TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Karşılıklı bağımlılık

 

Rusya, Türkiye’nin Almanya ile birlikte en önemli iki ekonomik partnerinden biri. İhracatımız Almanya gibi yüksek değil. Fakat milyar dolarlık meyve ve sebzeyi bu ülkeye ihraç ediyoruz.

- Ancak ithal ettiğimiz ürünler içinde enerji gibi stratejik olanı var. Doğalgaz ihtiyacımızın yüzde 54’ünü bu ülkeden sağlıyoruz.

- Bunun dışında Rusya yine Almanya ile Türkiye’ye en çok turisti gönderen ülke. Pazarımızın yüzde 10’undan fazlasına sahipler. Antalya’da otellerin çoğunda Ruslar kalırken, otel sahipleri de giderek Rus sermayeli hale dönüştü.

- Yine Rusya Türkiye’deki sermayedarların yurtdışında en çok iş yaptığı, doğrudan yatırım yaptığı, mağaza açtığı, iş yaptığı ülke. Bu ülkedeki Türkiyeli doğrudan yatırımların tutarı 10 milyar doları aşmış durumda. Türkiye’nin yurtdışı toplam yatırımlarının yüzde 25’ini oluşturuyor ve açık ara önde gidiyor. Cam ve cam eşyası, hafif alkol, perakende ticaret en yaygın iş alanları.

- Yurtdışı müteahhitlik hizmetlerinin yaygınlığı ve tutarı açısından da Rusya bizim için en büyük pazar. Türk müteahhitlerinin bu ülkede aldığı proje tutarı 1990’dan günümüze 62 milyar dolara ulaştı.

- Adına bavul ticareti dediğimiz ve yıllık bir kaç milyar doları tutan deri, tekstil ve konfeksiyon ürünü satışımız da cabası.

- Aynı şekilde Rusya da Türkiye’de geçmişte büyük yatırımlar yaptı. Son olarak büyük banka satın aldı ve daha da önemlisi Türkiye’nin ilk nükleer santralını Rusya inşa edecek ve finanse edecek. Yatırım tutarı 22 milyar dolar. Hem nükleer santral gibi yüksek güvenlik gerektiren ve stratejik öneme sahip bir yatırım, hem de Rusya’dan aldığımız doğalgaza bağımlılığımızı azaltacak bir yatırım. Çünkü bizim elektrik üretimimizin yaklaşık yüzde 40’ını doğalgazdan karşılıyoruz.

- İşte böylesine çok yönlü ekonomik ve ticari ilişkiler içinde olduğumuz bir ülke ile şimdi kriz yaşıyoruz. İlk gün kriz tırmandı, ikinci günde ise tedbirli ve itidalli yaklaşımlar gündeme geldi. Uçak düşürmeye Rusya askeri karşılığı Suriye’de vermeyi isteyebilir ama ekonomik bir karşılık da olacak gibi. Yapılan açıklamalar bu yönde.

- Hem Rusya’daki doğrudan yatırımlar hem ihracatta ilk 2 günde karşımıza çıkarılan zorluklar buna işaret ediyor. Turizmde iptaller gelmeye başladı. Hatta Rusya Başbakanı Medvedev “Türkiye ile bazı ortak projeler iptal edilebilir. Türk şirketleri Rusya’da pazar payı kaybedebilir” dedi. İptalle kastedilen nükleer santral inşası olsa gerek. Bir iptal olursa evet, biz zaman kaybederiz ama Rusya da kaybeder. Rusya ile karşılıklı ekonomik bağımlılığımız yüksek. İlişkiler gerilmeye devam ederse, her iki taraf da bundan kayıplı çıkar.

- Zaten Rusya’nın kendisinin yaşadığı ekonomik krizden dolayı bu ülkeye ihracatımız 2015’te yüzde 40 geriledi. Gelen turist sayısı yüzde 30 azaldı. Rusya’da iş yapanlar işlerini küçültme yoluna gittiler. Rus ekonomisi bu yıl yüzde 4 dolayında küçülecek. Gelecek yıldan da pek umut yok. Büyüme ancak 2017’de başlayabilir. O zamana kadar Rusya ile ticari ve ekonomik ilişkileri artırmanın pek ortamı yok gibi.

- Önce siyasi krizin aşılmasını ve ardından da Rusya’nın kendi ekonomik krizini aşmasını bekleyeceğiz. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi bu konuda İsrail ile olan siyasi gerginliklere rağmen ticari ilişkilerin geliştiğini ve bu ülkeye günde 11 uçak seferine çıkıldığını belirterek “Akıllı devletler ticaret ve siyaseti birbirine karıştırmazlar” dedi. Bu yola yeniden dönülmesine dönülecek de, biraz zaman alacak galiba.

SONUÇ: “Nereye varsan okka dört yüz dirhemdir.” Türk atasözü

 

Yukarı