TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

TL’de ocak değerlenmesi ancak silindi

Salı günü Enflasyon Raporu’nu açıklarken Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın faiz indirimini öne çekebileceklerini söylemesi üzerine kurda başlayan artış devam ediyor. Dün dolar 2.4190 ile tüm zamanların en yüksek düzeyine çıktı. Salı da dahil olmak üzere son 3 günlük dolar artışı yüzde 2.82’yi buldu. Euro’nun TL’ye göre artışı ise yüzde 3.54 ile daha yüksek oranlı gerçekleşti. Çünkü bu sırada Euro dolara karşı çok az da olsa toparlandı.

Sonuçta yarım dolar ve yarım Euro’dan oluşan döviz sepeti 26 Ocak Pazartesi günü 2.4986’dan dün en yüksek seviyesine, 2.5785’e çıktı. Üç günlük sepet kur artışı yüzde 3.2 düzeyine vardı. Her güne yüzde 1’lik artış düşüyor.

■ Ancak bu seviye henüz kurun yılbaşı seviyesini yeni yakaladı. Çünkü 2014 sonunda sepet kur 2.5794 düzeyindeydi. Zamanı yılbaşına kadar uzattığımızda TL’de herhangi bir değer kabı yok, baş abaş bir durum var.

■ Yılbaşından önce aralık ortası gibi, petrol fiyat düşüşü ve beraberinde Rus Rublesi’nin çöküşüne paralel kurda yine bir kabarma olmuştu. 16 Aralık’ta sepet kur 2.7181 düzeyine yükselmişti. Dolar 2.4120 ile rekor kırarken Euro da 3.0242’ye çıkmıştı. Dünkü en yüksek kur seviyesi olan 2.5785, 16 Aralık’a göre yüzde 5.1 aşağıda.

■ Türkiye’ye faiz artırmak zorunda bırakan 27 Ocak 2014 tarihindeki kur seviyesi ise sepet bazında 2.8312 idi. Reel olarak da nominal olarak da sepet bazında ulaşılan en yüksek düzey bu. Henüz Euro’nun düşüşü başladığı için TL karşısında dolar da, euro da rekor kırmıştı. Dünkü sepet kurun ulaştığı düzey, bir yıl öncesi rekor düzeyinin halen yüzde 8.9 altında bulunuyor.

■ Rekor kıran dolar, Euro veya sepet bazındaki kur değil. Tek başına da olsa doların rekor kırması elbette önemlidir ama resmin bütününü de vermez. Çünkü Türkiye’nin ihracatının yüzde 45’i Euro’yla. Turizm gelirlerinin yarıdan fazlası bu para birimi üzerinden.

■ Doların TL’ye karşı nominal olarak en yüksek değerine ulaşması gayet normal. Çünkü dolar dünyada değerleniyor. Hemen her para birimine göre değerini artırıyor. Dün de FED’in faiz artırımını pek de ertelemeyeceği izlenimi gelişmekte olan ülke kurlarına değer kaybettirdi. Türkiye para birimi ise faiz düşüş sürecinin de etkisiyle en çok düşen kurlardan biri oldu.

■ Nitekim gelişmekte olan ülke para birimlerinin dolara karşı değerini ölçen JP Morgan EM Kur Endeksi, yılbaşından bu yana yüzde 2.3 değer kaybetti. TL’nin değer kaybı ise 2.8 düzeyinde. Bunu da enflasyon farkına vermek mümkün.

■ Hesaplama Euro’nun değer kaybetmeye başladığı, doların TL karşısında dibe vurduğu Mayıs 2014 ortasından bu yana yapılırsa daha farklı bir tablo ortaya çıkıyor. Dolara göre değer kaybı gelişmekte olan ülke kurlarında yüzde 14.2’ye varırken, TL’de yüzde 5.4 düzeyinde kaldı.

■ Son üç günde meydana gelen kur hareketleriyle TL’de yeni yılda oluşan değerlenme ancak silindi. Euro’nun değer kaybettiği ve bu nedenle zaten ihracatçıların ve turizmcilerin zorlanacağı bir dönemde Türkiye’nin kendi parasını değerlendirmesinin bunun üzerine eklenmesi, kendi ayaklarına kurşun sıkmak olur. Bunu yaptığında FED’in faiz artırım sürecine hem düşük faiz hem de değerli TL ile girer ki, bu da dalgaları çift taraftan yeme gibi bir sonuç doğrurur.

SONUÇ: “Kimi cümleler zehrini ancak yıllar sonra akıtır.” Elias Canetti

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
30 Ocak 2015 Cuma, 10:44 Misafir krizlerin tepe noktasıyla, normal zamanları kıyaslarsak doğru olur mu? bence gelişmiş ülkelerdeki parasal genişleme ivmesini kaybedip tepe noktasına ulaşacak ve geri dönüş başlayacak. basit matematiksel denklem. tepe noktasına yaklaşırken ivme düşecek ve genişlemenin zararlı etkileri ilk önce bizim gibi bu dönemi doğru kullanamayan ülkelerde görülecek. kur ve kredi batma riskini net hesaplayan yatırımcının ayağı geri geri gitmeye başlayacak. umut dağıtmakla matematik değişmez. bence herkes paraşütlerini hazırlasın.
Yukarı