TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Ne kadar üretim o kadar borsa

 

Küresel piyasalar yine sert sayılabilecek bir satış yedi. Dün hafta başı filan değildi ama eylül ayının ilk günüydü. Kısa adı PMI olan Satın Alma Yöneticileri Endeksi dünyada arka arkaya açıklandı. Türkiye dahil pozitif gelişme gösteren yani üretimin artmakta olduğunu yansıtan endeks yoktu. Hemen hemen tümü negatif eğilim içindeydi, yani üretimdeki artışın azalmakta olduğunu gösteriyordu. Nitekim üretime yönelik bu olumsuz gelişme de borsalara yansıdı.

- İlk açıklanan da Çin PMI idi ve yapacağını yaptı. Normal düzeyi 50 diye kabul edilen bu endeksin 50’nin altına düşmesi ekonomideki daralmayı, 50’nin üzerine çıkması büyümeyi yansıtıyor. Çin İmalat Sanayii PMI de ağustos ayında 47.3 değerini alarak son 6.5 yılın en düşük düzeyine indi. Hizmetler sektörü için hesaplanan PMI de 53.8’den 51.5 değerine indi.

- İmalatta Mart 2009 sonrasının ve hizmet tarafında da son bir yılın en kötü verisinin görülmesi, Çin ekonomisinin üretimden odaklı hızlı daralmasının diğer sektörlere yayılmakta olduğuna işaret etti.

- Çin konusunda zaten istim üzerinde olan piyasalar tam da korktukları noktada kötü veri ile karşılaşınca sarsıntı yeniden başladı. Çin borsası Şanghay yüzde 3.28 değer kaybederek günün düşüş perdesini açtı.

- Korku daha sonra açılan Avrupa borsalarına sıçradı. Üstelik PMI Endeksi Euro Bölgesi’nde 52.3 değerini alarak büyümenin devam etmekte olduğunu göstermesine rağmen Avrupa piyasalarındaki kayıplar yüzde 3-4 düzeyine vardı.

- Amerika zaten önceki günden haftaya gönülsüz başlamıştı. Burada açıklanan aynı nitelikteki ISM İmalat Endeksi 52.7’den ağustosta 51.1’e gerileyerek Mayıs 2013’ten bu yana en kötü değerini aldı. Bu veri de Amerika’da imalat sanayiinde işlerin yavaşlamakta olduğuna işaret ediyor. Bunun ABD borsalarına yansıması yüzde 2-3 düşüş yönünde oldu.

- Eğer bugün yarın piyasaların dikkatini başka yöne çevirecek yeni bir gelişme ortaya çıkmazsa satışların devamı gelebilir ama bunun dozu düşük kalabilir. Ne de olsa piyasalarda şokların ilk etkisi en güçlü olanıdır. Bu açıdan Çin’in ekonomik yavaşlamasına bağlı yeni bir piyasa kötüleşmesi yaşanacaksa bunun birincisinden daha zayıf olacağı beklenebilir.

- Küresel piyasaların üretime odaklanması ve bu alandaki kayıplara negatif tepkiler vermesi doğal. Çünkü ne kadar üretim ve reel faaliyet varsa, ne kadar büyüme oluyorsa, reel tarafı temsil eden menkul kıymetlerde de o kadar değerlenme veya değer kaybı olabiliyor. Sonuçta üretim yoksa hiçbir şey yoktur.

 

SANAYİ GİRDİLERİNE KUR ARTIŞI DARBESİ

Türkiye PMI (Satın Alma Yöneticileri) Endeksi de temmuzda 50.1’den ağustosta 49.3’e düşerek imalat sektörü faaliyetlerinin daralmaya doğru gittiğini gösterdi. İstanbul Sanayi Odası tarafından ilki yayımlanan Türkiye PMI’yı Markit Economics hazırlıyor, veri 2006 yılına kadar geriye gidiyor. Bunun bir grafiği yukarıdaki sanayi üretimi ile birlikte yer alıyor. 50 değerinin üzeri büyümeyi, altı daralmayı ifade ediyor.

- Endeksin ağustos verisi bize sanayinin girdi fiyatlarında sıçrama olduğunu söylüyor. Bunun ana nedeni ise döviz kurundaki artış.

- Üretim ise ağustosta pek değişmedi ve duraklamaya devam etti. Bu da ağustos ayı sanayi üretiminin temmuza göre reel olarak pek değişmeyeceğine işaret ediyor. Temmuz ayı sanayi üretimi 8 Eylül Salı günü açıklanacak.

- Markit Kıdemli Ekonomisti Trevor Balchin’in Türkiye İmalat PMI için değerlendirmesi şöyle: “Temmuz ayında istikrar kazanma sinyalleri veren imalat sanayii ağustosta yeniden daralmaya döndü. Yeni siparişlerdeki gerileme iç piyasalardan kaynaklanırken, zayıflayan Türk Lirası’nın katkısıyla ihracat hız kazandı. Bununla birlikte yeni ihracat imkânları çok küçük oranlı arttı. Hem yeni işler hem üretim 2015 boyunca henüz hiçbir ayda büyüme gösteremedi. Ağustosta istihdamda hafif bir düşüş yaşanırken, girdi fiyatları son 1.5 yılın en güçlü enflasyonist baskısıyla karşılaştı.”

 

Yukarı