TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Koalisyon bile tüketicinin güvenini bozamamış


Tüketici güveni mayıs ayında 2009 sonrasının en düşük düzeyine inmişti. Ekonominin yüzde 4.7 küçüldüğü o yılın ardından 5 yıl geçti, büyüme oranı yüzde 3 civarında olmasına karşılık tüketici güveni nasıl olup da hemen hemen aynı düzeye inebiliyor, anlamakta zorluk çekmiştik.

Üstelik tüketici güveninin dibe indiği aylarda otomobil satışları tarihi rekorlara ulaşıyordu. Bunu anladık, seçim kaynaklı satışlar. Adayların otomobille ziyaret ve propaganda yapma isteği her seçim öncesinde oto satışlarını patlatıyor. 

Ya konut satışlarındaki patlamaya ne demeli? Hanehalkının en büyük yatırımı genelde borçlanmaya dayanılarak finanse ediliyor. Bir seçim öncesinde büyük hacimli böyle bir harcama, yatırım veya borçlanmaya neden gidilir? Bunu da kısmen anladık. İnşaatta işlerin ve alacakların konsolide edilmesi çerçevesinde bartıra dayalı işlemlerden ve alacakların konutla tahsil edilmesinden böyle bir patlama yaşıyor olabiliriz. Nitekim konutta satış rekorlarının kırılmasını Tüketici Endeksi sadece şubat ve mart olmak üzere iki ay için doğruluyor. Diğer aylarda düşüş var.

DURUM İYİLEŞİYOR MU:

Tüketici Güven Endeksi’nin 64.3 olan değeri haziran ayında 66.4’e yükseldi. Rakamlar önemli. Çünkü haziran ayı rakamları seçim sonrasında yapılan ilk anketin sonuçlarını yansıtıyor. 13 yıl süren tek başına iktidar döneminin sonlanması ve açılmakta olan koalisyonların tüketicideki yansımaları hiç de kötü değil, hatta iyi. Benim için de kısmen şaşırtıcı. Bir kere manşet rakamın 66.4’e yükselmesinin önemi var ama daha önemlisi alt detaylarda yatıyor. Endeks soru bazında 18 ayrı alt endeksten oluşuyor.

13 yıldan sonra ilk kez koalisyonla karşılaşılmasına rağmen ana endeksi yükselten etkenlerden en önemlisi enflasyondaki düşüş beklentisi. Özellikle mayıs ayında başlayan meyve sebzede fiyat düşüşlerinin devamının geleceği beklentisi tüketici güvenini artırıyor.

Mevcut ve gelecek 12 aydaki ekonomik durum beklentisi de bariz biçimde iyileşiyor. Bu iyileşmenin endeks bazındaki karşılığı 85’ten 90’a çıkış gibi.

Hanenin içinde bulunduğu maddi ve mali durum iyileşiyor. İyileşme maddi durumda 2 puan, mali durumda 3 puan kadar. Tasarruf etme ihtimali hafifçe düşüyor ve yüzde 19.5’e iniyor.

Tüketimin finansmanı için borç kullanma ihtimali ise 1 puan azalmayla yüzde 33.2’ye düşmüş. Tüketici güveni artışının tersine bir eğilim söz konusu.

Gelecek 12 ayda otomobil ve konut satın alma ihtimali düşüyor.

Rakamlar tüketici güveninin azalmadığını, hatta arttığını gösteriyor. Sanki tüketiciler seçim sonrasına daha kötü bir tablo bekliyorlarmış ama daha iyisiyle karşılaşmışlar gibi bir görünüm veriyor. Bu iyileşmede enflasyon düşüşünün etkisi büyük ama genel ekonomik durumu da iyi görüyorlar.

Buna karşılık tüketiciler konut ve otomobil alımlarını kısmen azaltacaklar, tüketim için de daha az borçlanmaya gidecekler. Dolayısıyla bunlar da tüketicinin güven artışı ile çelişkili bir durum yaratıyor.

SONUÇ: “Tabiat uyumsuzlukların ahengidir.” Horace

Yukarı