TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Dış etki bizi seçim sonrasına sağ salim çıkarır

 

1 Kasım seçimine 2 hafta kala, üstelik Cumhuriyet tarihinin en büyük terörünün yaşanmasına rağmen Türkiye’de finansal piyasalarda bahar havası yaşanıyor. Adına yalancı bahar da desek durum bu.

- Mesela dolar düşüyor, Euro da düşüyor. Kısaca TL değerleniyor. 2 hafta önce 29 Eylül’de döviz sepeti 3.26 düzeyinden dün 3.075’ye kadar geriledi. 2 haftalık düşüş yüzde 5.8 gibi yüksek bir düzeyde.

- Hazine ikinci el piyasa faizleri yüzde 11.66’dan dün yüzde 10.40’a indi. Enflasyon beklentilerinde ise herhangi bir düşüş yok.

- Hisse senedi değerlerinin ortalamasını temsil eden BİST 100 Endeksi 73. 638’den dün 80.383’e kadar çıktı ve yüzde 10.7 yükseldi.

- Türkiye riskini ölçen 5 yıllık CDS’lerin fiyatı 335 dolara kadar yükselmişken 266 dolara kadar indi. Yatırımcılar Türkiye riskini en yüksekten en düşüğe yüzde 20 düzeyinde azalttı.

GÖLGEDE KALAN: Piyasaların 2 haftaya uzayan bu iyileşmesinde seçime birkaç hafta kala aşırı satılmışlığın düzeltilmesi eğilimi rol oynadı mı bilmiyoruz. Her seçim öncesinde aşırı satılmışlık ve ardından fiyat düzeltmesine şahit oluyorduk. Bu kez tam 1 ay öncesinde dip veya zirve seviyeleri gördük. Son 2 haftadır da sanki bunun düzeltmesi yaşanıyor gibi. Sanki diyoruz, çünkü Türkiye piyasalarındaki değişikliğin ve pozitif yöne dönmesinin asıl nedeni dışarıdan. Bütün iç etkenler bu dış gelişmenin gölgesinde kaldı.  

DIŞARIDA OLAN: ABD Merkez Bankası’nın (FED) bu yıl için öngörülen faiz artırımının, açıklanan ekonomik veriler ve FED tutanakları çerçevesinde gelecek yıla ertelenmesi. Faiz artırımı için beklentiler Mart- Nisan 2016’ya yoğunlaşıyor. Avrupa tarafında ise parasal genişlemenin daha da genişletilmesi ve daha da uzatılması söz konusu. İnandırıcılığı yüksek başkan olarak Mario Draghi’nin açıklamaları bu yönde. Çin mevcut ekonomik darboğazı aşmak için zaten faiz indirimine de gidiyor, parasal paket açıklamaya da. Japonya zaten tarihinin en genişlemeci parasal politikasını uyguluyor. Kısaca küresel piyasalar düşük faizli bol paranın hemen kesilmeye başlanmayacağını, daha devam edeceğini gördüler. Bu yeni duruma göre de fiyat düzeltmesi veya pozisyon ayarlaması yapmaya başladılar. Risk iştahı yeniden artmaya ve gelişmekte olan ülkelere sermaye akımı net bazda yeniden pozitif bir durum almaya başladı.

 

DIŞARIDA FAİZ ARTIRMAMANIN ETKİSİ NEREYE KADAR SÜREBİLİR?

Bu nedenledir ki son 2 hafta içinde gelişmekte olan ülke paralarının dolara karşı değerini ölçen JP Morgan Endeksi 66.636’dan 69.405’e çıktı ve yüzde 4.2 arttı. Yani değerlenen sadece TL değil, diğer gelişmekte olan ülke kurları da.

- Yine gelişmekte olan ülke borsalarının seviyesini ölçen MSCI Endeksi 770’ten 854’e kadar yükseldi ve 2 haftada yüzde 10.9 prim yaptı. Tam olarak BİST 100 kadar.

- Faizi artırmayacak ve bol olmaya devam edilecek olması, doların değerini düşürmeye başladı. Dolar Endeksi 96.700’den 93.806’ya kadar düştü ve yüzde 3 değer kaybetti. Euro dolar paritesi de 1.1146’dan dün 1.1495’e yükseldi, Euro dolara göre yüzde 3.1 değerlendi.

- Kâğıt paraların bol olmaya, likiditenin artmaya, faizlerin tarihsel en düşük düzeylerinde kalmaya devam edeceği ihtimali, alternatif dünya parası olan altını da yeniden canlandırdı. 2 Ekim’de onsu 1.103.6 dolar olan altın dün 1.1891.7’ye yükseldi. Yüzde 8’i bulan artış oranı ile altın son dönemin en iyi kazancını getirdi.

- Dünya piyasalarında olan biten bu. Sermaye hareketleri tamamen serbest olan Türkiye piyasalarında yaşanan da tam dünyanın paralelinde cereyan ediyor.

Seçime ilişkin açıklanacak son anketler kısmı oynaklık yaratabilir. Ancak oynaklıklar küresel eğilimle paralel gidişi geçici kesebilir. Ana gidiş devam eder.

- Dünyada da faiz artırımının ötelenmesinin piyasaları taşıyacağı belli bir mesafe olmalı. Başka yeni pozitif faktör bulunamazsa faiz ötelemenin piyasaları taşıyabileceği yer, olsa olsa kasım ayı olur. Kurumsal ve uluslararası fon yönetenler bu ayda kârını realize eder, hesabını kapatır, başarı primini de alarak Noel tatiline çıkar.

Bu da bizi sağ salim seçim sonrasına çıkarır. Gerisini yeni hükümet senaryoları ile birlikte düşünürüz.

 

Yukarı