TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Faizden elde edilen tasarruf sosyal güvenlik ile eğitime

Hükümetin bütçe açıklarını ve kamu boçlanma ihtiyacını azaltması, faizlerin düşmesi sonucu son 12 yılda yaklaşık 300 milyar dolar veya milli gelirin yüzde 40’ı kadar tasarruf ettiğini dün belirtmiştik. 12 yılın ortalama yıllık faiz harcamaları milli gelirin yüzde 4.8’si kadar. Ondan önceki 12 yıl yani 1991-2002 arasının ortalaması ise yüzde 8.1. Yani faizden her yıl milli gelirin yüzde 3.3’ü kadar tasarrufumuz olmuş. Bu da her yıl için yaklaşık 35 milyar dolarlık bir kaynak eder. Peki bu kaynak nereye gidiyor?

- Bütçe harcamaları faiz ve faiz dışı olmak üzere iki ana kaleme ayrılıyor. Faiz harcamaları ciddi biçimde azalırken faiz dışı harcamalar arttı. Bütçe rakamları da bunu net biçimde ortaya koyuyor. Faiz dışı harcamaların milli gelire oranı son 12 yılda 4.4 puan artarak yüzde 18.2’den yüzde 22.6 düzeyine çıktı. Bu rakam tam da 35 milyar dolarla uyumlu, onu bir kez daha teyit ediyor.

- Faiz dışı harcamalar içinde en çok artan da sosyal güvenlik ve sosyal yardımlar ile eğitim. Bu iki ana kalemin milli gelir içindeki payı 2.9 oranında arttı. Merkezi Yönetim Bütçesi’nin fonksiyonel dağılımı 2006’dan beri yayımlanıyor. Buna göre sosyal güvenlik harcamaları milli gelirin yüzde 3.5’i iken 2013 yılında yüzde 5.5’e çıktı, bu yıl ise yüzde 5 olacak. Bu pay da genel kamu hizmetlerinin yüzde 7’lik payından sonra ikinci en büyük pay oluyor. Milli gelirin 2 puanına varan yıllık artisan ise15 milyar dolar ek bir harcama anlamına geliyor.

- Sosyal güvenlik ve sosyal yardım harcamaları toplamı bu yıl 97.5 milyar dolara varacak. Bunun bütçe harcamaları içindeki payı yüzde 20. Yani bütçenin beşte biri sosyal güvenlik ve sosyal yardımlara gidiyor. Son 10 yılda en fazla artış kaydeden bu kalem 2006’da bütçenin yüzde 15’i kadardı.

- Son yıllarda payını en çok artıran ve faiz ödemelerinden elde edilen tasarrufun asıl yönlendiği alan olan sosyal güvenlik ve sosyal yardımlar da kendi içinde önemli farklılıklar gösteriyor. Bu başlık altında altı ayrı kalem bulunuyor. Hastalık ve malullük yardım hizmetlerine 2006’da 72.7 milyon lira harcanırken ve 2015’te 4.7 milyar liraya çıkıyor. Bütçe içindeki payı sıfır düzeyinden yüzde 1’e yükseliyor.

- Sosyal güvenliği bulunmayanlara sağlanan hizmetlerin tutarı da 2006’da 92 milyon liradan 2015’te 4.6 milyar liraya çıkıyor. Bütçedeki payı da sıfır düzeyinden yüzde 1’e çıkıyor.

- İşsizlik yardımları 658 milyon liradan 1.9 milyar liraya sınırlı bir artış gösteriyor.

- Aile ve çocuk yardımı 213 milyon liradan 582 milyon liraya çıkıyor.

- Yaşlılık yardımı da 76 milyon liradan 291 milyon liraya varıyor.

- Sınıflandırmaya girmeyen sosyal yardım ve sosyal güvenlik hizmetleri ise 25 milyar liradan 76 milyar liraya yükseliyor.

 

 

 

Harcamalarda hükümet seçici davranıyor, genel kamu hizmetlerinin payı düşüyor

- Eğitim harcamaları milli gelirin yüzde 2.9’undan yüzde 4.1’e çıktı. Yüzde 1.4 puanlık artisan karşılığı ise 11.5 milyar dolara denk geliyor. Eğitim hizmetlerine bütçeden 2006’da 22 milyar lira 2015’te 65 milyar lira ayrıldı. Bütçe harcamaları içinde ise yüzde 12.5 olan payını yüzde 17.5’e çıkardı. Bu payıyla eğitim, genel kamu ile sosyal güvenlikten sonra üçüncü büyük bütçe harcamasını oluşturuyor.

- Genel kamu hizmetleri neredeyse bütçenin üçte birini oluşturuyor. 2006’daki bütçe içinde payı yüzde 40 iken 2015’te yüzde 30’a indi. Faiz yanında payı azalan ana harcama kalemi de bu. Genel kamu hizmetlerine ayrılan bütçe payının azalmasına karşılık sosyal güvenlik ve sosyal yardımın, eğitimin paylarının artması ise hükümetin her alanda harcama artışına gitmediğini, seçici davrandığını gösteriyor.

- Sağlık hizmetleri genel kanının aksine payını çok artırabilmiş değil. Sağlık hizmetlerinin bütçe harcamaları içindeki payı 2006’da yüzde 5.2 iken 2015’te yüzde 4.7’ye iniyor. Milli gelir içindeki payı da yüzde 1.1 düzeyinde.

- Kamu düzeni ve güvenlik hizmetleri de son 10 yılda payını hızla artıran harcama kalemi. Söz konusu kalemin bütçedeki payı yüzde 7.28'e ulaşmış durumda.

- Savunma hizmetlerinin payı da milli gelirin 1.5 puanı kadar azalarak yüzde 4.9’a indi.

 

Yukarı