TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

İki pozitif veriye neden negatif tepki?

 

Yılın üçüncü çeyreğinde beklentilerin ve tahminlerin üzerinde büyüdük. Koalisyon hükümetinin kurulamaması, terör olaylarının başlaması, döviz kurundaki sert dalgalanmalar, tüketici güveninde dip düzeylere inilmesi üçüncü çeyrekte gerçekleşti. Buna rağmen büyüme yüzde 2.8 beklenti yerine yüzde 4 çıktı. Bu gerçekleşme 9 aylık büyüme ortalamasını da yüzde 3.4’e yükseltti ve yıllık büyümenin de bu civarda çıkması ihtimalini güçlendirdi.

Çünkü dördüncü çeyreğin ilk ayı ekimde döviz kurunda durulma ve TL’de değerlenme başladı. Tüketici güveni dipten döndü. Kasımda siyasi belirsizlik son buldu ve tüketici güveni de tarihi zirve yaptı. Hem konut hem de otomobil satışları yeniden canlandı. Bu durum tüketimi biraz daha artırabilir ve büyümeye destek verebilir. Sonuçta da 2015 yılını, beklendiği gibi yüzde 3’ün biraz altında değil, biraz üzerinde bir gerçekleşmeyle tamamlayabiliriz. Yeni yıla iyi başlangıç yapıyoruz gibi.

- Yüzde 4’lük büyümeyi yurtiçi tüketim, stokların değişimi ve devletin nihai tüketimi destekledi. Sanayinin katkısı azalırken onun yerini tarım sektörü fazlasıyla doldurdu. Özel yatırımlarda 2 çeyrekteki canlanma ise üçüncü çeyrekte sıfırlandı. Net ihracatın negatif katkısı da bu çeyrekte çok küçük oranda pozitife döndü.

- GSYH sabit fiyatlarla yüzde 4 büyürken dolar bazında ise dramatik değişiklikler var. Çünkü 2014’te 2.1869 olan ortalama dolar kuru bu çeyrekte 2.6479’a yükseldi ve yüzde 21.1 arttı. Bu da sabit fiyatlarla yüzde 4 olan büyümeyi dolar kuru bazında yüzde 14 azalmaya döndürdü. Geçen yılın üçüncü çeyreğine göre bu yıl GSYH 29.9 milyar dolar daha azaldı ve 189.2 milyar dolar indi.

- Üçüncü çeyrek itibarıyla son bir yıldaki GSYH da 742.774 milyon dolara geriledi. Bu rakam 799 milyar dolarlık geçen yılki GSYH’ya göre 9 ayda 56.2 milyar dolarlık kaybı ifade ediyor. Buna göre yıllık rakam 706 milyar dolara inmeyebilir, biraz onun üzerinde kalabilir.

- Dolar bazındaki GSYH’dan hareketle kişi başına düşen milli gelir de azaldı. Geçen yıl 10.404 dolar olan kişi başına gelir üçüncü çeyrek sonunda 9.554 dolara indi. Kişi başına kayıp 850 dolar. Düşüş oranı da yüzde 8.1’i buldu.

- Dolar bazlı bu bozulma GSYH rakamlarının beklenenden iyi çıkmasının pozitif etkisini tamamen silip süpürmeye yetmiyor.

- Milli gelir yanında dün ekim ayı ödemeler dengesi verileri de açıklandı. Ekimde 133 milyon dolarla beklenenden düşük bir açık gerçekleşmesi oldu. Milli gelir yukarı, cari açık aşağı gidiyor. Bu da cari açığın milli gelire oranını düşürür. Bu yılki gerçekleşme muhtemelen yüzde 4 civarında olacak gibi. Türkiye’nin dış kaynak ihtiyacını azaltıcı bu gelişmeye de finansal piyasalar kayda değer bir tepki veremedi.

Özellikle borsadaki sert fiyat düşüşleri oldukça düşündürücüydü.

- Bu karmaşık ve nette negatif tarafı daha ağır basan piyasa tepkisini ben daha çok dün açıklanan refom takviminin beklentileri yeterince karşılayamamasına yorumluyorum. Bir yıl içinde yapılacaklar arasında ekonomiyi yeni bir kalkışa geçirecek güçlü reformlar bana da az gibi geldi.

SONUÇ: “Düz ağacın bile eğri dalı olur.” Japon atasözü

 

Yukarı