TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

İhracatta şeytanın bacağı kırıldı mı?

 

Tam 9 ay sonra ihracatta aylık bazda artış gerçekleşti. Ocak ayı ile başlayan ihracat gerilemesi eylül ayına kadar devam ettikten sonra ekimde yüzde 3.1 arttı. Eylülde yüzde 14.6 düşen ihracat yılın 9 aylık döneminde yüzde 9.4 gerilemişti. 10’uncu aydaki yüzde 3.1’lik artışla birlikte 10 aylık gerileme yüzde 8.2’ye indi.

İhracatta ekim ayı ile birlikte şeytanın bacağını kırdık mı? Pozitif artış gelecek aylarda devam eder mi? Bu soruları Haberturk TV’de Eko Siyaset’te konut ettiğimiz TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi’ye sorduk. Büyükekşi aslında ihracatın miktar olarak yüzde 1.5 arttığını ama emtia fiyatları ve Euro dolar paritesindeki düşüşten dolayı bunun tutarda görülemediğini söyledi.

 

 

ASIL ETKİ PARİTEDEN: Mehmet Büyükekşi’nin hesabına göre geçen yıl 158 milyar dolara ulaşan ihracat bu yıl 143 milyar dolara inecek.

- 15 milyar dolarlık kaybın 4 milyar doları komşu ve çevre ülkelerdeki sıkıntıdan ileri geliyor.

- Geçen yıl 1.35 ve üzerinde seyreden Euro dolar paritesinin 1.15 ve altına inmesinden dolayı ihracat tutarında yaşanan kayıp ise 14 milyar dolar.

- 6 milyar dolar da emtia fiyatlarının gerilemesinden kaynaklanıyor. Böylece toplamda 24 milyar dolarlık kayıp hesaplanıyor. Yani bu üç ana kayıp olmasaydı ihracat 143 yerine 167 milyar dolar olacaktı.

Yine TİM Başkanı Büyükekşi’nin verdiği bilgiye göre, dünya ihracat pazarındaki payımızın yüzde 0.85’ten yüzde 0.91’e çıkması da bunu gösteriyor. Büyükekşi şöyle dedi:”Parite ve emtia fiyatlarındaki düşüş dünyada ihracatı geriletiyor. Çin yüzde 9.5 geriledi, Almanya yüzde 15 geriledi. 2008’de 18.2 trilyon dolar olan dünya ihracatı aradan 7 yıl geçtikten sonra bile bu yıl 16.5 trilyon dolarda.”

 

RUSYA KAYBI TELAFİ EDİLİR: Kısaca ihracat bütün dünyada gerilerken, Türkiye’de de geriliyor. Üzerine ek olarak komşu ülkelerde yaşanan ekonomik ve siyasi sorunlardan dolayı 4 milyar dolarlık kayıp daha var.

- Ancak bu konudaki zorluğumuz giderek artacak gibi görünüyor. Uçak düşürme krizinden sonra Rusya, Türkiye’den gelen mallara, işgücüne ve sermayeye karşı sert engelleyici kurallar getiriyor. Bunun tam adı ambargo. Türkiye’ye turistik seyahat bile yapılmayacak.

- Mehmet Büyükekşi ise yaş meyve ve sebze sektöründe belli bir sıkıntı yaşanabileceğini belirterek şunları söyledi: “1-29 Kasım arasında Rusya’ya ihracat 330 milyon dolar olmuş. Bu geçen yılın aynı ayına göre yüzde 35 düşüş demek. Yılbaşından itibaren yapılan ihracat ise 3.453 milyon dolar ve düşüş oranı yüzde 38. Zaten petrol ve doğalgaz fiyatlarının gerilemesinden dolayı Rusya alımlarını azaltmış, bizim ihracatımız düşmüş. Bavul ticaretinde, müteahhitlikte de düşüş var. 2016 ve 2017’de de Rusya ekonomisinden öyle bir canlılık zaten beklemiyorduk. Biz bu kaybı telafi ederiz.”

DOLARA BAĞLILIĞIN NEDENİ: İhracatta tutar olarak da pozitif artışın devam edebilmesi, Rusya faktörü bir yana öncelikle dünya pazarlarının açılmasına bağlı.

- Bu nedenle doların değer kazanması değil, değer kaybetmesi gerekiyor ki, hem risk iştahı geri gelebilsin hem de parite etkisi azalabilsin.

- Bunun yanında emtia fiyatları toparlanmalı ki, satılan işlenmiş petrol, petrokimya, demir çelik gibi ürünlerin fiyatı ve katma değeri yükselebilsin. Fakat emtia da dolarla fiyatlanıyor ve işlem görüyor. Yükselen dolar da emtia fiyatlarını düşürüyor. Dünya ihracatının artabilmesi doların değer kaybını gerektiriyor.

- Ancak biliyoruz ki bu hafta Avrupa Merkez Bankası toplanıp parasal genişlemenin boyutunu büyütebilir. Cuma günü ABD tarımdışı istihdamının iyi çıkmasıyla FED’in ay ortasında faiz artırımı önünde son engel de ortadan kalkabilir. Bu da, bir yandan Euro’nun değer kaybına, diğer yandan doların değer kazanmasına yol açabilir.

Bütün bu nedenlerden dolayı ihracatta şeytanın bacağının artık kırıldığını ve bundan sonra artışın tutar olarak devam edeceğini söylemek zor geliyor.

SONUÇ: “Talihsizlik sırasında bile, talih açık bir kapı bırakır.” Cervantes


Yukarı