TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Emlak fiyatları enflasyonu çift yönlü yükseltiyor

Aralık ayı enflasyonu sevindirdi ve yıllık enflasyonu beklenmedik şekilde yüzde 8.17’ye indirdi. Bu yılın ilk yarısında da baz etkisi ve petrol fiyat düşüşleri ile bu eğilim sürecek gibi. Önümüzdeki altı ayı kurtardık diye enflasyondan kurtulduk sayılmayız.

Çünkü enflasyon yüzde 8 de olsa, yüzde 6’ya da inse, dünya ortalamasına göre yüksek. Gelişmiş ülkelerde ABD hariç deflasyon korkusu var. Gelişmekte olan ülkelerin ortalaması ise yüzde 4 civarında. Türkiye ilk 20 büyük ekonomi içinde, dışa açıklığı yüksek, dolayısıyla enflasyonu da göze batıyor. Dış kaynak maliyetlerini azaltmanın, faizi düşürmenin yolu enflasyondan geçiyor.


Önceki gün açıklanan 2014 rakamlarını 2013 ile yan yana koyunca enflasyonu düşürecek alanlar net biçimde ortaya çıkıyor.

Türkiye enflasyonunu gelişmekte olan ülkelerin yüzde 50 hatta yüzde 100’üne çıkaran üç alt grup var. Aslında buna iki de diyebiliriz.

■ En güncelinden başlayalım. Gıda fiyatları enflasyonu yukarı çekiyor. 2014’te kuraklık ve don nedeniyle erken yaz ürünlerinde üretim kaybı yaşandı. Bunun parasal tutarı yaklaşık 3 milyar liraydı. Gıda grubu fiyat artışı da, tüketici enflasyonunun yüzde 50 daha üzerinde gerçekleşti. Yüzde 8.17’lik TÜFE’ye karşılık gıda ve alkolsüz içeceklerin fiyatı yüzde 12.73 artış kaydetti.

■ Gıda ve alkolsüz içecekler enflasyon sepetinde yüzde 24.45 pay ile en büyük ağırlığa sahip. 2014’ün yüzde 8.17’lik enflasyonunun 3.11 puanı, yani yüzde 38’i bu gruptan geliyor.

■ Gıda grubundaki bu fiyat artışının mevsim koşulları ile ilgisi orantısız. Ya da iklim koşulları fiyat artışları için çok iyi bir gerekçe yapılmış. Fiyatlar manipüle edilmiş, gereksiz yere şişirilmiş. Bu da toptancı, komisyoncu, nakliyeci, perakendeci zincirinden oluşuyor. Bu zincirin bazı halkalarında rekabet eksikliği var.

■ Fiyatları aracıların artırdığına dair en güçlü gösterge ise tarım üretici fiyat artışının tüketici fiyatının oldukça altında kalması. Tüketici fiyatı yüzde 12.73 artarken tarım üretici fiyatları 11 ayda yüzde 8.08 arttı. Ay ortasında açıklandığında yıllık kesin rakamları da görürüz. Ama tarım üretici ile tüketici fiyatı arasında makas iyice açılmış, tüketicinin fiyat artışı üreticinin artışından yarı yarıya daha fazla.

■ Kaldı ki 2013 yılına gittiğimizde benzer durum yine var. Üstelik mevsim koşulları uygun olmasına rağmen. TÜFE’nin yüzde 7.40 artmasına karşılık gıda ve alkolsüz içecekler yüzde 9.67 artmış. Dolayısıyla gıdada aracılık zinciri enflasyon yaratan bir yapıya dönüşmüş. Yapısal önlemler burada da alınmazsa enflasyon baskısı sürebilir.

■ Dün yatırım araçlarının performansını incelerken emlak fiyatlarının borsa ile getiride yarıştığını belirttim. Evet küresel kriz sonrası ekonomik canlanma döneminde durum böyle. Emlak fiyatları küresel kriz sonrasında her yıl çift haneli artış kaydediyor. Buna yüzde 5 civarında gerçekleşen brüt kira geliri de eklendiğinde, enflasyonu ikiye katlayan veya yüzde 50 üzerine çıkan bir getiri söz konusu oluyor.

■ Bu durum konut alt sektörü olarak zaten enflasyona doğrudan yansıyor. Konutun sepet içindeki ağırlığı yüzde 16.41 ile ikinci en yüksek grup. Aslında emlak fiyatlarının tırmanması aynı zamanda lokanta ve otel fiyatlarını da sürekli yukarıya itiyor. Hatta bu durum inşaat sektörünün 2003 yılından itibaren canlanmasıyla geçerli. Lokanta ve oteller hemen her yıl TÜFE enflasyonuna en yüksek katkıyı yapan ilk üç sektörden bir.

■ Çünkü hem oteller hem de lokantalar en değerli emlaklar üzerinde bulunuyor. Gıda da bir girdi maliyeti.

■ Bu üç ana gruptan sadece ikisinde önlem almak yeterli. Gıda ve konutta fiyat artışlarının önü alınırsa enflasyonun da alınır. Çünkü otel ve lokanta grubu fiyatlarını düzenli artıran da emlak fiyatlarındaki artış. Bu üç ana grubun enflasyon sepetindeki payı yüzde 47 ama yıllık enflasyona katkıları yarıdan daha fazla. Üç sektörün katkısı 3.80 ile 2013’te yüzde 52 iken, 2014’te 5.15 ile yüzde 63’e çıktı.

■ Gıdadaki ekstra fiyat artışını biraz anlamış gibiyiz. Çözüm için bir komisyon oluşturuldu. Bekleyip göreceğiz. Ama konuttan enflasyona çift yönlü gelen katkı henüz anlaşılmış değil. Anlaşılsa da üzerine gidilmeyebilir, “Dünyada mekân ahirette iman” denilip geçilebilir.

Yukarı