TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

İki ülkeyi kapsayan komplo teorisi

Bizde aslan neyse Rusya’da ayı da onu ifade eder. Sibirya soğuğuna karşı kahramanlık yapabilen hayvan o. Ülkenin sembolü ayı olunca Devlet Başkanı Vladimir Putin de yıllık basın toplantısında Rusya’yı dişleri sökülmek istenen bir ayıya benzeterek, “Ayının derisini yüzerek duvara asmak, dişlerini sökmek, sadece yeşillik yemesini istiyorlar. Kimseyi ısırmasak bile onu özgür bırakmayacaklar. Korkuluk yapar, derisini duvara asarlar. Nükleer silahlar bu konudaki önleyici güç oluşturuyor” dedi.

Putin krizin ne kadar süreceği konusunda “Yaklaşık iki yıl, belki de daha kısa” yanıtını verdi. Her ne kadar Putin Rusya’nın yaşadığı durumu bir kriz olarak tanımlamasa da, yaşanan devalüasyonun boyutu ve güven bunalımı buna işaret ediyor. Zaten kriz tanımı reel ekonomide sert bir bozulmayı ifade eder. Finansal piyasalarda başlayan bozulmanın reel ekonomiyi sarması da zaman alır. Ancak Rusya Merkez Bankası’nın gelecek yıl ekonomide yüzde 4.5 daralma beklemesi de bunun teyidi.

Her ne kadar Putin krize iki yıllık süre biçerek kontrolün ellerinde olduğunu hissettirmiş olsa da, henüz olayın finansal deprem tarafı durulmuş değil. Putin’in belirttiği “duvara asma” isteği doğruysa yaşananların devamı gelebilir.

Niye gelmesi gerektiğini de yine Putin’in “Nükleer silahlar bu konudaki önleyici güç oluşturuyor” sözlerinde saklı. Bu tehdit anlaşılır ama Batı’nın piyasalar yoluyla bir ülkeyi köşeye sıkıştırmasına nükleer saldırıyla karşılık verilmesi kastediliyorsa bu da bambaşka bir durum. Demek ki, o aşamaya kadar yapılacak başka bir şey yok.

Her ne kadar basın toplantısında Batı ülkelerine yönelik sert bir üslup kullanılmamış olsa da, bu aşamada teslimiyet ve yumuşama da yok. Sanki “Soğuk savaş istiyorsanız, varım” diyor Putin. Nasıl olsa Rusya geçmiş dönemden alışık bu duruma.

Finansal piyasaların, hatta emtia piyasalarının soğuk savaşın bir parçası haline getirilmesi, bir araç olarak kullanılmaya devam edilmesi ne ölçüde mümkün, bu önemli ve ayrı bir tartışma konusu. Ama soğuk savaş piyasalar üzerinden yürüyecekse yüksek oynaklıklar yaşanmaya devam edecek demektir. Soğuk savaşın yapıldığı ülkeler ve piyasalarda, piyasa kuralları ve alışkanlıkları pek çalışmayacak, zaman zaman akıl ve mantık yok olacaktır. Çünkü kararı savaşı yapanlar verecektir.

Eğer Rusya’nın yaşadığı durum buysa Türkiye’nin nedir? Öyle ya çok kısa süre önce iki lider önemli ekonomik anlaşmaları birlikte dünyaya duyurdu. Putin’in Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkındaki dünkü övücü sözlerini de dikkate alalım. Rusya ile işbirliği yaptığı için Türkiye de cezalandırılmak yoluna mı gidiliyor acaba? Döviz piyasasında Rusya’ya benzer eğilimin yaşanması bunun sonucu mudur?

Açıkçası sanmıyorum. Benzerliğin asıl nedeninin Rusya’da likiditeye sıkışan uluslararası yatırımcıların çözümü bölgenin en likit piyasası olarak Türkiye’de ve döviz tarafında bulmasıdır. Bu açıdan iki ülkeyi de kapsayan bir komplo teorisine ihtimal vermiyorum. Komplo teorisi olsa bile tek ülkeyle sınırlıdır.

SONUÇ: “Gizlenecek tek yer kalınca, kurtuluş olasılığı tek’ten azdır.” Kafka

Yukarı