TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

‘Kazan kazan’dan ‘kol kesme’ ile ‘kaybet kaybet’e


Yunanistan Maliye Bakanı Yanis Varoufakis ilginç bir karakter. Oyun teorisyeni, bakanlığa motosiklet ile gidip geliyor. Bir kafedeyken uğradığı saldırıdan eşinin sayesinde kurtuldu. Bir gün Yunanistan Meclisi’nde oturacak koltuk bulamadığı için yere çömelmiş fotoğraflarını gördük. Bir başka gün “Ne geldiyse başımıza senin yüzünden geldi” diyen Syriza milletvekillerinin saldırısından Başbakan Tsipras’ın kol kanat germesiyle kurtulduğuna şahit olduk. Velhasıl renkli kişiliği ile Varoufakis filmlere, dizilere konu olabilecek bir hikâye izlettiriyor bize.

Dün de 5 Temmuz’da yapılacak referandumdan “Evet” çıkması durumunda hemen istifa edeceğini belirten Varoufakis, “Borcun yeniden yapılandırılmasını içermeyen bir anlaşmayı imzalamaktansa kolumu keserim daha iyi” dedi. “Kol kesmek” deyimi, finansal piyasalarda daha büyük zarardan kurtulmak için mevcut pozisyondan zarar ederek çıkmayı ifade ediyor. Bakan referandumdan “Evet” çıkması halinde “kol kesip” zor siyasi durumdan kurtulacak. Hatta Başbakan Tsipras da öyle.

- Ancak yönettikleri ülkenin böyle bir kurtuluş şansı yok. Hatta Yunanistan’ın durumuna düşebilecek benzer zayıf ekonomiler için de durum aynı. Dahası AB de, sorunlu üyelerini üyelikten çıkararak, yani “kol keserek” kurtulamaz. Çünkü geriye kalacak olan aynı AB olmaz, yarım AB olur.

- Bunu anlamak için, dün bu sayfada yayımlanan 19 Euro üyesinin karşılaştırmalı rakamlarına bakmak yeterli. Mahmut Sancak arkadaşımızın 19 üye ekonomisini 27 ayrı veriyle karşılaştırması, tam bir rehber niteliğinde. Ekonomik durumu yansıtan bu veriler AB’de bir birlik ve ortaklık görüntüsü vermiyor. Arada uçurumlar bulunuyor.

- Başta Almanya olmak üzere Avusturya, Hollanda, Belçika, Finlandiya gibi sağlam ekonomik yapıya sahip Kuzey Avrupa ülkeleri bir tarafta yer alıyor. Yunanistan’dan başlayarak Portekiz, İspanya, İtalya gibi zayıf ekonomili Akdeniz ülkeleri diğer tarafta bulunuyor. Vergi oranları arasında 2.5 kat fark olan ülkeler var. Bütçede ise fazla verenler karşısında milli gelirinin yüzde 8.8’ine varan açık veren ekonomiler de bulunuyor. Vergilerde ve bütçe dengesindeki büyük farklılıklar kamu borçlarında da büyük farkı beraberinde getirmiş. Biri diğerinin 2.5 katı kamu borcuna sahip. Her biri başka tarafa savrulmuş ekonomilerin.

- Bu uçurumlar ülkelerin maliye birliğine yanaşmadan, vergi toplama yetkisini merkeze, Brüksel’e devretmeden parasal birliğe geçmeleri nedeniyle oluştu. Euro şemsiyesi altına girmek, bazı ülkelere vergi toplama yerine borç almayı, zayıf ekonomilerine karşılık aşırı borçlanabilmeyi sağladı. Bu konuda komşu yalnız değil. Böyle bir tabloda Yunanistan’la başlayacak bir kol kesmenin devamı gelebilir. Hemen yanında Güney Kıbrıs olacak. Ardından diğer ülkeler sıraya girecek.

- Sonuçta üyeler giderek azalacak ve geriye kalan ülkeler de bugünkü AB’yi temsil edemeyecek.

- Kaldı ki, malların, hizmetlerin, sermayenin ve emeğin serbest dolaşımına dayanan AB’nin bu alanı üye ülkelerin azalmasıyla birlikte daralacak. Yeni katılımlarla “kazan kazan” oyunu, ayrılmalarla “kaybet kaybete” dönüşecek. Belki bu nedenle hafta başında AB’nin Yunanistan’ı öyle kolay kolay feda etmeyeceğini anladık.

- Benzer zorluk diğer üyeler için de söz konusu. Çünkü, AB’den kopmak, mevcut 330 milyon nüfuslu 15 trilyon dolarlık bir ekonomi pazarında serbest dolaşımdan mahrum kalmak demek. Bu da kol kesmenin ötesine geçen bir kayıptır.

SONUÇ: “Gülün dikeni olur.” Japon atasözü

Yukarı