TVRadyo
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım

İhracatta jeopolitik düşüş

 

Geçen yıl ihracatımız 14 milyar dolar kadar düştü ve yüzde 8.7 azaldı. Bunda paritenin etkisi büyüktü. Doları değerlendiği ve dolar dışındaki ihracat da dolarla ifade edildiğinden, böyle bir azalma meydana geldi. Aynı şekilde ithalat da azaldığından dış ticaret açığı iyileşti.

Dolar kuru yanında emtia ve petrol fiyatlarındaki gerileme de ithalatın düşüşünü ivmelendirdi. Sonuçta ise cari açık 12 milyar dolar kadar azaldı. İhracatımızın gerilemesine karşılık ithalatımızın daha hızlı düşmesinden dolayı 2015 yılını dış açık bakımından pozitif kapattık.

- İhracatın düşmesinde parite yanında emtiada fiyat gerilemeleri de etkili. Mesela demir fiyatlarının yaklaşık yarıya gerilemesi ihracatımızı da azalttı. İhracatta yüzde 25 ile en fazla gerileyen kalem olan çelik buna iyi bir örnek. Gerileyen fındık fiyatları ise ocak ayından itibaren ihracata yansımaya başladı. Yıllık 2.8 milyar dolarla tek kalemde en fazla ihracat yaptığımız fındıkta ocak ayı rakamları yüzde 27 gerilemeyi işaret ediyor. Fiyat değişmediği veya yükselmediği sürece ihracat tutarının artması mümkün değil.

- Rusya, Irak, Suriye’den kaynaklanan jeopolitik sorunlar ve riskler de ihracatı düşüren ana nedenlerden. Irak’a ağırlıklı gıda satıyorduk ve ihracatımızda ikinci ülkeydi, ancak ocak ayı rakamlarından öğreniyoruz ki, yüzde 48 gerileme olmuş ve 5. sıraya inmiş.

- Rusya’ya ihracatta bu yıl biraz daha kötüleşme beklenebilir. Çünkü uçak düşüşü 24 Kasım’da oldu ve ambargo o tarihten itibaren geçerli. Söz konusu Rusya ambargosu olunca iş sadece ihracatla bitmiyor. Turizm, müteahhitlik ve dışarıda Türklerin yaptığı doğrudan yatırımları kapsıyor. Ambargonun yıllık maliyetinin 7-8 milyar doları bulacağı hesaplanıyor.

- Yeni açıklanan ocak ayı ihracat rakamları da yıla kötü bir başlangıç yaptığımıza işaret ediyor. 5 yılın ardından ihracat ocakta 10 milyar doların altına indi ve geçen senenin aynı ayına göre yüzde 14.4 azaldı. Azalma Rusya etkisinden dolayı tarım ürünlerinde daha yüksek. Yaş meyve sebze ihracatı yüzde 39 geriledi. Ama Rusya’nın yanı sıra Irak da, İran da mal almayı önemli oranda azaltmış.

- İhracat siparişlerinin seyri de ocak sonrası için kısa sürede bir toparlanmaya işaret etmiyor. İstanbul Sanayi Odası’nca hazırlanan Türkiye İmalat Satın alma Yöneticileri Endeksi PMI ocak ayında 50.9’a inerek bir yavaşlamaya işaret etti. Ancak 50 değerinin üzeri sanayide genişlemenin sürdüğünü gösteriyor.

- Buna karşılık ihracatı ve üretimi ilgilendiren durum ise yeni ihracat siparişlerinde Temmuz 2015 sonrası ilk kez gerileme meydana geldi. Anketi yanıtlayan bazı şirketler “Gerilemenin jeopolitik faktörler ve belirsizliklerin dış talebi olumsuz etkilemesinden kaynaklandığını” belirttiler.

- Jeopolitik sorunlar bir anda çözülemeyeceğine göre ihracat siparişlerinin de bir anda tersine dönmesi beklenemez. İhracat açısından kayıp bir yılın ardından yeni yıla da kötü başladık. Ve hemen önümüzdeki aylar da toparlanma için fazla umut vermiyor.

 

İHRACAT DÜŞER, KARŞILIKSIZ ÇEK ARTAR

İhracattaki azalmanın ve ihracat tutarının düşmesinin üretime ve reel sektöre çok yönlü yansıması oldu ve oluyor. Hatta ithalatta da öyle.

İhracatın gerilemeye devam etmesi üretim, ticaret, hatta taşıma sektörlerinin içinde bulunduğu bazı zorlukların sürmesini beraberinde getirebilir. İhracatın yüzde 10 gerilemesinin ardından yeniden yüzde 10 düzeyine varan bir daralma yaşaması, bu arada Rusya’da kalan işler, alacaklar, satılamayan mallar vs. girişimcileri önemli zararlara uğratıyor. İç pazarda belli bir canlılık var ama öyle güllük gülistanlık değil. Bu nedenle de ödemelerini yapamayan, çekleri karşılıksız çıkan, senetleri protesto olan şirketler artıyor. Dışarıya çalışan şirketler de çekleri karşılıksız çıkanlar kervanına katılıyor.

- 2015 yılında karşılıksız çıkan çek tutarı yüzde 37 artarak 27.3 milyar dolara yükseldi. Karşılıksız çıktıktan sonra ödenen çekler ise yüzde 20 azalarak 4.4 milyar liraya indi. Protesto edilen senetler de yüzde 22.6 artışla 10 milyara vardı. Çek ve senette beraberce sorunlu alacağa dönüşen tutar 37 milyar lira. Bu da banka dışı özel sektör şirketlerinin toplam kârları kadar bir tutar.

- Bu durumda “ihracat düşerken ithalat daha fazla geriledi, dış açık da azalıyor” diye kendimizi avutamayız. Üretim ve iç talebin karşılanabilmesi açısından yapılacak ithalatın finansmanı için de, ihracat artışı şart.

 

Yukarı