TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Son dört yılın gizemi ne?

GIDADA TÜKETİCİ FİYAT ARTIŞI, ÜRETİCİ FIYATINI İKİYE KATLAMIŞ


Ocak enflasyonu yüzde 1.10 yerine yüzde 1 olsaydı, Merkez Bankası olağanüstü toplanıp faiz düşüşünü görüşecekti. Ama olmadı. Enflasyonu beklentinin üzerinde yükselten, “gıda ve içecek” grubunun yüzde 3.52’ye varan artışıydı.

Hava koşulları bu artışın bir bölümünü açıklayabilir. Ya üretici daha yüksek fiyattan satmıştır malını ya da ulaştırma sistemi aksadı. Bunu ay ortasında tarım üretici fiyatı açıklandığında göreceğiz. Yüzde 3.52’lik fiyat artışının bakalım ne kadarı üretici kaynaklı çıkacak?

Ayın dışına çıkarak daha uzun vadeye bakarsak tüketici fiyatlarının zincirin hangi halkasında arttığını aşağı yukarı görebiliyoruz. Yukarıda yer alan tabloda “tüketici enflasyonu”, bu enflasyonun alt kalemi olan “gıda ve alkolsüz içecekler” ile “tarım üretici fiyat” endekslerini yan yana koyduk. 11 yıllık verilerin seyrinden şu tespitleri yapmak mümkün.

■ 2003’ten 2014 yılı sonuna kadar tarım üretici fiyatı yüzde 127 arttı.

■ Buna karşılık tüketici fiyatları yani gıda ve alkolsüz içecek grubu yüzde 163 arttı. Arada 35 puanlık fark meydana geldi. Tüketici fiyatları bu oranda daha yüksek çıktı.

■ Ancak yıllar içindeki ayrışma da önemli. 2010 yılına gelinceye kadar üretici ile tüketici enflasyonu arasında önemli bir fark yok. Aşağı yukarı başa baş gidiş söz konusu. Üretici fiyatları yüzde 87, gıda ve alkolsüz içecekler yüzde 82 arttı. Aradaki fark 5 puan.

■ 2010 sonrası 4 yılda ise fiyat artışları tarım üreticide yüzde 21.6 olmasına karşılık tüketicide yüzde 44’ü buldu. Aradaki fark yüzde 22.5 puan. Tüketici fiyatları son 4 yılda üretici fiyatlarını bu oranda geçmiş. Her yıl tüketici fiyatı üretici fiyatının üzerinde olmuş. 2010 yılında ne olmuşsa dönüm noktası olmuş.

■ Sonuçta 11 yıllık manşet tüketici enflasyonu yüzde 138 oldu. Tarım üretici fiyatı yüzde 127 ile bunun 10 baz puan altında kaldı ve enflasyonu aşağı çekici etki yaptı. Ama gıda tüketici fiyatları yüzde 163 artışla hem üretici fiyatlarının 36 puan üstüne çıktı hem de genel enflasyonu 25 puan geçti ve genel enflasyonu da yukarı çekti. Kısaca gıdada bu fiyat artışının önüne geçilemezse enflasyonda istenen sonuç da sağlanamayacak.

Üretim rekordaysa fiyat artışı neyin nesi?

Özellikle son 4 yılda ne değişti ki, gıdada üretici fiyatları yüzde 21 artarken, tüketici fiyatları bunun iki katına çıktı.

■ Üretimde son yıllarda önemli mesafeler aldık. Tarımsal milli hasıla 61 milyar dolara ulaşarak Avrupa’nın en büyük üreticisi durumuna geldik. Nitekim son yıllarda tarım üretici fiyatları düşüyor.

■ Ürettiğimizi ihraç mı ediyoruz ki, iç piyasaya mal kalmıyor ve fiyatlar bu kadar tırmanıyor? Böyle ise ihracata sınırlama niçin düşünülmez? Söz konusu olan gıda ve bunun örneklerini dünyada sık sık görüyoruz.

■ Üretim planlaması gereğince yapılmıyor mu? Yapılıyorsa depolama mı eksik ki, hava koşullarına bu kadar bağlıyız?

■ Üretici bölgeler ile tüketici bölgeler farklı ve taşıma en pahalı sistem olan karayoluyla. Ama ulaştırma da son aylarda petrol fiyatlarına dayalı düştü. O zaman meyve ve sebzede bu yükseliş neden?

■ Artan kira ve emlak fiyatlarının perakende satışlarda bir etkisi var mı? Kurulan araştırma komisyonu bugüne kadar herhangi bir sonuç elde etti mi? Fahiş kârı kim, nasıl elde ediyor?

Önümüzdeki günlerde bütün bu soruların yanıtlarını arayacağız. Bulduğumuzda da sizlerle paylaşacağız.

SONUÇ: “Bir okka turp, neye tuttursan tut.” Türk atasözü

Yukarı