TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Değer yitiren TL’nin pozitif etkisi başladı

 

2015 ekonomi için iyi geçmiyor. Tam eşiği aştık derken yeni bir engelle karşılaşıyoruz. Yıla Merkez Bankası ve faiz tartışmasıyla girdik. Bu kuru yukarı itti ve beklentilerden reel kesim güvenine kadar ekonomiyi yeterince tahrip etti. Ardından 7 Haziran seçimlerinde 13 yıllık tek başına iktidar dönemini takiben ilk kez koalisyon çıktı. 2.5 ay kararsızlıkla geçti ve yeni bir seçime karar verildi. Bu arada terör yeniden patlama gösterdi. Genel gidişat çok bozuldu.

- 1 Kasım ile yeniden tek başına iktidar dönemine dönüldü. Tüketici güveninde tarihi bir sıçrama meydana geldi. Üretici güveni yükseldi. Bunun ilk somut göstergelerinden biri, İstanbul Sanayi Odası’nın yayımladığı Satın Alma Yöneticileri Endeksi PMI’nin 2015 yılında ilk kez eşik değeri olan 50 seviyesinin üzerine çıkarak net bir iyileşmeye işaret etmesi oldu.

- Ekim ayında 49.5 olan PMI değeri kasımda eşik değer olan 50’nin de üzerine çıkarak 50.9 düzeyine yükseldi. Kasım ayında kaydedilen bu değer Aralık 2014 sonrasının en yükseği.

- Ekim ayına kıyasla kasımda üretim, yeni siparişler, satın alma faaliyetleri ve istihdam arttı. İhracatta artış eğilimi üst üste 4 aydır devam ediyor.

- Kasımda döviz kurunun gerilemesi ve TL’nin değerlenmesi enflasyonist baskıyı da hafifletti. Girdi fiyatları enflasyonu eylül ayındaki zirvesinin altında kaldığı gibi, temmuz sonrasının en düşük düzeyine geriledi. Benzer şekilde nihai ürün fiyatları enflasyonu son dört ayın en düşük düzeyine indi.

- İmalatçıların aldığı yeni siparişlerin hacmi 2015 yılı boyunca ilk kez kasımda arttı ve son bir yılın en yüksek değerine çıktı.

- Yurtdışından alınan yeni iş hacmindeki artışın aralıksız dördüncü ayda da devam etmesini şirketler, Türk Lirası’ndaki değer kaybının sağladığı rekabet gücü artışına bağladı.

- Piyasa koşullarının iyileştiğini belirten bir kısım firmalar, bunu seçimlerin sona ermesine, iç ve dış pazarlardaki toparlanmaya bağladı.

- Bütün bunların sonucunda da üretim kasım ayında ılımlı ve uzun dönem ortalamasına yakın düzeyde arttı. İmalatçılar da satın alma faaliyetlerini artırdı. Bu da Mayıs 2015’ten sonra en yüksek düzeyine çıktı.

YENİ BİR DURUM VAR: Ancak bütün bu pozitif gelişme sadece bir ayla sınırlı. Hatta 24 Kasım’a kadar olan dönemde gerçekleşti diyebiliriz. Bu tarihten itibaren devreye en büyük ekonomik partnerimiz Rusya ile yaşadığımız kriz girdi. Artık karşımızda yeni bir durum var. Rusya ile işi tatlıya bağlasak bile, ticari ve ekonomik ilişkiler bir daha 24 Kasım öncesi gibi olmayacak. Güven kaybı yaşandı bir kere. Büyük ölçüde beklentileri değiştiren, üretim, ihracat, turizm ve tarım gibi alanları da kapsayan bu krizin etkilerini ilerleyen dönemdeki verilerde göreceğiz.

Şimdiden anlaşılan o ki, seçim sonrasında iyi bir rüzgâr yakalamışken, biraz da Rusya krizi ile zaman kaybedeceğiz. Krizin hafiflemesini veya çözülmesini, olmazsa telafi edecek başka pazarlara yönelmeyi deneyecek ve bekleyeceğiz.

 

DIŞARIDA YEMEK %30 EMLAK FİYATI %26.3 ARTTI

Dün açıklanan verilerden biri de İstanbul Ticaret Odası İTO’nun İstanbul Ücretliler Geçinme Endeksi idi. İstanbul’da kasımda tüketici fiyatları yüzde 0.83 arttı. Alt kalemler arasında ise “dışarıda yemek” fiyatının aylık yüzde 6.90 arttığı dikkati çekiyor. Artış yılbaşına göre yüzde 23.77 ve son bir yıllık yüzde 30.15’e ulaştı. İnanılması güç rakamlar.

- Endeks içinde yer alan diğer ana kalemler bu oranın yanına bile yaklaşamıyor. Yine aynı endeksin ana alt kalemlerinden ve dışarıda yemeğin maliyetini etkileyen Gıda Harcamaları yıllık yüzde 7.95 yükselmiş.

- Yemek sektörüne ilgi yoğun ve bazı girişimciler için nakit girdi sağlayan işkolu diye değerlendiriliyor. Rekabet eksik değil ve kapanan uluslararası restoranlar bile var. Dolayısıyla rekabet eksikliğinden dolayı fahiş zamlar yapıldığını varsaymak zor.

- Geriye binanın gideri kalıyor. Yaptıkları hizmetin ilgi görebilmesi için, lokantaların gelip geçeni en yoğun yerlerde, yani en gözde yerlerde ve mekânlarda olması gerekiyor. Bu nedenle de bir lokantanın en büyük gideri, kirasıdır. Son açıklanan Türkiye Konut Fiyat Endeksi’ne göre İstanbul’da emlak fiyatı eylül sonu itibarıyla son bir yılda yüzde 26.3 arttı. Bu fiyat artışı nereden çıktı? Yüzde 30’luk dışarıdaki yemek fiyat artışı, yükselen emlak fiyatlarının çıkardığı büyük faturanın küçük bir yansımasıdır.

SONUÇ: “Şimdi hızla zenginlikten yoksulluğa yükseliyor.” Mark Twain

 

Yukarı