TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Tek olumlu gelişme de toza dumana karışmasın

 

Son küresel gelişmeler de, içerideki siyasi gelişmeler de, Türkiye’nin aleyhine ve diğer benzer ekonomiler ile piyasalardan negatif ayrıştırıcı etkilere sahip. Sıralayalım: ABD faiz artırımının yaklaşması, doların değerlenmesi, Euro’nun değer kaybetmesi, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarının zayıflaması, küresel ticaretin ve küresel büyümenin zayıflaması, AB bölgesinin durgunluk içinde bulunması, Yunanistan’ın krizi, Ortadoğu bölgesindeki çatışmalar, nihayetinde Türkiye’nin bu çatışmalara dahil olması, koalisyon hükümetinin seçimin üzerinden 1.5 ayı aşkın zaman geçmesine karşılık hâlâ kurulamaması, içerideki politik tansiyonun tavana vurması gibi daha çoğaltılabilecek olaylar ve gelişmeler hep Türkiye’nin aleyhine işliyor.

LEHİMİZE OLAN GELİŞME: Ama kabul edelim ki, bu gelişmelerden biri net bir şekilde lehimize. O da emtia fiyatlarının gerilemesi.

- Yıl ortasında petrol fiyatı 63.6 dolardı, dün 52.7 dolara indi. Bir ayda İran’la varılan anlaşmanın da etkisiyle petrolde yüzde 17 düşüş meydana geldi. Türkiye’nin bir yıllık enerji ithalatı 48 milyar dolar. Nereden bakılırsa, düşüşün kalıcı olması halinde, elde edilecek tasarruf yılda 6-7 milyar dolara varır.

- Çünkü enerjinin diğer kolları elektrik ve gaz fiyatları da petrolle paralel yürür. Petrol fiyat düşüşünden en çok yararlanacak ülke de Türkiye. Yapılan çalışmalar da gösteriyor ki, ithal ettiği enerjinin tutarı milli gelirinin yüzde 6’sına varıyor ve bu konudaki en yüksek orana sahip ülke.

Ancak bütün bu toz duman içinde bu pozitif etki veya gelişme görülemiyor. Etkisini gösteremiyor.

- Yine Türkiye diğer hammadde ve ara mallarında ciddi ithalatçı konumunda. Fiyatı düşen emtia sadece petrol değil. Altının fiyatı da son iki hafta içinde yüzde 6 geriledi. Demir çelik fiyatları ve diğer endüstriyel metaller de öyle.

- Hatta emtia grubunda fiyatı artan tek madde var, o da zeytinyağı. İspanya ve İtalya’da rekolte düşmesinden kaynaklanan bu fiyat artışı da, ihracatçı olduğumuz bu üründe Türkiye’ye yarar. Emtia fiyatlarının ortalamasını yansıtan CRB Endeksi de haziran sonunda 227.47 seviyesinden dün 202.56’ya indi. Bir aya bile varmayan sürede yüzde 11 düştü. Emtia fiyatlarında 202 seviyesi, CRB Endeksi’nin küresel krizde gördüğü en dip düzey ile aynı. 9 Mart 2009’da endeks 200 puana inmiş ve yüzde 58’e varan düşüş yaşamıştı.

ÇİFT TARAFLI KISKAÇ: Son dönemde dünya bir kriz yaşamazken emtia fiyatlarının 2009’daki seviyesine yeniden inmesinde iki etkili faktör rol oynuyor. Biri Çin, diğeri de dolar.

- Çin ekonomisinin çift haneli büyümesi küresel krizden çıkışta emtiaya güçlü bir destek verdi. Ancak Çin’in yatırımları tamamlandı gibi, ihracatı da artık düşüyor. Çin bu zorluğu aşmak için iç taleple ekonomiyi destekleme politikası izliyor. Bu çerçevede ekonominin yavaşlatılması veya yavaşlaması, Çin’in emtia alımlarını da azaltıyor. Emtia fiyatlarına en büyük darbe buradan geliyor. Yine önümüzdeki dönemde Çin’de büyüme hız kesmeye, yüzde 7’nin altına inmeye devam edecek gibi. Bu da emtia fiyatlarının kafasını kaldırmasına bile engel oluyor.

- İkinci neden doların uzun vadeli olarak değerlenme sürecine girmesi. Bunun arkasında ABD ekonomisinin toparlanması ve paralelinde FED’in faiz artırmaya hazırlanması gerçeği yatıyor. Aşırı ve hızlı yükselişlere FED de müdahale ediyor ama dolar zaman içinde yükseliş trendini sürdürüyor.

- Mesela mart ayında müdahale edilmesine karşılık dolar son bir yılda yüzde 20 değerlendi. Geçen yılın temmuz sonunda 81 olan Dolar Endeksi şimdi 96 civarında. Dolar ne kadar artarsa emtia fiyatları da o kadar geriliyor. Çünkü dolar dünya parası ve pek çok şey gibi emtia da dolarla fiyatlanıyor.

- Emtia fiyatlarındaki bu gerileme Türkiye ekonomisi için iyi ama emtia ihracatçısı ülkeler için kötü. Rusya ve Brezilya ekonomilerinin, piyasalarının zayıflaması bu yüzden. Gelirleri azalan emtia ihracatçısı ülkelerin, dünya ticaretine ve dünya büyümesine verdiği destek de artık giderek azalıyor.

- Emtiayı bir dolar, bir Çin çarparken, emtia ihraç eden ülkeler de dönüp dünya ticaretini ve ekonomisini çarpıyorlar. Bu açıdan küresel büyümenin toparlanacağından kısa vadede umut pek yok. Yeni bir umudun ortaya çıkabilmesi için negatif döngünün bir yerde kırılması beklenecek.

SONUÇ: “Dünya kördür.” Dante

 

Yukarı