TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Pozitif ayrışma fırsatı doğdu

 

Seçim sonrası piyasalar ilk günden yollarını ayırdı. Tek başına iktidarı ilk gün pozitif yönde sert fiyatladı.

- Cuma günkü kapanışa göre dolar 2.9141 TL’den 2.7580 TL’ye kadar düştü. Doların TL karşısındaki düşüşü yüzde 5.5’e kadar vardı. Euro ise 3.2069’dan 3.0382’ye kadar geriledi. Bunun da oranı yüzde 5.2.

TL’nin döviz sepeti karşısında değerlenmesi ise bundan iki tık fazla, yüzde 5.7 olarak gerçekleşti. TL değerlenme yönünden tarihi günlerinden birini yaşadı.

- TL’deki bu değerlenme aslında seçimle şok bir hızlanma kaydetti ama daha önce başladı. Piyasaların net bir şekilde pozitife döndüğü tarih olarak 29 Eylül’ü alırsak seçime kadar olan süreçte TL döviz sepetine karşı zaten yüzde 6.6 değerlenmişti. Seçimin ilk gününün de eklenmesiyle değerlenme oranı yüzde 12.7’yi buldu.

- Türkiye’nin riskini ölçen 5 yıllık CDS fiyatı ise cuma kapanışta 253.25’ten dün 229.00’a kadar geriledi ve bir günde yüzde 9.6 gibi keskin bir düşüş yaşadı. CDS fiyatları da 29 Eylül’de 327.10 ile son yılların en yüksek düzeyine çıkmış. O noktaya göre CDS’lerdeki gerileme veya Türkiye riskindeki azalma bir ayda yüzde 30’a vardı.

- Hazine ikinci el gösterge faizinin ilk tepkisi de yüzde 5 oranında değişme yönündeydi. 2 yıllık gösterge tahvil faizi yüzde 10.19’dan dün ilk işlemlerde yüzde 9.67’ye geriledi. 0.52 puanlık azalmanın yüzde değişimi 5.1. Faiz oranı da 29 Eylül’de yüzde 11.66’yı görmüştü. Buna göre son bir aylık düşüş 1.99 puan veya yüzde 17.1 düzeyinde. Hazine faizi altı ay sonra tek haneli rakamlara inmiş oldu.

- Borsanın tek başına hükümeti karşılama primi yüzde 6.2 oldu. Geçen haftayı 79.409’dan kapatan BİST 100 Endeksi dün 84.354’e kadar yükseldi. Borsa da 29 Eylül’den seçime kadar yüzde 9.3 prim yapmıştı. Dünkü primle yaklaşık bir aylık birikimle artışı yüzde 16.1’e ulaştı.

 

FIRSAT PENCERESİ KISA VADELİ KALABİLİR

Tek başına AK Parti hükümetine finansal piyasaların ilk günden açtığı kredi bu. Ama bunun daha öncesi olduğunu da belirtelim. Yaklaşık bir ay kadar önce başlayan pozitif eğilimde küresel konjonktür yanında seçim tarihinin yaklaşıyor olmasının da etkisi vardı. İlerleyen haftalarda açıklanan anketler de net biçimde tek başına iktidarı pek göstermedi. Dolayısıyla beklenmeyen bir seçim sonucu ile karşı karşıyayız. Her ne kadar olayın gerçekleşmesi ile fiyatlamanın büyük kısmı yapılmış olsa da, beklenmeyen ve pozitif yönde algılanan sonucun kalıcı fiyatlaması ilk günden tamamlanmamış olabilir. Zaman geçtikçe ve yeni döneme ilişkin açılımlar geldikçe bu fiyatlama da yapılır.

- Ekonomi yönetiminin belli olması, hükümet programı ve ekonominin yol haritasının netleşmesinin fiyatlara belli etkisi olabilir.

- Yurtiçi gelişmeler yanında dış konjonktür de piyasaları ve ekonomiyi etkilemeye devam edecek kuşkusuz. Bu konjonktürün de şimdilik lehimize olduğunu belirtelim. Gelişmekte olan ülkelere net bazda sermaye girmeye başladı. Siyasi belirsizliğin geride bırakılması ile Türkiye’ye bu akış kısmen hızlanabilir de. Açıkçası hükümetin kuruluşu ve atılacak yeni adımlar bu konuda belirleyici olmaya aday.

- Tek başına hükümetin ortaya çıkmasının vereceği ivmeyle bu dönemde Türkiye pozitif ayrışabilir, diğer gelişmekte olan ülkelerden daha iyi performans gösterebilir. Bunda geçmiş dönemde negatif ayrışmış olmasının, fiyatlamaların kısmen cazip hale gelmiş olmasının da payı olabilir. Bu çerçevede TL’nin değerlenmesi veya döviz kurlarının gerilemesi sürebilir. Faiz oranları gevşemesini sürdürebilir.

- Tabii ki bu arada kasım ayının uluslararası fon yöneticilerinin hesap kapatma ayı olduğunu unutmamak gerekiyor. Fiyatların olgunlaşması kâr realizasyonlarını tetikleyebilir.

- Kaldı ki aralık ayında FED’in faiz artırımına başlayıp başlamayacağı da küresel risk iştahında belirleyici olacak. Bunun tarihi de 16 Aralık. Faiz artırımının ertelendiği görüşü hâkim duruma gelmişken, FED faiz artırımını aralıktaki toplantıda görüşeceğini açıklayarak konuyu yeniden gündeme sokmuştu. Faizi artırıp artırmamaları bir yana tarih yaklaşırken küresel ve gelişmekte olan piyasalar üzerinde belli bir baskı oluşabilir. Bilanço kapatmayla bu tarihi de dikkate alanlar belki kasımda harekete geçebilir. Bu durumda yakalanan fırsat penceresi kısa vadeli kalabilir.

SONUÇ: “Keserin takırtısı gündeliğe göredir.” Türk atasözü

 

 

Yukarı