TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Uçurumun kenarından kurtaracak hamle

 

Türkiye’nin coğrafi riskleri son yıllarda hiç olmadığı kadar arttı. İhracatta en büyük pazar kaybını komşulara karşı yaşıyoruz. Sonuçta Türkiye de bu risklere dahil olmaya başladı.

- Gelişmekte olan ülkelere sermaye akımlarının tersine dönmesiyle iki yılı aşkın süredir finansal piyasalar çok oynak, riskler artıyor ve azalmakla birlikte bazı aylar cari açık Merkez Bankası rezervleriyle finanse ediliyor.

- Gezi olayları, 17-25 Aralık yolsuzluk olayları, son bir yılda yapılan üç seçim ve gitmekte olduğumuz dördüncü seçim, siyasi etkileri daha artırdı. Hükümetler de artık geçici hükümet halini aldı. Seçimler ve siyaset öne çıktı. Ekonomi arka sıralara düştü. Gerekli yapısal önlemler alınamadı.

- Bu gelişmeler çerçevesinde Türkiye ekonomisinin riskleri son iki yıldır artıyor. Aslında iki yıl önce Türkiye uluslararası reyting kuruluşları tarafından 18 yıl sonra yeniden yatırım yapılabilir kredi notunu almıştı. Bir yerde notu aldı ama hemen arkasından da riskleri artmaya başladı gibi bir durumla karşı karşıya kaldık.

- Bu riskin ne kadar arttığını aslında döviz kurları üzerinden izliyoruz. Ama bir de bu riskin fiyatlandığı CDS’ler (Kredi İflas Sigortası) var. Türkiye’nin 5 yıllık CDS’sinin seyri, risklerin ne zaman ve hangi nedenle arttığına yönelik iyi bir gösterge niteliğinde.

- Bu seyir de bize diyor ki, Türkiye’nin riski Mayıs 2013’e göre 1.5 katı kadar yüksek. Gerçi yükselen riskin bir kısmı dış gelişmelerden ve diğer gelişen ülkelerin de riskleri bu nedenle yükseldi.

- Bir de Mayıs 2013, Türkiye riskinin en düşük düzeyine indiği tarih. Not artışı ile ödüllendirilmiş zaten. Şimdi ise birden çok yeni risk unsuru ortaya çıkmış. FED’in parasal genişlemeyi sonlandırması ve faiz artışına hazırlanması, Çin’in etkisi vs ile Türkiye CDS’lerinin fiyatı 300 düzeyine kadar çıktı.

- Risklerin artması Türkiye’nin yatırım yapılabilir kredi notunu her an kırılabilecek bir sınırda tutuyor. Uluslararası kabul açısından üç büyük reyting kuruluşundan ikisinin notuyla yatırım yapılabilir ülke olunabiliyor. Fitch ve Moody’s bu notu verdi ama S&P bundan imtina etti.

- Geçen yıl nisan ayında Moody’s notun görünümünü negatife çevirdi. Bugüne kadar da dört normal gözden geçirme tarihini pas geçti. Son olarak kalıcı hükümetin kurulamaması üzerine, kasım seçimlerinde de benzerinin tekrarlanması halinde, bunun kredi notunu negatif etkileyeceğini açıkladı.

- Notta negatif yönde gidilebilecek en yakın yer ise spekülatif düzey, yani yatırım yapılabilir notun altına düşülmesi. İki kuruluştan birinin notunun düşmesi zaten Türkiye’yi ligden düşürecek. O zaman da menkul ve gayrimenkul tüm varlık fiyatları da kalıcı biçimde düşecek.

- Bu açıdan kasımda sandıktan ne çıkarsa çıksın hükümet süratle kurulmalı ve reyting kuruluşlarının eline de Türkiye’yi negatif izlemeden çıkartacak bir done verilmeli. Verilmeli ki, Türkiye ekonomisi reyting açısından uçurumun tam kıyısında beklemesin ve ikide bir not düşüşü tehdidi altında yaşamasın.

SONUÇ: “En iyi yolu bulmak, en kötüsünü bulmaktan çok daha kolaydır.” Thomas Moore

 

Yukarı