TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Türkiye’de dolar geriler, konut ve inşaat ilerler

 

Eylül ayı döviz kurundaki artışın da, beklentilerdeki kötüleşmenin de, tüketici güvenindeki bozulmanın da doruk noktasıydı. Eylülde döviz sepeti 3.26 düzeyiyle rekor kırarken, Tüketici Güven Endeksi’nin 58.5 ile küresel kriz düzeyine indiğini gördük. Konut satışları da eylül ayında yüzde 20.1 azalarak son yılların en güçlü aylık düşüşünü yaşadı.

- Eylül sonunda ise pozitif yöne doğru kırılma başladı ve ekim ayı boyunca da sürdü. Kasımda ise bu durumun üzerine genel seçimlerden çıkan güçlü tek parti iktidarı da eklendi. Ekim ayında hem dış konjonktürdeki gelişmeler hem de yurtiçinde seçim öncesi gelişmeler satın alınmaya başlandı ve döviz duruldu. Sepet bazında döviz kuru yüzde 6 geriledi, Borsa yüzde 7 yükseldi, Tüketici Güven Endeksi de 58.5’den 62.8’e çıktı ve yüzde 7.3 arttı. İşte bu ayda konut satışları derin bir düşüş yaşadığı aydan yüzde 8.8 artışa döndü. Seçimi beklemeden, döviz kurlarındaki gerilemenin, faiz oranlarındaki gevşemenin etkisiyle konut alımları hızlandı.

- Ekimde toplam 104 bin konut satıldı ve geçen senenin aynı ayında 95.6 bin konut satılmıştı. 10 aylık dönemde de konut satışı 1 milyonu geçerek 1 milyon 40 bine ulaştı. Bu da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12 artışı ifade ediyor. Geriye kalan iki ayda 100’er binlik satış yapılacağı varsayılırsa bu yıl yeni bir rekor gelecek ve geçen yılki 1.165 binlik satış adedi de geçilecek.

- Kaldı ki, bu yılın son iki ayında konut satışlarında hızlanma olabilir. Çünkü seçim bekleniyordu, bu geçildi. Seçim sonrasında beklentiler iyileşiyor ve döviz kurları geriliyor. Hatta beklentilerde tarihi bir zıplama bile görüldü. Tüketici Güven Endeksi yayımlanmaya başladığı 2003’ten bu yana en güçlü aylık artışını gerçekleştirdi. 62.8 olan endeks kasım ayında 77.1’e çıktı ve yüzde 22.9 yükseldi.

- Tüketici güveni içinde en fazla düzelme gösteren de “konut satın alma ve inşa ettirme” kalemi oldu. Bu kalem yüzde 35.5 artışla genel endeksi de yukarı çekti. İşte kasım ayında konut satın alma niyetindeki bu artışın satış rakamlarına yansımasını da beklemek gerekir.

 

 

PATİNAJ DÖNEMİNİN SON BULMASI NEYE BAĞLI?

Konut ve inşaat sektörünün canlı olması büyümeyi destekleyecek ana ayaklardan biri. Ama tek başına bu sektör ekonomiyi canlandırmaya yetmez. İnşaat sektörünün yanında otomotiv, turizm, tekstil ve konfeksiyonun da canlı olması halinde büyüme hızlanabilir. Fakat biliyoruz ki, turizm ve kısmen de konfeksiyon sektörü canlı değil. Büyüme ise yüzde 3 civarında bir seyir izliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın deyimiyle ekonomi patinaj yapıyor.

- Kasım ayı için açıklanan Tüketici Güven Endeksi’ndeki tarihi sıçrama bu patinajdan kurtulma kapısını açtı. Tüketim isteği canlı. Arz sorunu yok. Yeter ki talep olsun, üretim kolay. O zaman talebin realize olmasını bekleyeceğiz.

- Bu arada BDDK’nın taksit sınırını genişletmesi de kasım ayına denk geldi. Zaten kısıtlama, tüketimi caydırmak, cari açığı ve hanehalkı borçluluğunu kontrol altına almak amacıyla 2014 başında getirilmişti. Şimdi bu kısıt genişletildi ve bunun tüketimi artırıcı etkisini görmeye başlayacağız.

- Tüketici güvenini koruyabilmek, üreticileri daha fazla risk almaya yöneltebilmek için, sadece seçimin geride bırakılması ve döviz kurunda istikrar yetmeyebilir. Ekonominin yol haritasının ortaya konulması, ekonomi yönetiminin güven vermesi ve beklenen reformların yapılması halinde patinaj dönemi son bulabilir.

- Reformlar yapılmalı ki, yatırımlarla rekabet gücümüz ve ihracatımız artsın. Ancak o zaman büyümenin cari açığı yeniden azdırmasının önüne geçebiliriz ve büyümeyi sürdürülebilir kılabiliriz. Yani ihracat artışı olmadan sürdürülebilir büyüme asla olmaz.

SONUÇ: “Zaferle birlikte katlanılacak yara, acımaz.” Puplilius Syrus

 

Yukarı