TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Sıcak paranın nazlı dönemi

 

Hem şubat ayı hem de dün açıklanan mart ayı ödemeler dengesi verileri sıcak paranın nazlı bir döneme girdiğine işaret ediyor. Genel olarak azalmakla birlikte cari açığı dış kaynakla finanse edemeyip rezervlerden de karşılama yoluna gidiyoruz. Nitekim rezervlerden karşılama 6.5 milyar dolarla mart ayında rekor aylık seviyeye çıktı.

■ Türkiye’deki sıcak para stoku da buna paralel düşüyor ve nisan sonunda 112 milyar dolarla 2011 sonrası en düşük düzeyine inmiş bulunuyor. 2014 sonunda 131.3 milyar dolar olan sıcak para stoku 4 ayda 19 milyar dolar ve yüzde 15 eridi. Erimenin büyük kısmı hisse senetlerinin ve tahvillerin değer kaybından kaynaklanıyor.

■ Dünkü mart ayı ödemeler dengesinde görüldüğü gibi, sıcak paranın azalmasında daha az miktarda olmak üzere yabancıların net bazda satıp Türkiye’den çıkmaları da etkili. Yabancılar mart ayında hisse senetlerinde 580 milyon, devlet iç borçlanma senetlerinde 2.241 milyon dolar net çıkış yaptılar. Şubat ayında da yabancılar net bazda 479 milyon dolarlık çıkış gerçekleştirdiler. Yılın ilk üç ayında ise sıcak paradan net çıkış 896 milyon dolarda kaldı.

■ Finansman ayaklarından biri zayıflayınca cari açığın finansmanı Merkez Bankası rezervlerinden yapılmak durumunda kalındı. Yani cepten tükettik. Bu konuda en dikkat çekici gelişme şubat ve martta yaşandı. Şubatta net hata ve noksan kalemi imdada yetişti. 4.6 milyar dolar bu yolla karşılandı. Buna rağmen 1.1 milyar dolar rezervlerden karşılanmak durumunda kalındı. İlk açıklandığında 4.3 milyar dolar olan bu kaynağın ne olduğu adı üstünde, bilinemiyor, hesaplama hatası veya noksanlığından ileri geliyor.

■ Bu konuda ağırlıklı görüş ise şöyle: Şubat ayında Merkez Bankası üzerinden yapılan faiz tartışması ve döviz kurundaki yükselmenin seçim öncesi atmosferle birleşmesi, dışarıdan kaynak girişini azalattı, hem sıcak parayı hem de kredi kullanımlarını düşürdü. Bu durumda şirketler kesimi yükümlülüklerini yurtdışında patronların zulalarından karşılama yoluna gitti ve sonuçta ödemeler dengesinde böyle bir fazlalık oluştu. Önümüzdeki aylarda bu durumu Merkez Bankası kısmen açıklığa kavuşturabilir.

■ Mart ayında ise 5 milyar dolara varan cari açık, net hata noksan kalemiyle kaynak girişinin 91 milyon dolara inmesi, sıcak para çıkışının artması ve kredi kullanımının azalması sonucu 6.5 milyar dolar gibi daha yüksek bir finansman gerektirdi. Bu da Merkez Bankası rezervlerinden karşılandı. Böylece aylık bazda en yüksek rezervlerden yeme durumu ortaya çıktı.

■ Sonuçta ilk üç ayda cari açığın tümünü finanse edecek kadar bir dış kaynağı çekemedik. 10.9 milyar dolarlık cari açığın 3.8 milyar dolarlık kısmı rezervlerden karşılandı. Bu rakam yine benzer durumlardan dolayı geçen yılın aynı döneminde 4.8 milyar dolardı.

■ Durumun düzelmesi için ön şartlardan biri, küresel risk iştahının istikrara kavuşması ve gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarının güçlenmesi.

■ Özelinde ise Türkiye’nin siyasi belirsizlikleri atlatması ve ekonomide ortaya yeni bir hikhaye koyması, sermaye akımlarına karşı kırılganlığını azaltması da gerekiyor.

SONUÇ: “Yük, düzgün taşınırsa hafifler.” Latin atasözü

 

Yukarı