TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Koalisyon görüşmeleriyle dolar da ‘Çıkışa tamam mı, devam mı?’ diyecek

 

Siyasi belirsizliklerin nereye doğru evrileceği finansal piyasalar ve ekonomi için temel belirleyicilerden biri. Önümüzdeki günlerde bu konuda bir belirginlik sağlanabilir. Buna göre de finansal piyasalarda ya pozitif ya da negatif yönde ayrışmalar yaşayabiliriz. Buna barometre özelliği taşıyan dolar dahil

Seçimlerin üzerinden iki aya yakın zaman geçti. Hükümeti kurma görevi 9 Temmuz’da alınmasına karşılık henüz bir ilerleme sağlanamadı. İki parti arasında müzakere aşamasına bile geçilebilmiş değil. Anayasal sürecin dolmasına iki haftadan fazla zaman var.

CHP ile olmayan koalisyon şimdi MHP ile denenecek. MHP de CHP gibi hükümete destek verme konusunda istekli. Tercih AK Parti’nin. MHP ile ortak hükümet veya seçim şartlı dışarıdan azınlık hükümeti de mümkün. Cumhurbaşkanı’nın tercihi bu yönde. Ağustosun ilk haftasındaki anket sonuçları verilecek kararı da kolaşlaştıracak. Büyük ihtimalle Türkiye ya kasımda veya ilkbaharda seçime gidecek, buna da AK Parti azınlık hükümetiyle ya da MHP’le koalisyonla gidecek.

-Hükümetin ne olacağı, ne kadar süre için kurulacağı, seçimlerin ne zaman yapılacağı, kısaca siyasi belirsizliklerin nereye doğru evrileceği finansal piyasalar ve ekonomi için temel belirleyicilerden biri. Önümüzdeki günlerde bu konuda bir belirginlik sağlanabilir. Buna göre de finansal piyasalarda ya pozitif ya da negatif yönde ayrışmalar yaşayabiliriz. Buna barometre özelliği taşıyan dolar dahil.

-Denilebilir ki, piyasaların yönünde dış konjonktür, jeopolitik riskler, yurtiçi terör olayları, ekonomide büyüme oranının giderek düşmesi de etkili. Sadece hükümet ve seçim konularındaki netleşmenin belli bir etkisi olur.

-Çünkü kurun geldiği belli bir seviye var. Dolar yılbaşına göre yüzde 20, son bir yılda ise yüzde 33 arttı. Mayıs 2014’teki dip seviyesine göre de artışı yüzde 36.5’e çıktı. Böyle bir kazanç İstanbul’da satın alınan konutta var. İstanbul’da son bir yılda ortalama konut fiyat artışı yüzde 29. Ama onun da likiditesi zor, alım satım vergisi ve kazanç vergisi var. Doların geldiği seviye, eğer ilerisi için kaos beklentisi yoksa, bireyler ve bazı şirketler açısından satmak için kârlı.

-Risklerde azalma bu nedenle satışları artırır, dolar kurunu düşürebilir. Risklerdeki artış da alımları artırarak dolar kurunu daha yükseltici etki yapabilir.

-Dolar kurunun yükselişi dış etkenlerin ve jeopolitik riskler ile terör olaylarının tırmanmasının etkisiyle daha güçlü bir olasılık ama burada Merkez Bankası’nın devreye gireceğini ve yapacağı müdahaleleri dikkate almak gerekiyor.

-Dolar kurunun gerilemesi söz konusu olacaksa bu kez Merkez Bankası müdahale etme gereği duymayacak. Yani doların yükseliş yoluna Merkez Bankası engel çıkartacak, kurun ve enflasyonun geldiği seviye açısından çıkartmak zorunda ama düşüş yolu tamamen açık ve serbest bırakılacak. Koşullar kurda düşüş ihtimalini zayıflatsa bile bu neden yükseliş ihtimalini azaltarak dengeleyici rol oynayabilir.

-Zaten dolar 13 yıllık tek başına hükümetin ardından çıkan koalisyonla ilk gün 2.80’e uzanmıştı. Ay ortasına kadar yüzde 6.6 düşen dolar, o tarihden bu yana yine aynı oranda yüzde 6.6 yükseldi. İki ay sonra TL yine 2.80 uzandı. Türkiye’yi 4 yıl olmasa da, 1-2 yıl yönetecek bir hükümet formülünün ortaya çıkması, kurun tırmanışını durdurucu etkiye sahip olabilir. Aksi ise tırmanışın devamını getirebilir.

BAŞÇI: BÜTÇE DİSİPLİNİYLE HER TÜRLÜ ŞOKUN ETKİSİ GEÇİCİ OLUR

Son Enflasyon Raporu açıklamasında TCMB Başkanı Erdem Başçı beş yıldır uygulamada olan çoklu faiz politikasından sadeleştirilmiş tekli faize geçileceğini söyledi. Geçiş için teknik çalışmalar tamamlanmamış.

-Anlaşılan Başçı geçmişteki sözlü yönlendirmelerinden birini daha yaptı. Şimdi ortaya atılan tek politika faizi nerede belirlenecek? Belirlenirken acaba gerçekte faiz mi artırılacak ya da faiz mi düşürülecek?

-Sözde bu teknik değişimle aslında Merkez Bankası örtük bir faiz ayarlaması imkânını da eline aldı. Piyasaları yönlendirecek bir aracı tartışmaya açtı. Bununla da siyasi açıdan belirginlik dönemine ulaşıncaya kadar tek faize geçişin yaratacağı etkiyle piyasa beklentilerini domine edebilir.

-Tek faize geçiş için Başçı şunları söyledi: “Türkiye’deki vatandaşlarda da döviz kuru endişesi var, bu endişeleri tamamen ortadan kaldıracak güzel bir planla çıkıp, ‘bakın hiç endişe etmeyin, şu şekilde savunma mekanizmalarımız duruyor, tek faize geçiyoruz. Hemen de geçebiliriz ya da kademeli olarak da geçebiliriz’ şeklinde bir iletişim şart. Bu iletişimi ağustos ayında yapacağımızı göreceksiniz, bu olumlu etki yapacak bir adım olur.”

-Basın toplantısında soruları da yanıtlayan Erdem Başçı, seçimlerin ardından yaşanan siyasi belirsizliğin, para politikası kararlarını etkileyip etkilemeyeceğine yanıt olarak “belirleyici olan etkenin bütçe disiplini” olduğunu vurguladı. Başçı şöyle dedi: “Bütçe disiplini sağlam devam ettiği sürece Türkiye’de her türlü şokun etkisi geçici olur. Diğer şoklar elbette diğer araçlarla çözülmeli. Onlara ben hiçbir şey söylemem, karmaşık konular ama bütçe disiplini sağlandığı sürece ekonomik ve finansal şoklar er veya geç rayına girer ve etkisi geçici olur. Yeter ki mali disiplin korunmaya devam etsin.”

-Özel sektör yatırımlarına ilişkin soru üzerine de Başçı, tek başına faizlerin düşük olmasının yeterli olmadığını, dünyada faizler son derece düşük seyretmesine rağmen, özel sektör yatırımlarının çok zayıf olduğuna işaret etti.

SONUÇ: “Ya Halep ya Şam derken, Eğriboz çıktı.” Türk atasözü

Yukarı