TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Türbülans dönemini teğet geçme bütçenin sağlam gidişine bağlı

 

Yılın ilk yarısına ait bütçe büyüklükleri belli oldu. Genel seçimlerin yapıldığı bu dönemde bütçede bozulma olmadığı gibi, düzelme daha sağlamlaştı. Bütçe açığının milli gelire oranı geçen yıl yüzde 1.3’le en düşük düzeylerinden birine inmişken, bu yılki hedef de yine yüzde 1.2 açık verme yönündeyken, yarıyılda bütçe fazla verdi. Geçen yılın aynı döneminde 3.4 milyar liralık açık bu yıl 804 milyon liralık fazlaya dönüştü.

Bunun yanında faiz dışı denge de yıllık bazda 33 milyar hedeflenmişken yarıyıldaki gerçekleşme 30.5 oldu.

- Bütçe açığının azalmasında ve faiz dışı dengenin artmasında etkili olan gelişmelerden biri, harcama hedeflerine tam uyum. Faiz dışı harcamalarda hedeflenenin tam yarısı düzeyinde bir gerçekleşme var. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bu durumu “seçim ekonomisi uygulanmamasına” bağladı. Bütçe kalemlerine 6 aylık bazda bakıldığında da gerçekte durum bu.

- Yılın ilk yarısında faiz dışı harcama artışı yüzde 10.4’te kalırken bütçe dengesinin iyileşmesinde vergi gelirlerindeki artış ikinci ayak olarak devreye girdi. Vergi gelirleri yılın ilk yarısında yüzde 15.8 büyüdü.

- Bunda da Özel Tüketim Vergisi’nin yüzde 19.2 artması etkili oldu. Malum yılın ilk yarısında otomotiv satışları tüm zamanların en yüksek rakamına ulaştı. Satışlardaki patlamanın ana nedeni de bizzat seçimin kendisi. Her milletvekili adayının bir ve birden çok araçla seçim propagandası yapması genel seçimlerde satışları rekora taşıyor. Söz konusu otomobil olunca ithalat akla geliyor. Ne de olsa satılan her 4 otomobilden 3’ü ithal. Bu nedenle ithalatın gerilediği bir yılda ithalatta alınan KDV yüzde 14.9 arttı. Buradan hareketle vergi gelirlerin artışında otomobilin hem özel tüketim hem de KDV artışı ile önemli katkı sağladığını belirtmek gerekiyor.

- Otomobil satışlarının geçmiş genel seçimlerden daha fazla olmasının nedeni ise 2015 seçimlerinin öneminde yatıyor. Toplumun her farklı kesimi için genel seçimler hayati önemdeydi. Nitekim seçmen iradesinin yüzde 95’i Meclis’te temsil edilir hale geldi. Seçime herkes asılınca, otomobildeki satış rekoru beraberinde vergi gelirlerinde beklenmedik artışı getirdi. Yoksa iç talep o denli canlı değil.

- Nitekim bu durum dahilde alınan KDV’nin yüzde 12.7’de kalmasından da görülüyor. Gerçi bu rakam aynı dönemdeki enflasyonun üç katı düzeyinde ama artışın yine önemli kesimini otomotiv satışları oluşturuyor.

- Sonuçta bütçede sağlam gidiş seçime rağmen ama seçimin de getirdiği bir konjonktürel satış artışıyla devam ediyor. Bütçedeki disiplinin devam etmesi de, seçim sonrası oluşan siyasi tabloda beklentilerde, piyasa fiyatlamalarında ve ekonomide bozulmayı oldukça sınırladı. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek haklı olarak “Türkiye’nin tek çıpası bütçe disiplinidir” dedi. Çünkü AB çıpası artık yok. Siyasi istikrar çıpası da yok. Yüksek büyüme çıpasını da son yıllarda kaybettik. Geriye makro düzeyde ekonomiyi savunacak kala kala bütçe çıpası kalıyor.

- Belki bu konuda bize yardımcı olacak birkaç çıpa daha sıralamak mümkündür. Mesela bireyler artık eskisine göre çok daha borçludur. Tüketici kredileri geçmişte verilmiyordu bile, bugün 300 milyar lirayı aştı. Borçlu kişi her zaman istikrardan yanadır.

- Türkiye’deki yabancı varlıkları 600 milyar doların üzerine çıkarak milli gelire yaklaştı. İster sıcak para, ister kredi, isterse de doğrudan yatırım şeklinde olsun Türkiye’de varlığı bulunan yabancılar da, her zaman için istikrardan yana tavır koyarlar. Çıkarları bunu gerektirir.

- Bütçe çıpası yerinde olduktan sonra, bu son iki çıpa da gayet iyi çalışır, o zaman koalisyon ve siyasi istikrarsızlık dönemlerini 2001 öncesine göre daha rahat atlatabiliriz. Bütün bunlar için, düşük bütçe açığı koalisyon dönemlerinin de en önemli başarı kriteri olmalı.

SONUÇ: “İnsanlar nişan almadıkları şeyleri nadiren vururlar.” Heanry David Thoreau

 

Yukarı