TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Bir Türkiye klasiği: Dolar, Altın, Emlak - Gerisi hepten helak


Yılın ilk yarısına ait hem konut fiyat endeksi hem de bireysel emeklilik yatırım fonları performansı açıklandı. Böylece yatırım araçlarının ilk yarıdaki büyük resmini görmek mümkün oldu. Dolar ve altına emlak yatırımının reel bir getiri sağlaması da eklendi. BES fonları ise zarar yazdı 


*Reel getiriler 6 aylık yüzde 4.76’lık tüketici enasyonundan arındırılmıştır. *Mevduat, bankaların 3 aylık faizinin ortalamasıdır. Faiz getirisi hesaplanırken stopaj kesilmiştir. *Döviz sepeti, TCMB’nin döviz satışına dayalı yarım dolar ve yarım Euro’dan oluşmuştur. *Konut getirisine kira getirileri dahil değildir. 6 aylık kira getirisi TÜİK verilerine göre yüzde 3.26’dır.

Son olarak bireysel emeklilik fonlarının ortalama performansı ile konut fiyat artışları açıklanınca, yılın ilk yarısına ait yatırım araçlarının büyük resmini görmek mümkün hale geldi. Yılın ilk yarısı hanehalkı için klasikleşen yatırım araçlarının üstünlüğünde geçti.

Sırasıyla döviz, altın ve gayrimenkul en yüksek getiriyi sağladı. 

* Aslında reel getiri sağlayan üç ana yatırım aracı da bunlar. Euro’nun da nominal bazda yüzde 6.04 olan getirisi, aynı dönemin tüketici enflasyonundan arındırıldığında yüzde 1.22 reel getiriye dünüşüyor.

* Doların reel getirisi ise yüzde 10.13 ile en yüksek olanı. Bir dolar ve bir Euro’dan oluşan döviz sepetinin net getirisi ise yüzde 5.25’e ulaşıyor.

* Cumhuriyet altınının yüzde 7.63’lük reel getirisinde doların TL karşısında yüzde 15.38’e varan artışı etkiliydi. Yoksa altının dünyadaki değerinde artış meydana gelmedi.

* Reidin Türkiye Kompozit Konut Fiyat Endeksi 2014 sonunda 157.10’dan haziran sonunda 168.65’e ulaştı ve altı ayda yüzde 7.35 arttı. Bunun yüzde 4.76’lık TÜFE’den arındırılmış reel getirisi yüzde 2.47 oluyor.

Buna, TÜİK verilerine göre yüzde 3.26’yı bulan gerçek kira artışı dahil değil. 17.5 yıllık ortalama amortisman süresiyle hesap edildiğinde altı aylık kira tutarının konut değerine oranı yüzde 0.093 oluyor ve yüzde 2.47’lik reel getiriyi yüzde 2.55’e çıkarıyor.

* Kira dikkate alınmasa bile yüzde 2.47’lik enflasyon üstü değer artışı gayet iyi bir performans. 2010- 2014 arasındaki beş yıllık dönemde de konut fiyatlarının değer artışları hep enflasyonun üzerinde pozitif oldu.

* Yılın ilk yarı performansı belli olan diğer önemli yatırım aracı ise bireysel emeklilik fonları. Fonların ortalama performansını ölçen BES Gözetim Merkezi’nin verilerine göre geçen yılın sonunda 389.83 olan endeks haziran sonunda 395.49’a yükseldi. Fonların ortalama artışı yüzde 1.45’te kaldı. Bunun enflasyondan arındırılması halinde ise getiri yüzde 3.15 negatife dönüşüyor.

* BES’e yılın ilk yarısında 481 bin kişi daha katıldı. Toplanan fonlar ise 37.8 milyar liradan 42.5 milyar liraya yükseldi. Artış fon toplamında 4.7 milyar ve yüzde 12.5, katılımcı sayısında ise yüzde 9.5 olarak gerçekleşti.

* Fonlara yapılan devlet katkısının toplamı da 3 milyar liradan 4 milyar liraya yükseldi ve yüzde 32 arttı. Devlet katkısının, toplanan fon artışından daha fazla olmasında 10 yıldan önce çekmeye hak kazanılamaması etkili oluyor. Toplanan fonların üzerinde BES’in de 15.351 olan emekli sayısının 21.513’e çıkmasının da yükü etkili.

* Finansal piyasalarda oynaklığın arttığı bir dönemde bilindik yatırım araçlarına sığınmak belli bir koruma sağladı. Ancak bunun yılın ikinci yarısında devam edeceğinden biraz kuşkumuz var.

YENİDEN DOLAR ATMOSFERİ

Geçen hafta uluslararası gelişmeler ve FED Başkanı Janet Yellen’in açıklamaları ABD’nin bu yıl ilk faiz artırımına bir adım daha yaklaştığını ortaya koydu.

* Bir kere Yunanistan’ın borç krizi anlaşmayla sonuçlandı ve Euro’dan çıkış gerçekleşmeyecek.

* İkincisi Çin’in borsa çöküşüne karşı aldığı önlemler işe yaramış gibi. Yüzde 17 prim yapan Şanghay Borsası kayıplarını yarıya indirdi.

* Bu iki önemli sorunun hafiflemesi üzerine Başkan Yellen “Şartlar muhtemelen faizlerin bu yıl artırılmasını uygun kılacak” dedi. n Bu gelişmeler olurken doların yükselişi başlamıştı bile. Dolar Endeksi mart ayında 100.390’dan 93.135’e kadar inerek yüzde 7.2 düşmüştü. Bu son çıkışı ile endeks 97.862’ye kadar yükseldi ve yüzde 5 düzeyinde toparlandı.

* Şimdi bu toparlanmanın hem gelişmiş hem de gelişmekte olan diğer paralara karşı yarattığı değer kaybına tanık oluyoruz. Aynı yansıma ise TL’de yok, çünkü hükemet çalışmalarını piyasalar koalisyon kuruldu gibi değerlendirip önceden fiyatlamayı tercih ediyor. 

* Faiz kararının alınabileceği 17 Eylül’e iki aya yakın zaman var. Eğer ters ve beklenmedik bir fırtına esmezse son gelişmelerin yarattığı atmosfer içinde dolar daha değerlenebilir. Ve bir dünya parası olarak, yeniden küresel piyasaları tam hâkimiyeti altına alır.

SONUÇ: “Yenilmezlik savunmada, zayıflık saldırmadadır.” Sun Tzu

Yukarı