TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Yeni dönemin anahtarı borsa

 

Geçen hafta Türkiye piyasaları nefes aldı ve küresel piyasalardan pozitif yönde ayrıştı.

-Bunu sağlayan gelişmelerden biri yurtiçi terördeki tırmanışın ivme kaybetmesi ve PKK’nın çatı yapılanması olan KCK’nın “çift taraflı tahkim edilmiş bir ateşkese hazır olduklarını bir daha vurgulayan” açıklamasıydı.

-Diğer bir siyasi gelişme ise aday bildiriminin son gününde AK Parti’nin piyasaların güvenini kazanmış eski ekonomi yönetimini yeniden listelerin başına yerleştirmesiydi. Son haftalarda bu ihtimal zayıflamış ve mali disipline devam edilmek istenmediği gibi bir algı gelişmişti. Ekonomi yönetiminin işine devam etmesi yolunun açılması, piyasaların spekülatif atağa kalkmasının zeminini de zayıflatıyor. Her yeni yönetim ve merkez bankası yönetimi piyasalar tarafından teste tabi tutulur, yoklanır. Gelişmeler karşısında nasıl davrandığı, ne kadar kararlı durduğu, nereye kadar kadar izin verdiği anlaşılmaya çalışılır.

-Haftanın sonunda Fitch’in Türkiye kredi notunu “yatırım yapılabilir” düzeyde tutması ve görünümü koruması da pozitif bir gelişme. Ancak bu haber piyasalar kapandıktan sonra geldiği için fiyatların içinde olmayabilir.

-Haftanın Türkiye lehine dönmesindeki temel rolü ise FED oynadı. 9 yıllık aradan sonra faizde ilk artırım için eylül ayını pas geçen FED Türkiye’ye altın değerinde bir üç ay kazandırdı gibi. Yeni faiz artırımı için artık gözler 16 Aralık’a çevrilecek. 27-28 Ekim’deki toplantıda ise faiz artırımının gündeme gelmesi ancak somut ve kalıcı pozitif gelişmelerin gündeme gelmesiyle mümkün.

-Aralık ortasına kadar seçim yapılmış ve muhtemelen yeni hükümet de kurulmuş olur. İster koalisyon isterse de tek başına hükümet olsun kuruluşunun uzun sürmeyeceğini ve yeni bir seçime gidilemeyeceğini tahmin ediyoruz. İşi ağırdan alma, ipe un serme gibi olaylar olmayacak. Kasımdan sonra önemli olan hükümetin oluşumu değil, yeni hükümetin Türkiye’yi dış politika risklerinden ve iç terörden kurtarıp kurtaramayacağında. Kavrayıcı olup ekonominin önünü açabilecek ve özel sektöre güven vererek harekete geçmesini sağlayabilecek mi?

-Bunlar yapıldığında Türkiye’nin de, büyümenin de önü açılır. Bunun ilk işaretlerinin ortaya çıkmasıyla büyümeye en duyarlı piyasa olarak borsa da canlanır ve yeni bir büyük çıkışa doğru gidebilir.

-Bu arada gelişmekte olan piyasalar aleyhine dönen küresel konjonktürün belli bir etkisi olacak elbette. Bu etkinin hatırı sayılır bir süre negatif olmaya devam edeceğini hesaba katalım. Bu durumda İstanbul Borsası’nın yeni büyük yükselişi ağır ağır ilerler, sık sık yabancı satışları ve tersine sermaye akımları ile kesilebilir. Bu durumda birkaç yılı alan ılımlı yükseliş eğilimi ortaya çıkabilir.

-Sermaye akımlarında zayıflama ise önümüzdeki dönem özel sektörün dış borçlanmasını kısıtlayıcı rol oynayacak. Dışarıdan ucuz fonlama olanakları azalan şirketler mecburen içe ve içeride de sermaye piyasalarına dönecekler. Halka arzlar yeniden gündeme gelecek. Bu da piyasayı canlandırıcı etki yapacak ve destekleyecek.

ENDEKS DOLAR BAZINDA İKİYE KATLANABİLİR

-Halka arzların başlayabilmesi için, piyasaya olan güvensizliğin azaltılması gerekiyor. Bu konuda yeni kanun çıkarıldı, SPK ve BİST’e yeni yönetim atandı, borsanın adı da değişti ama yetmiyor. Çünkü bu piyasada mülkiyet hakları sağlam değil. Halbuki güçlü mülkiyet hakları en çok sermaye piyasası için gerekli. Çünkü uzun vadeli, şirkete ortak olmayı ve yönetiminin alacağı tüm riskleri üstlenmeyi de içeren bir yatırım yeri borsa.

-Mülkiyet hakları zayıf olduğu gibi, çok yakın tarihlerde büyük manipülasyonlardan, çok büyük oynaklıklardan ve işin içinde bizzat sermaye piyasasından sorumlu bakanların da olduğu “borsa kumarhanedir, değildir” tartışmalarından buraya geliyoruz. Kumarhane tartışmasının en büyük nedeni de bence mülkiyet haklarının zayıflığı. Güven eksikliğinin temelinde bu var.

-Yeni dönemde de sermaye piyasasının potansiyelinin kullanılabilmesi için Sayın Ali Babacan’ın geçmişte yaptığı reformların üzerine ek yeni düzenlemeler ve iyileştirmeler yapılması gerekiyor. Reform alanlarından birinin sermaye piyasası olması halinde belirttiğimiz koşullarda borsanın bir büyük çıkış daha yaşamasının zamanı yaklaştı denilebilir.

-Bunun en büyük göstergelerinden biri de fiyatların dolar bazında düştüğü yer. Tepe noktadan 2.5 yıla yaklaşan bir sürede yüzde 55 düşen hisse senedi ortalama fiyatlarının belki biraz daha düşüş marjı olabilir. Ama eninde sonunda yükselişe yöneldiğinde de 5 sent ve üzerine çıkacağı, yani dolar bazında bugünkü değerlerini ikiye katlayacağı kesin. Eğer yer yarılıp bu ülke yerin dibine batmayacaksa.

Yukarı