TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Yeni yönetim ile yeni hikâye ve yeni Türkiye riski

 

Dün yeni Bakanlar Kurulu, Rusya ile uçak düşürme krizi yaşanırken açıklandı. Piyasaların yeni hükümete ve yeni ekonomi yönetimine ilk tepkisi pozitifti. Ancak Rusya ile kriz tırmandı. Putin’in sert açıklamaları, Rusya Dişişleri Bakanı Lavrov’un resmi Türkiye ziyaretini iptal etmesi ve Rus turistleri Türkiye’ye gitmemeye çağırması, yaşanan krize yeni halkalar ekledi.

- Son yıllarda komşuları ile arasındaki gerginliklerde ilk kez Batı dünyasına ait ve NATO üyesi bir ülke tarafından Rusya’nın savaş uçağının düşürülmesi, dünyada da geniş yankı buldu ve küresel piyasaları etkiledi.

- Gün boyunca süren ve tırmanan Türkiye Rusya gerginliği öncelikle her iki ülke piyasalarını da vurdu. Türkiye’de borsa yüzde 4.4 düşerken, ülke risk priminin göstergesi CDS’ler yükseldi. Türkiye-Rusya gerginliği doğal olarak Türkiye’den yabancı yatırımcıların çıkışına yol açtı. Bu nedenle faiz yükseldi, döviz yükseldi ve Türkiye riski yükseldi.

- Yeni hükümetin ilk gününe rastlayan ve dünyanın da en önemli haberi haline gelen bu dış politika krizi, aynı zamanda önümüzdeki ayların da bir işaret fişeği gibi. Yeni ekonomi yönetiminin de uğraşacağı ana konulardan birinin ne olacağını gösteriyor bize. Suriye ve bağlantılı Rusya ile krizin yaratacağı stresin daha haftalarca, hatta aylarca devam etmesi beklenebilir. Olayın artçı şokları sürebilir. Rusya ile karşılıklı ekonomik ilişkiler yoğun, karşılıklı bağımlılık yüksek. Diplomasiye büyük iş düşüyor.

- Bu süreçte piyasalarda oluşan stresin azaltılması ve yabancıların Türkiye’de kalmaya ikna edilmesi önemli olacak. Yeni ekonomi takımı da öncelikli olarak bunu yapacak. Bu açıdan da Başbakan Yardımcısı olarak atanan Sayın Mehmet Şimşek’e çok iş düşüyor. Uluslararası piyasaları yakından tanıyan ve güven veren biri olarak, beceri ve birikimini göstereceği bir dönem olacak.

- Şimşek’ten boşalan Maliye Bakanlığı’na getirilen Naci Ağbal ise zaten bu işte yeterince tecrübeli, 7 Haziran öncesinde bu bakanlığın müsteşarlığını yapıyordu. Özellikle bütçe açığını azaltmanın, mali disiplini korumanın ekonomiye yaptığı dopingi ve sağladığı faydayı yakından bilen birisi.

- Enerji Bakanlığı’na getirilen Berat Albayrak’tan sektördeki tecrübesi ve genç yaşı yanında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın desteğini hissetmesiyle iyi işler çıkarmaya aday. Jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde Türkiye’nin enerji koridoru haline gelmesi, büyük projeleri hayata geçirmesi kritik bir önemde. AK Parti’nin ilk döneminde ekonomide gösterilen başarının burada tekrarlanma ihtimali bence var.

- Ulaştırma alanındaki büyük yatırımlar ve projelerin yürütülmesinde de hiçbir tereddüt yok. Bu görevi üç dönem yapan Binali Yıldırım işin başında.

- Faruk Çelik’in Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan Tarım Bakanlığı’na geçirilmesi de çok isabetli. Hem aynı koltukta kendini tekrarlama olgusundan kurtulmuş, hem de insani ilişkileri mükemmel bir şekilde götürmesinin olumlu etkisini çalışma hayatı yerine bu kez tarım alanında görecek.

- Kalkınma Bakanlığı’nı yapıcı ve toparlayıcılığı ile Cevdet Yılmaz yürütmeye devam edecek.

- Reformların başına ise Planlama’dan gelme eski bakan Lütfi Elvan Başbakan Yardımcısı olarak getirildi.

- Böyle bir ekonomi yönetimi, reformları yapması şartıyla Türkiye için yeni bir hikâye yaratabilir. Ve de büyümeyi artıracak yerli kaynakları harekete geçirebilir ve dış kaynak akışını devam ettirebilir.

- Ancak bunun şartı jeopolitik istikrarın sağlanmasıdır. Bu da maalesef sadece Türkiye’nin elinde değildir. İçinde yer aldığımız coğrafyanın doğurduğu bir riskle karşı karşıyayız. Öncelikle bu riskin yönetilmesi ve aşılması gerekiyor.

SONUÇ: “Beklersen deniz durulur.” Japon atasözü

 

Yukarı