TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Kusursuz fırtınanın eşiğinde

 

Küresel piyasalar kötü bir denge üzerindeyken Yunanistan’ın iflası, tıpkı 2008’deki gibi, Lehman Brothers etkisi yaratmaya aday olabilir

Küresel piyasalar Yunanistan riski nedeniyle dönüp dolaşıp 7 yıl önceki aynı noktaya geldi. Dün gece, bugün ve yarın yapılacak girişimler, alınacak kararlar sonucu ya normal hayat sürecek ya da kusursuz fırtına yeniden başlayacak.

Küresel çapta yaşanacak dört dörtlük krizin adı kusursuz fırtınayı en son 2008 sonbaharında bırakmıştık. Hâlâ bugün de tartışmalıdır. Acaba küresel krizde dünyanın en büyük bankalarından biri olan Lehman Brothers’ı batırmak veya kaderine terk etmek büyük bir hata mıydı diye. O zaman banka batışı ile krizde dibe vurduk. Hâlâ bu küresel krizin sonuçlarından birini yaşıyoruz. Kriz devletlerin borçlarını yükseltti. Gerçi Yunanistan daha önceden kendini batırmıştı. Bunu Atina Borsası’nın bitişikte yer alan endeksinden net bir şekilde görmek de mümkün. Ama kriz ortamı, durumunu açığa çıkardı ve daha kötüleştirdi. Banka batırma aşamasından şimdi geldik ülke batırma aşamasına.

BANKADAN ÜLKE BATIRMAYA: Borçlarından dolayı Yunanistan’ın kaderine terkedilmesi, batırılması veya kurtarılması Eylül 2008’de Lehman’ın batırılmasında olduğu gibi bir etkiye yol açabilir.

-Çünkü aşırı borçlu ve zayıf ekonomiye sahip olan sadece Yunanistan değil. Doğal olarak sırada hangisi var sorusu sorulacak ve üzerine gidilecek.

-Ancak bundan da önemlisi, küresel piyasalar krizde merkez bankalarının parasal genişlemesini kabullendi ve yatıştı. Aradan geçen zamanda bu genişleme olanca hızıyla devam etti. Azaltıma henüz gidilmedi. En yakın aday ABD. Finansal piyasalar, risk alma iştahı, sermaye hareketlerinin hızlanması hep bu parasal genişlemenin üzerine oturdu.

-Bugün piyasaların geldiği düzey, varlık fiyatlarının yükseldiği seviye, hep krizden çıkmak için ilaç diye sunulan parasal genişlemenin üzerine kurulu. Aradan da 7 yıl geçti. Şimdi Yunanistan’ın tetikleyebileceği gelişmeler bu suni dengeyi yıkabilir. Büyük tehlike burada.

-Geçen hafta sonu Yunanistan ile görüşmeler kesildi. Resmi iflas için son iki gün. Dün Avrupa Merkez Bankası ECB olağanüstü toplandı ve Yunan bankalarına acil likidite desteğini 90 milyar Euro’da sınırlayarak devam ettirme kararı aldı. Zaten bu sınıra gelinmiş. Aslında ECB bu kararıyla Euro’ya destek verdi, ama bunu Yunanistan için yapmadığını da belli etti. Bu yazı yazılırken Yunanistan’ın karar alıcı maliye çevreleri toplantı halindeydi. Artık bugün bankalar açılır mı, sermaye kontrolü mü gelir, ya da AB’ye yeni bir öneri mi yapılır, bilinmez.

TÜRKİYE’YE ETKİSİ: Bakalım son dakika manevraları ne olacak, olacaksa bir sonuç yaratacak mı?

Bir çözüm bulunursa sorun yok. Küresel piyasalar kaldığı yerden yola devam eder. Bulunamazsa Yunanistan krizi, Türkiye’yi çok ters bir zamanda yakalamış olacak.

-13 yıllık aradan sonra koalisyon dönemine geçtik ama ortada henüz hükümet yok. Bu hafta Meclis Başkanı seçildikten sonra hükümet kurma çalışmaları başlayacak.

-Bu sırada ordunun Suriye’ye müdahalesi gündeme geldi.

-Zaten ABD’nin parasal sıkılaştırmaya hazırlanmasından en olumsuz etkilenecek ülkelerin başında Türkiye geliyor.

-Bunlara Yunanistan’ın iflası eklenirse sanki toptan üzerimize geliyorlarmış etkisi yaratabilir. İşte bu nedenle kurulacak hükümetin yapısı, kurulma hızı, programı, ekonomik kadroları çok önemli hale geldi.

ÇİN BORSASI % 150'LİK KARINI REALİZE EDİYOR

Yunanistan resmi iflas aşamasına gelmiş ama Atina Borsası’nın son dönemlerinde bunun fazla bir etkisi yok. Atina Borsası son 6 işgününde yüzde 22.3 arttı. Batma aşamasına gelmiş bir ülkenin borsasından söz ediyoruz.

Ancak daha uzun vadeye mesela geçen yılın mart ayından beri bakıldığında Atina Borsası’nda yüzde 50 kayıp var. Yunanistan krizinin uç verdiği 2010-12 arasında borsanın kaybı yüzde 84’ü bulmuştu. Küresel krizdeki kaybı ise yüzde 72 olmuştu. Yani Atina Borsası gelişmeleri zamanında fiyatlamış, batışı satmış. Son döneme fiyatlayacak pek bir şey kalmamış. İflas karşısında hareketlerinin küçük kalması bundan olsa gerek.

Karşımızda dünyadan farklı hareket eden Çin’in Şanghay Borsası örneği de var. 12 Haziran sonrası Şangay Borsası yüzde 20 düştü. Ama bu kaybın dünyanın geri kalan borsalarına etki yaptığı söylenemez. Çünkü borsaların kaybı yok.

Çin Borsası’ndaki bu kayıpta büyümenin yavaşlaması ve gelecekte daha da yavaşlayacak olmasının etkisi var. Çünkü çift haneli büyüme rakamları artık geride kaldı. Bu yıl yüzde 7 büyüme hedefleniyordu. Ama bunun da tutturulma riski var.

Çin büyümeyi kontrollü biçimde düşürüyor. Çünkü dünya ekonomisindeki yavaş büyümeden dolayı eski ihracat gücünden düştü. İhracattaki kaybını iç pazarı canlandırarak telafi etmek istiyor. Bu amaçla da hafta sonu faizleri yeniden düşürdü.

İç tüketimi kısmen de canlandırmaya başlamasına karşılık büyümenin ivme kaybettiği bir dönemde borsa bir yılda yüzde 157 artmıştı. Yüzde 20’lik son düşüş bu hızlı artışın bir düzeltmesi. Hatta daha fazlası da beklenmeli. Büyüme kalıcı bir şekilde düşerken hiç bir borsanın yükselmesi de kalıcı olamaz.

SONUÇ: “Aşırılık kadar amacına ulaşan şey yoktur.” Oscar Wilde

Yukarı