TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Tasarrufları artırmada BES’leme dönemi

Tasarruf dünyasının tek hikâyesi var. O da bireysel emeklilik sisteminin getirdiği canlanma. BES’e verilen teşvikler yüzde 25 devlet katkısına dönüştürülünce son iki yılda sisteme 2 milyon kişi katıldı. 5 milyonu aşan BES katılımcısı yanında BES fonlarının toplam tutarı da 38 milyar liraya yükseldi. Yıllık yüzde 44 ile en fazla artış sağlayan finansal varlık da BES fonları

Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) yürürlüğe girmesinden 10 yıl sonra patlama yaşıyor. 2013 yılında yapılan değişiklikle BES’lere tanınan vergi teşvikleri yüzde 25 devlet katkısına dönüştürüldü. Yıllık asgari ücreti geçmemek üzere BES’e yatırılan her 100 TL’nin yanına devlet de 25 lira katkı payı koyuyor. İşte bu yüzde 25’lik katkı payı finansal piyasalardaki getiri yokluğu ile birleşince 2013’te bireysel emeklilikte başlayan ivmelenme 2014’te artarak devam etti.

-Bireysel emeklilik sistemindeki fonların toplam tutarı 2013 yılında 20.3 milyar liradan 26.3 milyar liraya çıkarken yüzde 29 artış kaydetti. 2014’te ise 37.8 milyar liraya yükselen BES fonlarının yıllık artışı yüzde 44’e ulaştı. Yatırım araçları içinde de en yüksek artışı yakaladı. Son iki yıllık artış da yüzde 86’yı buldu.

-Yine BES’e yüzde 25 devlet katkısının başlatıldığı 2013 başından beri 2 yılda sisteme katılanların sayısı 2 milyon arttı. 2012 sonunda 3 milyon 128 bin kişi olan katılımcı sayısı 2014 sonunda 5 milyon 98 bine çıktı. Katılımcıların yüzde 30’u İstanbul, yüzde 9’u Ankara, yüzde 7’si İzmir, yüzde 4’ü Antalya ve yüzde 4’ü Bursa’dan.

-Bireysel emeklilik sisteminin getirisi açısından da 2014 iyi bir yıl. Emeklilik Gözetim Merkezi’nin verilerine göre BES fonları endeksi 2013 yılını 341.32 puandan kapatırken 2014 sonunda 389.83 puana yükseldi. Bu, yüzde 14.22’lik artış tüketici enflasyonundan arındırıldığında yüzde 5.6’lık reel bir getiri kalıyor geriye. Bu getiri de geçen hafta yayımladığımız yıllık yatırım araçları performansı arasında hisse senetleri ve gayrimenkulden sonra üçüncü en iyi getiriydi.

-BES fonları yanında yatırım fonları performansında da artış var. Faiz artışının yılbaşında yapılmasına karşılık yıl içinde yükselme olmaması, hisse senetlerindeki nispeten iyi sayılabilecek getiri ile menkul kıymet yatırım fonları yüzde 2.8 gibi bir reel getiriyi yakaladı. Nitekim bu fonlara ilgi de arttı. Aşağıdaki tablodan izlenebileceği gibi, yatırım fonları uzun yıllardır 30 milyar lira sınırını aşamadı. Geçen yıl ise 34.4 milyar liraya yükseldi ve yüzde 16.5’lik artış da burada yaşandı. Emeklilik ve yatırım fonlarının toplamı ise 55.7 milyar liradan 72.2 milyar liralık bir büyüklüğe ulaştı. 2014 yılındaki artış ise 16.4 milyar lira ve yüzde 30 düzeyinde.

-Türkiye’de tasarrufları yükselten bir başka kalem de hisse senetlerinin değerlenmesiydi. Yıllık yüzde 26.4’e varan ortalama borsa artışı yerlilerin portföyünü yüzde 27 veya 19 milyar lira artırdı.

-Bu artışların üzerinde duruyoruz çünkü geriye mevduat kalıyor ve oradaki performans iyi sayılmaz. Bankaların 3 aylık mevduata verdiği ortalama faizin yıllık bileşik getirisini biz geçen yıl için yüzde 11.64 olarak hesapladık. Bu da yüzde 3.21 reel getiri demek. Yüzde 11.64 faiz demek aslında mevduattaki yüzde 10.7’lik artışın da üstünde bir oran. Yani gerçekte mevduat artmamış. Artış faizden elde edilen getirinin de altında.

-Yeri gelmişken geçen hafta yayımladığımız “yatırım araçlarının son 30 yıllık nominal ve reel getirileri” tablosunda bir düzeltme yapalım. 2014 yılı mevduat getirisi tabloda yüzde 8.6 olarak yer alıyor. Bu rakam, Merkez Bankası sitesinde de olan 3 aylık yüzde 10.13’lük yıl sonu faizinin stopajı düşüldükten sonraki değeridir. Bunun yerine normal yıllık bileşik getiri olan yüzde 11.64 konulacak ve buna göre reel getiri yüzde 0.4 yerine yüzde 3.21 olacaktı. Veri setinin karıştırılması tarafımdan yapıldı. Düzeltir, özür dilerim. Bu yanlışlığı görerek beni uyaran Güngör Uras hocama da çok teşekkür ederim. Yanlışlık gelecek yıllara taşınmamış oldu.

-Kısaca tasarruf dünyasında tek hikâye var. O da bireysel emeklilik sisteminin ivmelenmesi. Bunun sonucunda da yurtiçi tasarruf artışının harekete geçmesi. Yurtiçi tasarrufların milli gelire oranı 2012’de yüzde 12.6 ile tarihi en düşük düzeyine inmişken, 2013’te yüzde 13.4’e ulaştı. Henüz rakamlar kesinleşmedi ama 2014’te de yüzde 14.9’a yükselecek. Bunda bireysel emeklilik sisteminin belli bir payı var.

Sıcak para miktarı 131 milyar $

Geçen yıl yabancı portföy yatırımcıları Türkiye’ye yatırım yapmaya devam etti. Yabancılar net bazda hisse senedinde 2.2 milyar dolarlık, devlet iç borçlanma senetlerinde 624 milyon dolarlık alım yaptılar. Hisse senedi stok miktarı ise 7.5 milyar dolar kadar arttı. Bu artışın 2.2 milyar doları net alımdan. 5.3 milyar doları hisse senetlerinin değerlenmesinden kaynaklandı. Böylece yabancıların hisse senedi portföyü 62 milyar dolara, devlet iç borçlanma senedi portföyü 52 milyar liraya yükseldi. Buna karşılık yabancıların mevduatında 2.2 milyar dolar azalma meydana geldi. Toplam portföyleri ise 131.3 milyar dolara ulaştı. Bu da 5.8 milyar dolarlık veya yüzde 4.7’lik artış demek.

2012 yılında 40 milyar doları bulan portföy yatırım artışından sonra yabancıların 2014 artışı oldukça sınırlı.

-Çünkü 2013 yılında FED’in parasal genişlemeyi durdurmaya yönelik açıklaması ile gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımları ilk darbeyi yedi.

-Aralık 2013’te FED parasal genişlemeyi sonlandırırken dikkatler ilk faiz artırımının zamanlamasına çevrildi.

-Türkiye’nin yaşadığı Gezi ile 17 ve 25 Aralık olayları da sermaye akışlarını etkiledi.

-Sıcak paranın sınırlı gelmesinde bu faktörler yanında Türkiye’nin cari açığını azaltması yani dış kaynağa ihtiyacını sınırlaması da etkili oldu. 2012 yılındaki 75 milyar dolarlık cari açıktan sonra 2013 yılında 65 milyar dolara inildi, bu yıl ise 45 milyar doların altına düşülüyor.

SONUÇ: “Parasız düşünür, paralı iki misli düşünür.” Tolstoy

Yukarı