dünya geneline göre daha dirençli çıktı.

-Buna karşılık para biriminde Türkiye’nin dünyadan negatif ayrışmasını ise yurtiçi siyasi gelişmeler tetikledi. Buradan yola çıkarak diyebiliriz ki, reel ekonomi iyileşecek olmasına rağmen bunun finansal piyasalara yansımasını hem iç hem dış etkenler engelleyebilir. Finansal piyasalarda yüksek dalgalı bir yıl bizi bekliyor olabilir.

SONUÇ: “Her çıkış bir başka yere giriştir.” Tom Stoppard

Yukarı