TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Düşük faiz, yüksek satış

 

Türkiye’de konut satışlarında tam bir patlama yaşanıyor. Ocak ayında başlayan ivmelenme dün açıklanan nisan ayı verileri ile doruk noktasına çıktı. Konut satışları ilk dört ayda 22, nisanda yüzde 42.7 arttı. Nisanda 119 bine ulaşan satışlar ilk dört ayda 417 bin oldu.

■ Bu satışların yüzde 38.8’i ipotekli yani bankalardan kredi kullanılarak yapıldı. Müteahhit kredisi, senet ve peşin satışların payı ise yüzde 61.2 ile normal düzeyine geldi. Bu tür satışlar nisanda yüzde 21.7 artarken ilk dört ayda yüzde 7.4 artabildi. Geçen yıl ocak sonunda artırılan faizlerden dolayı kredili konut satışları düşmüş ve toplam içindeki payı yüzde 30’a inmişti. Buna karşılık diğer konut satışları toplam içinde yüzde 70 paya ulaşmıştı.

■ Nisan 2015’te kredili konut satışları yüzde 96.4 arttı. Yılın ilk dört ayında ise artış yüzde 55.2’ye ulaştı.

■ Bütün artışlar üstelik konut sektöründe rekor satışların gerçekleştirildiği bir yılın ardından geliyor. Yukarıdaki tablodan görülebileceği gibi, 2013 ve 2014’te 1 milyonun üstüne çıkan ve rekor kıran konut satışlarında yılın geride kalan bölümünde satışların ivmesini koruyup korumayacağı önemli olacak.

Konut alımında iştahın sürmesinde ise kredi faizleri belirleyici. Bu da genel faizler ve yurtdışı risk iştahı yanında sermaye akımlarıyla yakından ilgili.


■ Yılın ilk aylarında konut talebinde patlama yaşanmasında kredi faizlerini dip noktada yakaladığına inanma önemli bir faktör gibi görülüyor. Çünkü bir tüketici kredisi olduğundan, genel faizler yükselse bile, konut kredi faizleri bankalar tarafından müşteri aleyhine yükseltilemiyor. Ancak düşürülebilir veya sabit tutulabilir.

■ Bu nedenle genel faizler ve enflasyonun yükseldiği dönemlerde daha önceden konut kredisi kullananlar avantajlı çıkıyor. Faizler düşüyorsa ilgili banka kredinin faizinde indirime gitmese bile, başka bir bankadan kredi kullanılarak mevcut konut kredisi yeniden yapılandırılabiliyor.

Eğer seçim sonrası yılın ikinci yarısında, Türkiye’ye özgü şartlar yanında dünyada FED’in faiz artırımına gitmesinin de etkisiyle genel faizlerde bir artış bekleniyorsa, tüketici kredilerinin bugünkü koşullarda kullanılması cazip. Bankalar açısından dezavantajlı bir durum var. Ancak bu da basiretli tüccar gibi davranmak durumunda olan bankaların sorunu.

■ Konut satışlarındaki patlamada sadece talep artışı değil muhtemelen arz artışı da etkili bir rol oynuyor. Seçim sonrası hem ekonomide işlerin toparlanması hem de FED faiz artşından dolayı satıcılar ellerindeki stokları eritmede agresif davranıyor olabilir.

SONUÇ: “Bugünü görmek, geleceği görmekten daha kolaydır.” Benjamin Franklin

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
26 Mayıs 2015 Salı, 13:54 Misafir insanlarda dolardaki artışa paralel olarak iç piyasada fiyatlarda artış patlaması yaşanacak korkusu hakim.o nedenle konut,araba ,elektronikte talap fazla.
Yukarı