TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

1.3 trilyon dolarlık sermaye çekilmesi

 

Küresel sermaye hareketlerini izleyen Uluslararası Finans Enstitüsü, IIF’nin 2016 tahminlerini yayımladı. Geçen yıl gelişmekte olan 30 ülkeden net bazda 735 milyar dolarlık rekor bir sermaye çıkışı gerçekleşti. Bu yıl ise 448 milyar dolar daha sermaye çıkacak ve sermaye çıkışları üçüncü yıla taşınacak. Sermaye çekilmesi anlamında çok kötü bir yıldan daha az kötü bir yıla geçeceğiz. Eğer IIF’nin tahmini tutarsa, başta emtia ihraç eden ve gelişmekte olan ülkelerdeki yıl başındaki satışların da bir yerde durulması beklenebilir.

- Sermaye hareketleri bitişikte yer alıyor. Buna göre 2013 yılında gelişmekte olan ülkelere net bazda 339 milyar dolar sermaye girdi. 2013, pozitif sermaye akışının son yılıydı. Malum FED sıkılaştırma etkisi başladı.

Bu etki sürerken 2015 yılı ortasında Çin de buna eklendi.

- 2014’te ise net bazda 111 milyar dolarlık sermaye çıkışı gerçekleşti. Ve 2015’e gelindiğinde FED ile Çin’in birlikteliğinden uluslararası sermaye çarpıldı ve gelişmekte olan ülkelerden toplamda 735 milyar dolarlık çıkış gerçekleşti. Bu tutar aynı zamanda şimdiye kadarki en yüksek sermaye çıkışını ifade ediyor.

- Rakam çok büyük ama bunun çok büyük bölümü de Çin’e ait. 735 milyar doların 676 milyar doları Çin’den çıktı. Diğer gelişmekte olan ülkelerin payına düşen ise 59 milyar dolar.

- IIF sermaye hareketleri içinde doğrudan yatırımları da izliyor. En istikrarlı kalem de bu. 2013 ve 2014 yıllarında 582 ve 595 milyar dolar olan bu kalem, 2015’te sınırlı bir düşüşle 492 milyar dolara iniyor, bu yıl da 476 milyar dolara düşecek. Dolayısıyla gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarında ayakta kalan en güçlü kalem doğrudan yatırımlar olacak. Kısa vadeli sermayenin payı erirken, hatta tersine dönerken, doğrudan yatırımlar kısmen azalmakla birlikte sürüyor.

VARLIK FİYATLARI ÜÇTE BİR GERİLEDİ

2016 yılında ise bu ülkelerden çıkacak sermaye 448 milyar dolar olarak hesaplandı. Geçen yılın oldukça altında ama üçüncü yıldır gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışı olacak. Üç yılın toplamı da 1 trilyon 294 milyar doları bulacak. Bu da gelişmekte olan piyasalardaki likiditenin azalması demek. Para azalıyorsa varlık fiyatları da geriler.

- Zaten Mayıs 2013’ten bu yana yaşanan da bu. 8 Mayıs 2013’te gelişmekte olan ülkelerin paralarının dolara karşı değeri JP Morgan’ın endeksine göre 96.433’ten dün 63.047’ye düştü ve yüzde 34.6 azaldı. Türk Lirası ise aynı tarihte sepet bazında 48.20 sentten dün 31.30 sente indi ve yüzde 35.2 geriledi. Gelişmekte olan ülkelerle uyumlu bir düşüş.

- Emtia fiyatlarını yansıtan CRB Endeksi 290.79’dan dün 156.11’e indi ve yüzde 43.3 geriledi.

- Gelişmekte olan borsaların ortalamasını yansıtan MSCI Endeksi de 1.063’ten dün 702’ye düştü ve yüzde 34 değer yitirdi. Yine MSCI Türkiye Endeksi de 736.5’ten dün 337.4’e indi ve yüzde 54 geriledi.

- Para olduğu zaman varlık fiyatları yükseliyor, para çekildiği zaman da düşüyor. Sermaye hareketleri tahmin edildiği gibi devam ederse giderek kendi yağımızla kavrulmanın yollarını bulacağız. Yurtiçi tasarrufların artırılması her zamankinden daha önemli hale geldi.

- Bu resim bize hükümetin önce Londra çıkarmasını, ardından Davos Zirvesi’ne katılmasını ve Almanya’yı ziyaretini de iyi anlatıyor.

SONUÇ: “Para su gibidir, az olduğunda çöl, çok olduğunda sel olur. Sadece doğru miktarı hayat verir.” Judith Grenn

 

Yukarı