TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

En çok krediyi Türkiye’ye açtı

 

Türkiye’nin yüzde 1.4 payla ortakları arasında yer aldığı Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) en çok krediyi Türkiye’ye açtı. 2013’te 1.4, 2014’te 1.5 ve 2015’te 1.8 milyar Euro kaynak sağlayan EBRD Türkiye’ye en çok yabancı sermaye getiren kuruluş haline geldi. Şimdiye kadar 170 şirkete kaynak sağlayan banka altyapı yatırımlarına ve enerji sektörlerine yönelmek istiyor

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Global Liman İşletmesi’ne ortak oldu. Türkiye’deki toplam ortak olduğu işletme sayısı da küçükten büyüğe 170’e ve 6.8 milyar Euro’ya ulaştı. Türkiye’nin yüzde 1.4’le ortak olduğu EBRD’nin 35 milyar Euro varlığı bulunuyor. Bu varlıkları arasında en büyük yatırımı Türkiye’ye yapmış. EBRD 1.1, 1.4 ve 1.8 milyar dolarla Türkiye’de son üç yılda en çok dış yatırımı yapan kuruluş. Global Liman’la ortaklık anlaşması için Türkiye’ye gelen EBRD Altyapı Sektörü Başkanı Thomas Maier soruları yanıtladı.

- Türkiye’deki faaliyetleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

EBRD olarak Türk hükümeti ile hastane faaliyetleri ve yönetimi konusunda kamu-özel ortaklığı çalışmamız oldu. Bu ortaklığımız bir yıl önce ilk hastane hizmetleri yönetimi anlaşmasının Adana’da imzalanması ile gerçekleşti. EBRD Türkiye’nin potansiyeline ikna oldu. Üç büyük kent yanında Gaziantep’te de ofis açtık. Türkiye ofislerimizde 85 kişi çalışıyor.

- Türkiye çok hareketli bir dönem yaşadı, iki seçim geçirdi, sizin görüşmeleriniz sırasında. Bu süreçte tereddüt yaşadınız mı?

Bölgedeki bütün bu karmaşıklığa rağmen Türk ekonomisi epey dirençli çıktı. Banka olarak sonuçta gelir odaklıyız. Ondan dolayı hâlâ devam eden ilgimiz de, imzaladığımız üst düzey anlaşmalar da, Türkiye’de elle tutulan bir ekonomi olduğunu bize gösteriyor. Sadece EBRD açısından değil uluslararası yatırımcı açısından da. 2009’dan beri Türkiye’de faaliyetteyiz. 2013 için 1.1, 2014 için 1.4 ve 2015 için 1.8 milyar Euro’luk yatırım yaptık. Son üç yılda Türkiye’ye en büyük yatırımı yapan kuruluşuz. Türkiye en güçlü pazarımız haline geldi. Yıllık yaptığımız 9-10 milyarlık yatırımın beşte bire yakını buraya yapılıyor.

- Baştan belirlenmiş girmediğiniz sektörler var mı?

Silaha, kumara, alkole mesela votkaya ve tütün ürünlerine yatırım yapmıyoruz. Bir ara Efes’le çalışmamız olmuştu. Alkol dedim ama bira ve şarap biraz farklı. Biz alkol oranı yüksek içeceklere yatırım yapmıyoruz.

- Türkiye’ye dönük olarak 2016 planınız nedir?

Genel olarak Türkiye’de odaklanmak istediğimiz beş konu var. Bunlardan birincisi enerji grubu. Ağırlık verdiğimiz ikinci konu altyapı yatırımları. Bu konuda özel - kamu ortaklığı ve ticari kurumlarla ortaklık devam edecek. Türkiye’deki şirketlerin daha çok Türk Lirası bazında finansmana ihtiyacı var. Çünkü Türkiyeli şirketler şu anda Euro veya dolar bazında borç alıyor. Ama kendileri Türk Lirası bazında gelir elde ediyor. Bizim için Türkiye sadece Ankara, İstanbul, İzmir’den ibaret değil. Biliyorsunuz artık Gaziantep’te de bir ofisimiz var. Bu tür faaliyetler sayesinde özellikle yerel yönetimlere desteğin önünü açıyoruz. Son olarak bizim ağırlık verdiğimiz konulardan biri de özel sektörün rekabetini artırmak. Yani buradaki örnekte gördüğümüz gibi, yaptığımız yatırımlar sayesinde şirketlerin hem ulusal hem de uluslararası alanda daha yüksek rekabet gücüne ulaşmasını amaçlıyoruz.

Altını çizmek istediğim konu bizim tek başına hareket etmediğimiz. Mesela Avrasya tüneli söz konusu olduğunda biz çok farklı taraflardan fon sağlanmasını sağladık. Biz tek taraflı harekete geçen tek oyuncu değiliz. Geçtiğimiz 5 yıl içinde 6.8 milyar Euro’luk yatırım yaparken ayrıca 16 milyar Euro’luk da finansın getirilmesine yol açtık.

- Sizi Türkiye’ye çeken nedenler nedir?

Türkiye’ye yatırım yapmamızın nedenlerinden biri ekonominin çok büyük olması, nüfusun hızla artması, hem yatırım hem de know how talebinin yüksekliği. Yani sadece şehirlerde değil, daha kırsal kesimlerde talep artıyor.

- 3. Havalimanı için kapınızı çalan oldu mu?

Görüşmeler yapıldı ama Türk bankaları birinci aşama için finansman sağlayabildi. EBRD olarak biz katma değer prensibine göre çalışıyoruz. Yani bir proje için oradaki yerel bankalar ya da uluslararası bankalar finansman sağlamaya hazırsa biz bu tür kurumlarla rekabete girmiyoruz. Ama finansman konusunda herhangi bir sıkıntı ya da eksiklik varsa o zaman sürece dahil oluyoruz. 3. havalimanı projesinde Türk bankaları finansmanı sağladı.

 

Yukarı