TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Turizmin ufkunu yeni yapılanma açar



Ekonominin sürükleyici sektörlerinden turizmde bir süredir işler iyi gitmiyor. Yılın ilk dört ayında gelen turist sayısındaki artış sadece yüzde 2.8 düzeyinde. Ekonominin de bu kadar büyüdüğü bir dönemde bunun neresi kötü denilebilir? Ancak kazın ayağı pek öyle değil.

- Bir kere geçmiş 10 yıllık veriler bize turist sayısındaki artışı aritmetik ortalama olarak yüzde 8 veriyor. Demek ki, ortalamanın epeyce altına düştük. Geçen yılki artış yüzde 6.2, önceki yıl yüzde 11.4 idi. Bu artışlar yukarıdaki tablodan da izlenebilir.

- Turist başına harcamayı da bir türlü artıramıyoruz. Geçen yıl Türkiye’ye gelenlerin ortalama harcaması 828 dolar olmuş. 10 yılın ortalaması 783 dolar. Bu yılın ilk çeyreğinde kişi başına harcama 884 dolara yükselmiş. Yıl boyunca bu artışı korursak iyi.

- Turizmdeki bu bozulmanın gerisinde bölgemizdeki jeopolitik ve ekonomik gelişmeler birinci derecede rol oynuyor. Türkiye’ye ikinci en çok turist gönderen ülke olan Rusya kendi içinde bir ekonomik kriz yaşıyor. Bu nedenle gelen turist sayısında ilk dört ayda yüzde 27 azalma meydana geldi, 318 bin kişi yerine 232 bin kişi geldi.

- Rus turistlerden doğan boşluğu doldurmak için Antalya’daki oteller fiyat kırdı. Yatak fiyatları ortalama üçte bir ucuzlatıldı. Bu daha çok Alman turisti Türkiye’ye çekti. Yılın ilk dört ayında 847 bin yerine 905 bin Alman turist geldi. Ama bir tarafın kaybını diğer taraf dolduramadı.

- Bunun da iki nedeni var. Biri Yunanistan faktörü. Krizdeki bu ülkenin turizm en önemli sarılacağı dal. Fiyatların ucuzlaması burayı çekici hale getiriyor. Sadece dış turisti çekmekle kalmıyor, iç turisti de çekiyor. Bu etkiyi önümüzdeki yıllarda daha fazla yaşayabiliriz. Aynı coğrafyada bulunmak rekabette bizi zorlayabilir.

- Bir de Suriye ve Irak’taki çatışmaların devam etmesinin Türkiye turizmine olumsuz bir yansıması oluyor. Dünyadaki Suriye ve IŞİD haberlerinde Türkiye adının geçmediği haber, yorum ve analiz yok gibi. Bu da dünyanın bir ucundan bakınca Türkiye’yi olaylarla aynı kareye yerleştiriyor. Yanlış bir algılamaya yol açıyor. Turist ise güvenlik konularında çok hassastır, hemen alternatiflere bakar.

- Özelinde Kapadokya’ya ağırlıklı biçimde gelen Japon turistlerde 2012’den bu yana hızlı azalma yaşanıyor. Japon turist sayısı 203 binden 2014’te 171 bine indi. Bu yılın ilk dört ayında Japon turist sayısı yüzde 39 azalmayla 36 bine indi. IŞİD algısı, Japon turistlere karşı bireysel bazda işlenen suçlar, bu ülkeden turist akışını azaltıyor.

- Suriye’deki iç savaşın Türkiye’ye etkisi birkaç kanaldan gerçekleşiyor. Siyasi, ticari, lojistik etkiler bir yana, Türkiye’ye göç edenlerin turistik bölgelere kadar yayılmış olması da bir olumsuzluk. Tıpkı Muğla’daki Suriyeli göçmenlerin bir okul bahçesine toplanması ve Mardin’e gönderilmesinde olduğu gibi.

- Bütün bu gelişmeler konjonktüreldir. Belli bir süre sonra değişebilir. Ama turizm sektörünün kalıcı sorunları da var. 1980’lerde kurulan turizm yapısı artık tıkandı, daha fazla ilerleyemiyor. Mevcudu muhafaza ederek yeni yapılanmalara gitmenin, yeni bir dizayn yapmanın, yeni yapılar kurmanın zamanıdır. Eğer sektörde atılım yapmak ve gelirleri artırmak istiyorsak başka yolumuz yok.

SONUÇ: “Her gücün bir ucu vardır.” Türk atasözü

Yukarı