TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Cari açık bu yıl yüzde 5’in altına doğru gidiyor

 

Ağustos ayı pek çok ekonomik veri açısından alabora olduğumuz bir aydı. İstihdam dışında ekonomik veriler tamamlandı. Dün açıklanan ödemeler dengesi de alabora oluşun bir kesitini verdi bize.

- Bir kere yaşanan büyük istikrarsızlığa, siyasi belirsizliğe, hükümetin kurulamayışına, yeni bir seçim kararı alınmasına, terörün tırmanmasına, dış koşulların kötüleşmesine paralel döviz kuru tavan yaparken, ekonomide beklentiler, tüketim, yatırım ve aktivite dip yaptı. Turizm sektörü de artan terör ve çevremizdeki jeopolitik olaylar nedeniyle kötü bir sezon yaşıyor. Seyahat gelirlerinde 8 aylık dönemde 2 milyar dolara yakın düşüş meydana geldi. Doğal olarak ithalatımız aylık 5 milyar dolarlık azalmayla 15 milyar dolara indi. İhracat zaten azalıyordu. Bütün bunlar ekonomide madalyonun kötü yüzünü gösteriyor bize.

- Madalyonun ikinci yüzündeki en belirgin görüntü ise bütün bu olumsuzlukların dış ticaret açığını azaltarak cari açığı düşürmesiydi. Ağustosta cari açık 163 milyon dolara inerek Ekim 2009 sonrasının aylık en düşük rakamına indi. Geçen yılki ağustos ayı açığı 2.2 milyar dolardı. Yıllık cari açık da 2 milyar dolar azalmayla 43 milyar dolara indi ve Kasım 2010 sonrasının en düşüğüne geriledi.

- İthalat tutarının gerilemesinde ithalat gereğinin ekonomik yavaşlamadan dolayı azalması yanında, ithal ürünlerin fiyatlarının düşmesi de etkili oluyor. En başta petrol ve enerji olmak üzere hammadde fiyatlarının son bir yılda sert yüzde 30- 50 arasında düşmesi toplam ithalatı azaltıyor. Küresel fiyatların seyrine paralel olarak içinde bulunduğumuz aylarda da fiyat düşüklüğünün sürmesi bekleniyor.

- Türkiye hem siyaset ve terör şokunu hem de bu iki gelişmenin de etkisiyle kur şokunu yaşıyor. Bütün faktörler bir araya gelince tüketim eğilimi ekonominin daraldığı 2009 yılı seviyelerine geri döndü. Bağlı olarak ithalat gereği daha gerileyebilir. Hem fiyat hem de miktar düşüşü ile dış ticaret açığı iyileşmeye, bağlı olarak cari açık daralmaya devam edebilir. Yıl sonunda ise cari açık 34-35 milyar dolar civarına gerileyebilir. Bunun da 706 milyar dolara düşmesi beklenen milli gelire oranı yüzde 5’in altına iner, yüzde 4.7- 4.8 dolayında gerçekleşebilir. Bu da son bir yılda milli gelire oranla cari açıkta 1 puanlık iyileşme demektir.

 

AÇIĞIN FİNANSMANINDA REZERV KULLANMANIN BİR SINIRI VAR

Ancak bu oran da önümüzdeki dönem ve yıllarda yeterli olmayabilir. Çünkü uluslararası kuruluşların koyduğu üst ve alt sınır milli gelirin yüzde 4’ü kadar açık veya fazladır. Bu sınırlar içinde kalınırsa küresel piyasalar tarafından cezalandırılmaktan kaçınılabilir. FED’in faiz artıracağı, gelişmekte olan ekonomilerin Çin öncülüğünde büyük çalkantı yaşayacağı ve küresel çapta risk alma iştahının azaldığı bir dönemde, Türkiye gibi ülkeler sermaye çıkışlarına da hazırlıklı olmalı. Bunun da yolu dış finansman ihtiyacını azaltmaktan geçiyor. Dış borç zaman içinde eritilebileceğinden kısa vadede iş cari açığı azaltamaya kalıyor.

- Bunun işaretini yeni açıklanan Orta Vadeli Program’dan alıyoruz. Burada yer alan verilerden 2016 yılı için ortalama dolar kurunun 3.0859 olarak tahmin edildiğini, böyle bir kur üzerinden hesapların yapıldığını görüyoruz. 2015 yılı için de ortalama dolar kuru 2.7320 alındı. 2016 için yüzde 7.6 enflasyon tahmini yapılırken ortalama dolar kuru artışı yüzde 13 tahmin edildi. Bu da TL’nin bu yılki değer kaybının üzerine gelecek yıl ekleme yapabileceği, en azından mevcut hükümetin böyle bir program yaptığını söyleyebiliriz.

- Dolar veya kur artışının öngörülmesi, bu yolla dış dengenin düzeltilmeye devam edilmek istendiğine ve ekonomide daralmanın dahi göze alındığına yorumlanabilir. Çünkü cari açık kabul edilebilir sınır içine çekilmezse, dış finansman ihtiyacı azalmazsa önce rezervlerimiz eriyecek. Ağustos ayında 399 milyon dolar daha azaldı. 8 aylık döneminde toplam 10.8 milyar dolar rezervlerden kullanılmış. Merkez Bankası rezervi de 100 milyar doların altına inmiş. Bu inişin veya açığı rezervlerden karşılamanın da bir ölçüsü var. Ölçü kaçtığında da küresel piyasaların insafına kalırız. O zaman kur yoluyla ekonomik daralmanın en kötüsünü yaşayabiliriz.

 

Yukarı