TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Altın fiyatlarından sonra emtiayı da Çin çarpıyor

 

Sanki dersin kutsal kitaplarda yazılanlar gerçekleşiyor. İçinde tarım ürünlerini de barındıran, altın, petrol, bakır ve demir çelik gibi metalleri kapsayan emtia endeksi 7 yıllık kırılmalar gösteriyor gibi. Açıkçası birinci 7 yıl zaten yaşandı, ikinci 7 yıl için bu sene fiyatların yukarı yönde kırılması gerekiyor. Çünkü emtia fiyatlarında 2008’de başlayan düşüş dönemi 7 yılını tamamlıyor. Eğer fiyatlar 7 yılda yeni bir paradigma oluşturuyorsa, düşmekte olan fiyatların önümüzdeki aylarda veya yılda toparlanması gerekiyor.

- Ancak hemen belirtelim ki, böyle bir beklenti yok.

- Hatta emtia fiyatlarının toparlanma ihtimali daha aşağı gitme ihtimalinden daha düşük.

- Çünkü küresel talep zayıflıyor. Beraberinde üretim de, ticarette, taşımacılık da ivme kaybediyor.

- İvme kaybı daha çok gelişmiş Avrupa ile Çin ve gelişmekte olan ülkelerde söz konusu. Avrupa sanki yoluna tek ayaklı olarak devam ediyor. Güney ayağı sakat ve bu ülkeler borç sorunu nedeniyle büyüyemiyor.

- Avrupa’nın düşen talebi Çin’in ihracatını yavaşlatıyor. Üstelik Çin’in hızla artan yatırımları ile kapasitesinin doruk noktasına çıktığı bir dönemde küresel talep azalıyor. Bu durum karşısında Çin ihracat ve yatırım odaklı büyümeden, iç talep ağırlıklı büyümeye geçmek istiyor. Bu geçiş dönemi sonunda büyümenin çift haneli rakamlardan nereye ineceği ve nerede oturacağı tam da kestirilemiyor. Ama eski büyüme artık gündem dışı. Şu an gelinen aşama yüzde 7 büyümeye düşmek ve birkaç yıl içinde bu oranın yüzde 5-6 aralığına oturması bekleniyor. Tabii her şey kontrollü giderse bu söz konusu.

- Tabii ki Çin’in büyümesindeki ivme kaybına, dış talebin düşmesi ve iç talebin yeterince artmayışı pek engel değil. Ülkede bir emlak balonu oluşmuş. Hatta bir kredi balonu bile var. Bankalar artık zorlanıyor ve devlet sermaye koymaya başladı. Sanayide de aşırı kapasiteler mevcut. Bu nedenle ülkeden sermaye çıkışı yaşanıyor. Son 5 çeyreklik sermaye çıkışının toplamı 520 milyar dolar olarak hesaplanıyor. Her çeyreğe 100 milyar dolardan fazla sermaye denk düşer. Bu sermaye çıkışı da yine Çin’de ekonomik aktiviteyi yavaşlatıcı etki yapıyor.

- Çin’de çeyrek asırlık çift haneli büyümenin kırılması ve yüzde 7’nin altına gerilemesi aynı zamanda emtia fiyatlarında da kırılmalar yaratıyor. Çünkü emtiaların başlıca alıcısı Çin. Bu ekonomideki ivme kaybı da bire bir emtia fiyatlarına yansıyor. Bu nedenle CRB Emtia Endeksi son bir yılda üçte bir düzeyinde geriledi. Dün itibarıyla indiği düzey 211ki küresel kriz sırasında inilen seviye ile hemen hemen aynı. Grafikten de görülebileceği gibi, emtia endeksi kriz sırasında yüzde 57.7 gerileyerek 200 düzeyine inmişti. Endeks ondan önce 200’lü seviyeleri ise en son 2003 ortasında geride bırakmıştı. Yani emtia fiyatları tam olarak 12 yıl önceki seviyesine geriledi.

- Hatta süreyi biraz daha uzatıp Temmuz 2008’in 7 yıl öncesine gidersek CRB Endeksi’nin dip noktasına varırız. 15 Kasım 2001’de 145.77’den başlayan yükseliş 2 Temmuz 2008’de 473.52 ile son buldu. 7 yıllık artış yüzde 224.8’e vardı.

- 2008’deki rekor düzeyin ardından da 7 yıl geçti. Dün itibarıyla 211.87’ye inen endeksin 2008’e göre kaybı yüzde 55.2’ye vardı. Son dönemdeki kayıpta Çin ekonomisinin yavaşlaması yanında gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışları, petrol fiyatlarının düşmesi sonucu petrol ihracatçısı ülkelerin iç talebinde yeterince artış olmayacağı beklentisi de etkili oluyor.

- Öyle anlaşılıyor ki, Çin sadece altının yükseliş hikâyesini bozmakla kalmadı, emtiada da benzer bir etkiye sahip oldu. Altından sonra emtiayı da Çin çarptı.

 

Yukarı