TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Derin olan kuyu değil, kısa olan iptir

 

Gelişmekte olan ülkelerin enflasyonu ortalama yüzde 4, Bizim enflasyonumuz ise bunun iki katı.

Üstelik yılın ilk aylarında kuvvetli düşüş bekliyorduk. Bir ay yükseliş bir ay düşüş oluyor ve zaman doluyor. Nisan ayında yüzde 1.34’lük bir baz enflasyonu var. Mayıs, haziran, temmuzda ise yüzde 0.31-0.45 arasında bir gerçekleşmenin üzerine bu yılki rakamlar gelecek. Nisan ve mayıstan itibaren tarla ürünleri pazara inecek. Eğer bundan sonra don vurmazsa iklim koşulları üretim artışından yana, meyve sebze fiyatlarında düşüş bekleyebiliriz. Bu da enflasyonu yukarı çeken asıl büyük etkeni devre dışı bırakır. Tabii bu arada doları kontrol etmek şartıyla.

-Yılın ilk çeyreğindeki enflasyon toplamı yüzde 3.05 iken, gıda alt grubu yüzde 8.82’ye yükseldi. Ana enflasyonun üçte ikilik kısmı buradan geldi. Yıllık tüketici fiyatları yüzde 7.61’e çıkarken, gıda fiyatlarının yıllığı yüzde 14.21 ile bunun iki katı düzeyinde. Enflasyondaki bu yükseliş elbette bütün hesapları altüst ediyor.

-Bir kere enflasyonda kuvvetli düşüş beklerken yerinde sayma diyebileceğimiz bir ana seyir, hemen hemen bütün finansal yatırım araçlarının getirilerini negatife çevirdi. Yılın ilk çeyreğinde enflasyon karşısında reel bir kazanç getirebilen iki araç var: Dolar ve altın.

-Yine yüksek enflasyon hanehalkının tasarruflarını eritiyor. Yılın ilk çeyreğinde hanehalkının tasarrufları yüzde 2.3 artışla 28.5 milyar lira büyüdü. Ama tüketici enflasyonu aynı dönemde yüzde 3.05 arttı.

-Dışarıdan kaynak gelişi giderek azalıyor. Ağırlıklı olarak hisse senedi ve devlet iç borçlanma senetlerinden oluşan sıcak para stoku yıl sonunda 133.3 milyar dolar iken mart sonunda 113.9 milyar dolara indi. Azalma 17.5 milyar dolar ve yüzde 13.3 düzeyinde. Düşüş daha çok değer kaybından ama Türkiye’den net para çıkışı da var.

-Aynı dönemde bankaların kullandırdıkları toplam kredi 1.209 milyardan 73 milyar artışla 1 trilyon 287 milyar liraya çıktı. Artış yüzde 6.5. Bu krediyi fonlama ve yeni kredi açmak için bankalar mevduat yarışına girdi. Toplanan fonların büyüklüğü 53 milyar veya yüzde 5 artışla 1 trilyon 121 milyar liraya çıktı. Kredi artışı 73, mevduat artışı 53 milyar. Bu nedenle mevduat faizleri resmi olarak düşemedi. Yıl sonundaki yüzde 10.13’lük üç aylık mevduat faizi mart sonunda yüzde 10’da kaldı. Ama fiili olarak büyük ölçekli mevduatlara yüzde 11-11.5 gibi faizlerin verildiğini duyuyoruz.

-Dışarıdan fon girişi azalınca ve içeride mevduat artışı kredi artışına yetişemeyince kredi faizleri resmi olarak da arttı. Merkez Bankası rakamlarına göre yıl sonunda ortalaması yüzde 13.07 olan tüketici kredileri faizi mart sonunda yüzde 13.49’a çıktı, Ticari kredi faizi yüzde 11.03’ten yüzde 11.78’e yükseldi. Enflasyonla faiz düşürelim derken hiçbiri olmadı, aksine faizler de yükseldi.

Çünkü Türkiye’de kıt olan şey tasarruflar veya sermaye. Enflasyon böyle seyrettiği müddetçe de faizlerin pek düşeceği yok. Enflasyon yüzde 7.61, politika faizi yüzde 7.50. Faizleri düşürmek isteyen işe gıda fiyatlarındaki iki katı artışı törpülemekten başlamalı, bu konuda yapısal önlemleri almalı.

DOLAR VURDU: DÜNYADA TL KAYIPTA 11'İNCİ, BORSA 10'UNCU SIRADA

Seçimlerin yanında faiz ve hükümet içi tartışmalar ile çevremizdeki jeopolitik olaylar ilk çeyrekte etkili oldu. Doların güçlenmesi de eklenince ihracat azalmaya ve büyüme beklentisi düşmeye başladı. Enflasyonda ise gıda fiyatları sorun çıkarmaya devam ediyor. Sonuçta değerli doların da etkisiyle Türkiye’ye daha az sıcak para gelmeye başladı. Bu durum, dış kaynağa yüksek ihtiyacından dolayı Türkiye’yi küresel piyasalara oranla daha dalgalı ve daha kırılgan yaptı. Ama üç ayın bilançosunda en kötü durumda olan Türkiye değil. Dolar TL karşısında yüzde 11.4 arttı ama değer kaybedenler liginde TL 11. sırada yer alıyor. Ukrayna, pek çok Doğu Avrupa ülkesi ile Brezilya bizim önümüzde. Dolar gelişen ülke kurlarına karşı yüzde 5.5, gelişmiş ülke kurlarına karşı yüzde 9 değerlendi. Dünya borsalarının ortalama yüzde 1.8 değer kazandığı bir dönemde Türkiye yüzde 5.7 ile en çok kaybettiren 10. borsa.

SONUÇ; “Derin olan kuyu değil, kısa olan iptir.” Konfüçyüs

Yukarı