TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Reel sektörün son 4 yıldaki performansı bankaları solladı

 

Moody’s döviz kurundaki artışın ve büyümenin düşmesi nedeniyle Türk bankalarının görünümünü negatifte tuttu. Ülke notuyla paralel bir bankacılık notu ve görünümü korundu. 10 Nisan’da ülke notu hakkında aynı kuruluş gözden geçirme yapacak.

Moody’s’in bu değerlendirmesi 10 Nisan’daki gözden geçirmenin bir öncüsü gibi. Çünkü, Türkiye konusunda ne yapılacaksa eninde sonunda bankacılık sektörüne gelip dayanır. Bankacılığın yatırım yapılabilir notunun korunması 10 Nisan’da ülke notunun aynı şekilde değerlendirileceğine işaret edebilir. İki hafta sonra not düşürecek bir kuruluş neden bugün notu korusun. Yeter ki, 2 hafta içinde notu düşürecek gelişmeler olmasın. Önceki günkü Moody’s açıklamasına bu yönüyle olumlu bakılabilir.

- Biz bankacılığımızın sağlamlığının farkına küresel krizde vardık. Ancak 2010 yılında para politikasının değiştirilmesiyle bankacılık sektörüne müdahale yapıldı. Kredi büyümesi sınırlandırıldı. Zorunlu karşılıklar artırıldı. Ardından ücret ve komisyonlar sınırlandırıldı, bireysel kredi büyüme hızı kısıldı.

- Bankalar Birliği'nin verilerine göre, sektörün vergi ve toplam kamusal yükü, vergi öncesi kârın yüzde 41’ini oluşturuyor. Alınan bu önlemlerle hem sektörün büyümesi hem de kârlılığı azaldı. Hatta bankaların karları ihtiyaten küresel kriz döneminde dağıttırılmadı. Buna rağmen bankaların büyümesi sınırlı kaldı.

- O tarihten bu yana geçen 4 yılda bankacılık sektörünün piyasa değeri 113 milyar dolardan 74 milyar dolara indi. Bankaların piyasa değeri 39 milyar dolar ve yüzde 35 azaldı. Aynı azalma borsanın toplamında yok. Yok ki, bankalar 2010 sonunda borsanın yüzde 37’sini oluştururken, şubat ortası itibarıyla bu oran yüzde 29’a düştü. Yabancı yatırımcılar da banka hisselerindeki paylarını azalttı.

- Son dört yılda dolar bazında borsanın toplamı yüzde 15 geriledi. 4.11 sent olan BİST 100 Endeksi şubat ortasında 3.50 sente indi. Banka Endeksi de 9.35 sentten 6.55’e düştü ve yüzde 30 geriledi. Banka dışı bütün şirketler 1 gerilemişse bankalar 2 gerilemiş.

- Yine Bankalar Birliği’nin hesaplamalarına göre, borsada hisse senetleri, defter değerinin yüzde 56 üzerinde işlem görürken, bankalar sadece yüzde 14 primli işlem görüyor. Bankaların borsa değeri neredeyse defter değeri düzeyine inmiş.

- Yani bankaların yaklaşık 350 bin hissedarı da, banka paylarını satan Citi de, Doğuş Grubu da, iki yıl içinde performansa göre Türkiye’den çıkabileceğini açıklayan yabancı bankalar da, genel gidişi görmüş ve umut kesmiş. Genelden kasıt büyümenin düşmesi, özelde ise bankacılığın diğer sektörlere göre daha düşük performans göstermesi

- Reyting kuruluşlarının gördüğünü piyasa daha önceden görmüş ve fiyatlamayı da yapmış. Bankacılık göründüğü ve söylendiği kadar güçlü değildir. Hele söz konusu bankacılık olunca güç ancak kâr ve sermayeyle olur.

SONUÇ:Kâr eden, ar etmez.” Türk atasözü

Yukarı