TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

Çin dünyayı çarpar Türkiye'ye gelince durur!

 

Geçen yılın ortasından itibaren küresel piyasalarda net bir şekilde Çin etkisi de hâkim. Her ne kadar piyasaları ve para birimi lokal kalsa da, Çin dünyanın üretim, ithalat ve ihracat merkezi. Emtia, enerji, navlun piyasalarının en büyük yönlendiricisi. Çin ekonomisinin eskisi gibi çift haneli büyüyemeyeceğinin anlaşılması, yürürlüğe konulan programla büyüme hızının yüzde 7’ye doğru indirilmesi, dünya emtia fiyatlarını, navlunları ve petrolü yere serdi. Başta kendi borsası olmak üzere borsalar ciddi yara aldı.

 

- Çin kaynaklı bütün bu etkilerin üzerine FED’in faiz artırımına dayanan ABD kaynaklı ters etkiyi de eklemek gerekiyor. Ekonomiyi yeniden yapılandırma çerçevesinde Çin büyüme hızını düşürme, yatırım ve ihracat ağırlıklı yapıdan iç tüketim ve hizmetler odaklı büyümeye geçmeye çalışıyor. Bu geçişi yaparken de fazla sanayi kapasitesi, şişen emlak fiyatları ve sorunlu kredilerin akut hale gelmemesi için iyi bir yönetişim örneğini göstermesi gerekiyor.

- Geçen temmuz ve ağustos ayında Şanghay Borsası’nın sert düşüşü ile patlak veren Çin şoku eylülde durulmuştu ama yeni yıldan itibaren tekrar canlandı. Yeni yılın geride kalan iki haftası içinde Şangay Endeksi yüzde 18 değer yitirdi. Para birimi Yuan sanılanın aksine fazla değer yitirmedi. Doların yuana göre artışı yüzde 1.5 düzeyinde kaldı.

- Çin’in yılın ilk gününden beri ateşinin yükselmesi petrolü de yaktı. Çünkü petrol zaten üretimin tam gaz gitme isteğiyle düşüyordu. Çin ekonomisinde meydana gelebilecek sarsıntı ise küresel büyümeye negatif olarak yansıyacağından petrol talebini azaltıcı ve fiyatları düşürücü etki yapıyor.

- Çin’in de etkisiyle düşüşünü hızlandıran petrol fiyatları cuma günü 30 doların altına indi. Petrol fiyatlarında bu durum, son 14 yılın en düşük düzeyi. İki haftalık kayıp da yüzde 24’ü buldu. Çin korkusuyla petrol fiyatları düşüşte en önde koşarken, Çin borsası yüzde 18 ile onun arkasından geliyor. Gelişen borsaların ortalaması ise iki haftada yüzde 11 kaybettirdi. Gelişmiş borsaların kaybı da yüzde 8.5’e çıktı.

- Buna karşılık İstanbul Borsası sadece yüzde 0.9’luk bir kayıp gösterdi. Bu, gelişen ve gelişmiş borsaların ortalamalarına göre gayet dirençli bir performans. Bunda Türkiye’nin düşen emtia fiyatlarından kayıptan çok kazanç sağladığının hesaplanması ve küresel piyasalar tarafından pozitif ayrışmaya tabi tutulması etkili. İlk kez ithalatçı konumumuz fayda sağlıyor ve işe yarıyor.

- Ancak bizim piyasanın özelinde başka beklentiler de etkili olabilir. Başbakan Davutoğlu ve ekonomi yönetiminin bugünden itibaren başlayacağı ve hafta boyunca sürecek dünya turnesinde küresel piyasalara yönelik çıkarma yapması pozitif beklentinin bir parçası. Reformlar ve şirket satın almalara yönelik beklentiler de.

- Para birimlerinin değer kaybında da TL’nin performansı kötü değil. Her ne kadar TCMB faiz silahını kullanamayacak diye piyasalarda bir endişe varsa da, TL’nin dolar karşısında iki haftalık kaybı yüzde 4.2 ile sınırlı kaldı. Gerçi bu tek başına bakıldığında yüksek bir değer kaybı. Ancak gelişmekte olan ülkelerin kuru da ortalama yüzde 3.2 değer yitirdi. Karşılaştırmayı bir de petrol fiyatlarının son düşüşüne başladığı 6 Mayıs 2015’e göre yaparsak, gelişen ülke paraları yüzde 16.1 değer kaybederken TL’nin kaybının yüzde 11.6’da kaldığını görürüz.

- Faizdeki artış ise sınırlı. Hem borsa, hem TL’nin dirençli olmasını, Türkiye’nin emtia ve petrol ithal eden ekonomilerin başında gelmesini dikkate alırsak, Çin’in dünyayı fena bir şekilde çaptığını, sıra Türkiye’ye geldiğinde ise durduğunu söylemek mümkün. Yeni yılda Türkiye pozitif ayrışıyor.

 

BORSAYA 39 GÜNLÜK YATIRIM

Hisse senetleri uzun vadeli yatırım aracı. Ama Türkiye’de öyle değil. Hatta para piyasasından bile kısa vadeli. Mevduatın ortalama vadesi 72 gün. Hisse senedinde ise yerlilerin vadesi 39 gün. Yerliler şimdiye kadar en yüksek yatırım vadesine 46 günle 2012’de ulaşmışlardı. Borsada yabancıların yatırım vadesi ise 251 gün oldu. Onlarda da son 4 yıldır bir kısalma söz konusu. 2012’de 389 güne çıkan vade üç yılda 251 güne indi ve hızlı bir düşüş gösterdi. Yerliler en uzun süreyle yatırımı holding ve sanayi şirketlerine yaparken, yabancılar ticaret sektörünü seviyor.

YUAN DOLARDAN DAHA İSTİKRARLI

Piyasaların en büyük korkularından birisi Yuan’ın değer kaybetmesi ve bir kur savaşının yaşanması. Şimdiye kadarki gerçekleşmelere bakınca Yuan’ın dolardan daha istikrarlı seyrettiği söylenebilir. Son 1.5 yılda dolar yuana karşı yüzde 5.8 değer kazandı. Öyle sanıldığı gibi ortada devalüasyon boyutunda bir değişim yok. Düşük ölçekli bu değişim de hem gelişmekte olan ülke kurlarından hem de dolar endeksinin, yani gelişmiş paraların birbirine karşı değişiminden çok daha az.

Yukarı