TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Geçiş sürecinde şaşırtma yeterGeçiş sürecinde şaşırtma yeter

 

Denilebilir ki, 2001 krizi sonrasındaki ekonomik kazanımların zirve yaptığı yer ve tarih, Mayıs 2013’te Türkiye’nin yatırım yapılabilir kredi notunu almasıydı. Bu ay itibarıyla faizlerin tarihi en düşük noktaya inmesi, borsanın rekor kırması, Türkiye riskinin taban yapması da buna işaret ediyor.

Sonrasında bu zirveyi daha yükseklere taşıyamadık. Çünkü notu kazanır kazanmaz hemen arkasından küresel risk alma iştahı FED açıklamasıyla kesildi. Üzerine Türkiye’de Gezi olayları, ardından 17-25 Aralık olayları, yerel seçimler ve nihayet cumhurbaşkanlığı seçimi geldi. Küresel sermaye hareketleri zaman zaman canlandı veya tersine döndü. Bütün bunların ekonomiye yansıması genelde olumsuz yönde oldu. Şimdi de 7 Haziran Genel Seçimi’ne doğru ilerliyoruz.

SEÇİMİN ÖNEMİ NEREDE?

7 Haziran’ın ekonomi açısından önemi şurada: İktidar partisi seçimi tek başına kazansa bile, ekonomi yönetimi değişecek. Çünkü bu işin patronu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan üç dönem kuralı gereği seçime katılamıyor. Dışarıdan bakan yapılabilir ama bunun ihtimalini oldukça zor görüyoruz. Dolayısıyla ekonomi yönetiminin değişme ihtimali çok yüksek. Meclis’e girmesi muhtemel partilerden birinin kadrolarını pek tanımıyorum, onun için değerlendirme yapamayacağım ama diğer üç partinin güçlü adaylara sahip olduğunu listelerin Yüksek Seçim Kurulu’na teslimiyle gördük.

■ Sandıktan iktidar partisinin çıkması durumunda elbette sonuçlara bağlı olarak, seçim sonrasında Anayasa değişikliği ve başkanlık sistemine geçilmesi tartışmaları ve süreci başlayabilir de. Bu durumda 2013 yılında başlayan geçiş süreci daha uzayabilir.

■ Hükümeti diğer partilerin kurması durumunda sadece ekonomi yönetimi değil, siyasi yönetim de değişecek. Hatta tek başına hükümet döneminden koalisyona geçilmiş olacak. Siyasi hayattaki bu değişimle yeni ekonomi politikaları ve yeni ekonomik yapı da gündeme gelebilir. Yine 2013’te başlayan geçiş sürecinin 7 Haziran’la bitmeyeceği ve daha uzayacağı anlamına gelir bu.

■ Özetle muhalefet de kazansa, mevcut hükümet de devam etse ekonomideki geçiş süreci seçimle bitmeyecek, sonrasında da devam edecek. Ta ki, ekonomide yeni bir büyüme dönemi ve yapısı kuruluncaya kadar.

■ İşte bu geçiş döneminde, ister seçim öncesinde isterse de seçim sonrasında olsun, geçmişten gelen kazanımların korunması çok önemli olacak.

NEYİ KORUMAMIZ GEREKLİ:

Korunması gerekenlerin başında ülke notu geliyor. Notun düşmesi, ülkedeki bütün varlıkların, gayrimenkul ve fabrikalar dahil, kısa, orta ve uzun dönemli değerlerinin düşmesi demektir. Yani yaratacağı sonuçları itibarıyla herkesin cebini ilgilendirir. Yatırım yapılabilir ülke notunu 1994’te kaybettik, 19 yıl sonra 2013’te geri aldık. Kaybetmesinin kolay ama geri kazanımın çok zor olduğunu bilelim. Bu anlamda hepimiz aynı gemideyiz.

Notun korunması öncelikle bütçe disiplinini bozmamaktan, döviz rezervini hangi nedenle olursa olsun kalıcı biçimde düşürmemekten, döviz kurunda yine nedeni ne olursa olsun kalıcı yüksek oranlı artış yaşamamaktan, enflasyonu kalıcı biçimde çift haneli rakamlara sıçratmamaktan geçiyor.

■ Büyüme oranı birkaç yıl için düşük kalabilir veya bizde olduğu gibi tek yıllık daralmalar yaşayabiliriz. Ancak düşük büyüme kalıcı olursa, yıllarca devam ederse makro dengeleri de bozar ve eninde sonunda not düşüşünü beraberinde getirir.

■ Geçiş sürecinde notun korunmasını hedefleyen bir strateji aynı zamanda ekonomiyi de piyasaların hışmından korur. Spekülatif atakla karşılaşmasını engeller.

■ Bütün bu nedenlerden dolayı Meclis’e girmesi muhtemel partilerin ekonomik programlarını olabildiğince detayıyla açıklamaları önemlidir. Ekonomi yönetiminin değişimi sürecinde şeffaflığa büyük önem vermeleri, ne yapacaklarını önceden anlatmaları, ekonomiyi ve piyasaları buna hazırlamaları belirleyicidir. Çünkü değişecek olan 12 yıllık bir yönetimdir. Ve belirli kazanımların ardından çok partili hayatın en uzun süreli ekonomi yönetimi değişiyor.

■ Üstelik bu değişim süreci ani ve çok kısa zamanda da olmuyor. Seçim tarihi belli, seçim sonuçlarına göre hangi gelişmelerin gündeme geleceği de. Büyüme de düşük. Dolayısıyla ekonomiye vereceği hasar da buna orantılı olabilir. Durumu daha bozmamak ve değişimi en az hasarla atlatmak açısından da, şeffaflık ve değişime hazırlık sürecinin iyi yönetilmesi önemli.

SONUÇ: “Şaşan ateş avuçlar.” Türk Atasözü

Yukarı