TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

FED bu eylülü de pas geçebilir

 

FED’in 10 yıllık aradan sonra faiz artırımını başlatmaya en güçlü aday tarih haziran, eylül ve aralık toplantılarıydı. Haziran artırımı, doların kısa sürede çok hızlı yükselmesi ile mart toplantısındaki FED açıklamalarıyla suya düştü. Haziran pas geçildikten sonra tahminler eylüle yoğunlaşmaya başladı. Ağustos ayında Çin şokunun etkisiyle bu tarihde zayıfladı. Son haftalarda ABD verileri ve nispeten zayıflayan Çin şoku nedeniyle artırım ihtimali yeniden arttı.

- Benim tahminim FED’in bu ayı da pas geçebileceği ve koşullarda kötüleşme olmazsa ilk artırıma aralıkta başlayabileceğidir. Tıpkı 2013 yılında parasal genişlemede azaltıma gidip eylülde pas geçmesi ve aralıkta başlatmasında olduğu gibi.

- Geri dönüşü olmayacak böyle bir adımı atmadan önce FED küresel finansal sistemde yeni bir istikrarsızlık yaşanmayacağından emin olmak isteyecektir. Çünkü piyasalar buluttan nem kapacak bir atmosferde.

- Böyle bir ortamda FED’in atacağı adım yeni bir fırtınaya yol açabilir ve bütün şimşekleri üzerine çekebilir. Bu duruma düşmek istemeyeceğinden hareketle daha uygun tarihin aralık olacağını düşünüyorum. Bu toplantıda ise yapacağı açıklama ile faiz artışına piyasaları bir adım daha yaklaştırabilir.

- Bu görüşümün bir istisnası ise Çin’in büyümedeki yavaşlamayı durduracak büyüklükte destekleyici yeni bir ekonomik paket hazırlaması ve bunu da çok kısa sürede açıklaması durumudur. Eğer böyle bir durum var ve iki ülke merkez bankası eşgüdüm içindeyse FED perşembe günü faiz artırımını açıklayabilir. Çünkü bu durumda Çin paketinin piyasalarda yaratacağı doping etkisi olumsuzluğu törpüleyebilir.

- Bir de “FED ilk faiz artırımını yapar ama gerekli olması durumunda da ara verir. Gelişmelere göre, dura kalka bir gidiş olur. Dolayısıyla artırımın başlatılmasından o kadar da korkmamak gerekir” görüşü de bana yanlış geliyor.

- Faiz artırımı bir kere başladı mı, bir daha durması, ara verilmesi o kadar kolay değil. Çünkü FED’in ne yapacağının bilinmeyeceği, faizin gelecek toplantıda artırılıp artırılmayacağının belli olmayacağı bir süreçten ne Amerika’ya ne de küresel piyasalara bir fayda veya istikrar çıkar. Bilinmezliği daha artıran bir durumla karşı karşıya kalırız. Bu nedenle tahminim faiz artırımı başladı mı, kesintiye uğramaz, devam eder. Ancak faiz artırım adımları en baştan küçük tutulabilir. Çeyrek puan da olabilir, çeyrek puanın yarısı da.

 

 

KARŞILIKSIZ ÇEK ARTIŞI NEYİN NESİ?

Türkiye’de siyasal ve finansal belirsizlikler arttıkça ödemeler de giderek aksıyor. Ağustosta geçen yılın aynı ayına göre karşılıksız çıkan senet sayısı yüzde 75, tutarı da yüzde 77 arttı. Karşılıksız işlemi yapıldıktan sonra ödenen çek sayısı ise yüzde 51, çek tutarı da yüzde 49 azaldı. Ağustos ayı Çin şokunun ortaya çıktığı, koalisyon turlarının sonuç vermediği ve terör olaylarının patlama yaptığı zor bir aydı.

- Bu açıdan 8 aylık rakamlara bakmak daha güvenilir olabilir. Yılın 8 ayında bankalara ibraz edilen çek tutarı yüzde 15, karşılıksız işlemi yapılan çek tutarı yüzde 48.5 artarken, karşılıksız işlemi yapıldıktan sonra ödenen çek tutarı ise yüzde 35.5 azaldı.

- Çeklerin bu oranda karşılıksız çıkmasının gerisinde temel bir neden göremiyoruz. Aynı ölçüde ticari hayatta bir durgunluk, ekonomide bir gerileme, iç tüketimde daralma söz konusu değil.

- Geriye genel ortamın bozulması, karşılıksız çeke cezanın yetersizliği ve daha da önemlisi kredilerde geri ödeme sorununun yaklaşmakta olduğu kalıyor. Devamı başka bir güne.

 

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
15 Eylül 2015 Salı, 14:57 Misafir net bir cevap verilememiş. böylesi yorumu herkes yapabilir.
15 Eylül 2015 Salı, 10:21 Misafir piyasada bir durgunluk olmadığını söylüyorsunuz, üretim yapanların girdisi döviz iken dövizle borçlanmanın çok daha pahallı olduğu, ama satışlara o kadar yansıtılamadığı, üretenin stoklamaktan, toptan alanın da erken alıp stokta bekletmekten çekindiği, bir ortamda ticari durgunluğun olmadığını söylemek doğru değil..diğer görüşlerinizle hemfikirim, teşekkürlerimle
Yukarı